Anahtar kelimeler: Atmnin Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Üye Birleşen Yine Ticaret

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 21.06.2023NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararBİRLEŞEN İZMİR 2.ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA;DAVANIN KONUSU
: TazminatDAVA TARİHİ
: 08.06.2017KARAR TARİHİ
: 06.04.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 06.04.2026İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'nin 04.02.2017 tarihinde ...'deki inşaat olan işyerinden evine dönerken, ... yolunda,... Mevkinde, ...'e ait, sürücüsü .... olan .... plaka nolu araca, ... . Şti.'ne ait ... idaresindeki .... plaka numaralı çekicinin arkadan çarpması ve sürüklemesi sonucu önde bulunan ... isimli kişinin kullandığı .... plaka numaralı araca çarptığı, bu aracın da .... A.Ş.'ye ait,...'nin sürücülüğünü yaptığı ...plaka numaralı araca çarptığı, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını belirterek müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile karşılanmayan tedavi masraflarının, çalışılamayan süreye dair kazanç kaybının ve oranı henüz belirlenmemiş olmakla beraber işgücü kaybı dolayısıyla doğan tazminata dair alacak belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 10.000-TL'nin kaza tarihinden (04.02.2017 gününden) itibaren faiziyle davalılardan (davalı sigorta şirketi bakımından teminat sınırı ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsiline, 25.000-TL manevi tazminatın sigorta şirketin hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren faiziyle müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığını, tazminat hesabının sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiği, kusur oranın incelenmesi için uzman bilirkişiye tevdi ve müterafik kusurun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, kazan kaybı ve tedavi giderlerinin poliçe teminat dışında olduğu, sigortalısının kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalıların davaya cevap vermedikleri görülmüştür.BİRLEŞEN İZMİR 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ....'in 04.02.2017 tarihinde ...'deki işyerinden evine dönerken, ... yolunda, ... Mevkiinde, aslında işvereni olan davalı ...'e ait, sürücüsü diğer davalı/yine işveren... .. olan ... plaka nolu araca, ... Şti.'ne ait ... idaresindeki ... plaka numaralı çekicinin arkadan çarpması ve sürüklemesi sonucu önde bulunan ... isimli kişinin kullandığı ... plaka numaralı araca çarpmış, bu aracın da .. A.Ş.'ye ait,... ...nin sürücülüğünü yaptığı... plaka numaralı araca çarptığını ve kaza sonucu müvekkilinin ağır olarak yaralandığını, davanın tensip ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkememi ████████ esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, tensip ile avans ödenmesine ve adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Birleştirme kararına itiraz ettiğini, geçici ödeme talebinin şartlarının oluşmadığı, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunup bulunmadığının ve oran ve süresinin ilgili yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, mahkemece ayrıca kusur ve tazminat hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin bulunduğu, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının teminat dışında olduğu, gelirin belge ile ispatlanmaması halinde asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiği, üçüncü kişilerce davacıya yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması ile yapılan ödeme var ise bu ödemelerin mahsubu gerektiği, müterafik kusur sebebiyle hesaplanacak tazminatta indirim yapılması taleplerinin bulunduğu, talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğu ve temerrüdün dava ile gerçekleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen dosya davacısının 04.02.2017 tarihinde yolcusu olduğu ... plakalı araç ile ..., ... ve ... plakalı araçların karıştığı çok taraflı, maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, mahkemece alınan 20.06.2022 tarihli kusur raporunda kaza tarihinde ... istikametinde trafik kazasının meydana geldiği ve bu yüzden .. .. yolunun kapandığı, yolun kapalı olması nedeniyle ... istikametinden ...stikametine gelen araçların yol kenarında duraklama yaptığı, bu sırada davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve dorsenin olay yerine geldiğinde viraja tehlikeli ve hızlı girmesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği, içerisinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve emniyet şeridinde duraklama halinde olan ... plakalı araç ile ...,...ve ... plakalı araçlara çarparak durabildiği, meydana gelen kazada davalı...'in asli %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcunun ve yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ile ...., .... ve ... plakalı diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğu, kusur bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin meydana gelen kazanın oluş biçimi, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ceza yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporunda da davalı ...'in asli ve tam kusurlu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, kazanın meydana geldiği saat ve görüşün açık olması ile diğer dosya kapsamına göre kusur dağılımının tespit edildiği, asıl ve birleşen dosya davacısının maluliyeti yönünden yapılan değerlendirmede İstanbul ATK 2. Üst Kurulunun 31.03.2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının 04.02.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle %14 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, her ne kadar davacı vekili davacı asilin kaza nedeniyle bel fıtığının oluştuğu, mesleğini yapamadığı ve kaza sebebiyle dişlerinin kırıldığı ve █████/2021 tarihli İstanbul ATK maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %33 olarak belirlendiği, İstanbul ATK 2. Üst Kurulunun 31.03.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davacının bel fıtığı ve diş kırığına ilişkin şikayetlerinin ise dava konusu kazadan kaynaklanmadığı, nitekim bu hususun davacının kaza sonrası sevk edildiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin 04.02.2017 tarihli adli olgu bildirim formu ile sabit olduğu, davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle %14 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği olarak kabul edilmesi gerektiği, mahkemece alınan aktüer bilirkişinin 10.04.2023 tarihli ek raporu ile adli hekim bilirkişinin 26.04.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava dışı SGK tarafından yapılan ödemeler ile davacının geçici iş göremezlik zararının karşılandığı, bakiye zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının ise asgari ücrete göre 308.459,06 TL, emsal ücrete göre ise 329.158,43 TL, geçici bakıcı giderinin 5.332,50 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 1.353,04 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 114,10 TL, ileriye dönük tedavi giderinin 3.500,00 TL, Fizik tedavi rehabilitasyon uygulamasından kaynaklı toplam giderinin 1.062,50 TL, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin ise 625,00 TL olduğu, davacının asıl davada sürekli iş göremizlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle tazminat, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, birleşen davada ise sürekli iş göremizlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle tazminat isteğinde bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davacının inşaat işçisi olduğunu iddia ettiği, mahkememizce dinlenilen tanık ....'in beyanları ile dosyaya kazandırılan davacının işe giriş bildirgelerine göre davacının inşaat beden işçisi olduğunu ispat ettiği, mahkememizce emsal ücretin tespit edilerek buna ilişkin TÜİK kaydının dosyaya kazandırıldığı, davacının gelirinin hesaplamalarda emsal ücret olarak dikkate alınması gerektiği, dava dışı SGK tarafından davacıya 38.350,15 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, davacının 6 ay geçici iş göremezlik süresi ve emsal ücret üzerinden yapılan hesaplamada aktüer bilirkişi ek raporuna göre geçici iş göremezlik zararının 10.790,11 TL olduğu, davalı sürücü ...'in %100 kusurlu olmasına göre dava dışı SGK'nın yapmış olduğu ödemenin tamamının rücuya tabi olduğu, bu halde davacının geçici iş göremezliğe ilişkin zararının karşılandığı, bakiye zararının bulunmadığının kabulü gerektiği, sürekli iş göremezlik zararının ise 329.158,43 TL olduğu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve ulaşım giderinin ise 6.654,64 TL (SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri 1.353,04 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri 114,10 TL, ileriye dönük tedavi gideri 3.500,00 TL, Fizik tedavi rehabilitasyon uygulamasından kaynaklı toplam gideri 1.062,50 TL, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri 625,00 TL toplamı üzerinden) olduğu, buna göre davacının kaza sebebiyle maddi zararının 335.813,07 TL olduğu, adli hekim bilirkişi tarafından geçici bakıcı gideri hesaplandığı ve davacı vekili tarafından 07.06.2023 tarihli değer arttırım dilekçesinde bu alacak kalemi de talep edildiği ancak davacının asıl ve birleşen dosya dava dilekçesi ile 01.11.2021 tarihli tazminat açıklama dilekçesinde geçici ve sürekli bakıcı giderine ilişkin herhangi bir talebi bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan ATK Üst Kurul maluliyet raporunda da davacının bakım ihtiyacına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu sebeple davacının bakıcı gideri isteminde bulunamayacağı, davacı tarafından asıl ve birleşen davada ekonomik geleceğin sarsılması iddiası ile maddi tazminat talep edilmiş ise de davacıda meydana gelen bel fıtığı ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı, bel fıtığının dava konusu travmadan bağımsız olarak kronik-ilerleyici bir rahatsızlık olduğunun herkesce bilinen bir olgu olduğu, davacının ve tanıkların ifadelerinde belirtildiği şekilde davacı gibi ağır işlerde çalışanlarda sık görülebilen bir bulgu olduğu, bu sebeple davacının ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin zarar iddiasını ispat edemediği, davacı vekilinin 07.06.2023 tarihinde dava değerini arttırdığı, ... vekili tarafından değer arttırım dilekçesine karşı ıslah zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, davaya konu kazanın 04.07.2017 tarihinde meydana geldiği, davacının iş bu asıl davayı 08.06.2017, birleşen davayı ise 20.10.2021 tarihinde ikame ettiği, asıl ve birleşen davanın belirsiz alacak davası olduğu, davanın açılması ile birlikte zamanaşımının kesildiği, dava türüne göre davalı ... vekilinin değer arttırım dilekçesine karşı zamanaşımı defini ileri süremeyeceği, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre SGK tarafından karşılanmayan belgeli ve belgesiz tedavi giderleri ile ulaşım giderlerinin ve geçici iş göremezlik zararlarının Zmms poliçe teminatı kapsamında olduğu, davalı ... tarafından müterafik kusur savunması ileri sürüldüğü ancak davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının kaza tutanağı ve ceza soruşturması kapsamında belli olmadığı, davalı sigortanın bu yöndeki savunmasını ispat edemediği, bu sebeple birleşen dosya davalısının müterafik kusur indirimi yapılması talebinin yerinde olmadığı, kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan davalı sürücü...'in haksız fiil faili olarak meydana gelen kazada müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla davacının uğradığı tüm maddi zarardan sorumlu olduğu, birleşen dosya davalısı ... A.Ş'nin kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 05.03.2016-05.03.2017 tarihleri arasındaki dönemde ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı, asıl dosya davalısı.... Şti'nin ise ...plakalı aracın işleteni olarak müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile meydana gelen davacı maddi zararlarından sorumluluğu bulunduğu, davacı tarafından asıl davada...A.Ş'ye husumet yöneltilmiş ise de davacının ... plakalı aracın zmms sigortacısı olarak adı geçen sigorta şirketine husumet yönelttiği, ancak kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle birleşen dosya davalısı ... A.Ş nezdinde zmms sigortalı olduğu, davalı ... A.Ş'nin aynı kazaya karışan ve kusursuz olan... plakalı aracın zmms sigortacısı olduğu, asıl davada ...nın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, asıl dosya davalısı .... ile ... Şti'nin TBK'nun 117. maddesi uyarınca trafik kaza tarihi olan 04.02.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, birleşen dosya davalısı ... A.Ş nin ise davacının başvurusunu reddettiği/tarafların kısmi ödeme konusunda uzlaşamadığı 17.08.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının sıfatı, meydana gelen zararın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, mahkememizce yargılama sırasında 19.07.2022 tarihli ara karar ile davacının talebi üzerine birleşen dosya davalısı... A.Ş tarafından davacıya 35.000,00 TL geçici ödeme yapılmasına karar verildiği, adı geçen sigorta şirketinin bu karara istinaden davacıya 26.07.2022 tarihinde 35.000,00 TL geçici ödeme yaptığı, mahkememizce alınan kusur, 31.03.2022 tarihli ATK 2 Üst Kurulu maluliyet ile 10.04.2023 tarihli aktüer ek raporu ile 26.04.2023 tarihli adli hekim bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu gerekçeleriyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatları talebinin davalı .... ve.. .. Şti. yönünden kabulüne, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin reddine, .... A.Ş yönünden ise tüm maddi tazminat taleplerinin pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen davada ise davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, geçici iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin ise reddine karar verildiği, manevi tazminat talebinin ise 25.000,00-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.Karara karşı davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince geçici ve sürekli bakıcı giderlerinin sadece kaza nedeniyle oluşması ve tedavi masrafları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği halde reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin %14 olarak belirlenmesinin hakkaniyete ve gerçek zararın karşılanması ilkesine aykırı olduğunu, Borçlar Kanunu gereğince haksız fiilde gerçek zararın karşılanması gerektiğini, davacının meslekte kazanma gücünü tamamen yitirdiğini ve yaşı itibariyle başka bir iş de yapamadığını, İstanbul ATK 2.İhtisas Kurulu'nun 31.05.2021 tarihli raporunda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü KaybıOranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eklerinden faydalanılarak yapılan değerlendirmede, davacının sürekli maluliyetinin %33 olarak esas alınmasının daha fazla gerçekçi olduğunu ve bunun normlar hiyerarşisi ve hukuk devletinin bir gereği olduğunu, belirsiz alacak davasında bir kez artırım yapılabilecek ise de dava konusu olayda birden çok bilirkişi raporu alındığı ve zarar kalemi belirlendiğini, bu bakımdan karar kesinleşmedikçe zarar miktarının da kesinleşmeyeceğini, zarar veren kusurlu aracın ticari araç olduğunu ve bu nedenle avans faizine hükmedilmesi gerektiği halde yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespit ve değerlendirme dışı bırakıldığını, davacıda meydana gelen yaralanmanın kendi kusuruyla artmış olabileceğinin değerlendirilmediğini, Kemalpaşa 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ceza yargılaması sırasında davalının müdafi desteğinden faydalanamadığını, ceza dosyasında alınan raporların itirazsız olarak kabul edildiği ve bu yüzden ilk derece mahkemesince eksik incelemeyle karar verildiğini, davacı lehine hükmedilen 25.000,00-TL manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşme oluşturacak nitelikte olduğunu, davalıya yönelik sosyal durum araştırması gerçekleştirilmediğini, davalının gelir düzeyinin ve sosyal statüsünün belirlenmediğini, manevi tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren değil temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, hükme esas alınan İstanbul ATK 2.Üst Kurul raporunda davacının %14 oranında meslekte kazanma gücü kaybı ve 6 ay iyileşme süresi belirlendiği ancak Ege Üniversitesi'nce düzenlenen raporda davacının meslekte kazanma gücünü %12 olarak belirlendiğini, davacıda meydana gelen diş kırığı ve bel fıtığı rahatsızlıklarının kazayla illiyet bağının bulunmadığını, buna rağmen davacının %14 meslekte kazanma gücü kaybı bulunduğu değerlendirmesinin hakkaniyetli olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
:Dava, trafik kazası sonucu oluşan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve █████████ - █████████). Bununla birlikte █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasındaki dönem itibarıyla çalışma gücündeki kayıp oranının en az %60'ın altında kalması halinde █████/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerekecektir.Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarih ███████ Esas ███████ Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı geçici işgöremezlik tazminatı , bakıcı gideri ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. ve 24.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K.)Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve █████████ E. - ██████████ K)Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği gereğince belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında emniyet kemerinin kullanılması zorunlu zorunlu olup illiyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. Dosyada bulunan kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takıp takmadığının anlaşılamadığı, ceza dava dava dosyası içeriğinde ve diğer dosya kapsamında da emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir delil bulunmadığı, bu haliyle davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığının ispat edilemediği anlaşıldığından davalı ... ... vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK █████/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı, davacının maluliyet derecesi ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuş olup, bu nedenle davalı ....vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.Davacı vekilinin faiz türü ve davalı .... vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle davalı sürücü yönünden hükmedilen tazminat alacaklarına haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerindedir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında zarar veren aracın ticari nitelikte olması halinde zarar görenin tacir olup olmadığına bakılmaksızın tazminata ticari faiz talep edilebilmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta davalının sevk ve idaresindeki zarar veren .... plaka sayılı aracın ruhsat kaydı ticari nitelikte olması nedeniyle ticari faiz talep edilebilecek ise de asıl dava yönünden dava dilekçesinde faiz talebinde açıkça bir faiz türü gösterilmediği, yalnızca "faiziyle" ibaresi kullanılarak faiz talep edildiği, 6100 sayılı HMK’nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. “ şeklinde düzenlenmiş olup Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre faiz türünün gösterilmemesi halinde talebin yasal faiz üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafça asıl dava yönünden değer artırım dilekçesinde avans faizi talep edildiği belirtilmiş ise de değer artırım yoluyla yalnızca dava değerinin yükseltilebileceği, faiz türünün değiştirilemeyeceği anlaşıldığından asıl dava yönünden tazminat alacağına yasal faiz işletilmesi yerinde ise de, birleşen İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasında dava dilekçesiyle açıkça avans faizi talebinde bulunulduğundan mahkemece birleşen dava yönünden hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği halde yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiş olması hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemleri yerindedir.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, mahkemece, yargılama konusu kazanın meydana gelmesinde dair alınan kusur raporunun kesinleşen ceza dosyasındaki kusur raporuyla örtüşmesi nedeniyle mahkemece kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, maluliyet oran ve sürelerinin dosya kapsamı ve yaralanmayla örtüşecek şekilde olayın oluş şekilde ve dosya kapsamına uygun olarak, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesine, davacının kaza nedeniyle oluştuğu ispat edilemeyen rahatsızlıklarının kapsam dışı bırakılmasının yerinde olmasına, dava dilekçesinde açıkça talep edilmeyen bakıcı giderinin ıslah veya değer artırım dilekçesiyle talep edilemeyecek olmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilememiş olması ve kaza anında emniyet kemeri takmadığının kanıtlanamadığı dikkate alınarak tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmasına, tazminatın tamamına davalıların sıfatına göre ayrı ayrı belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, hükmolunan manevi tazminat miktarının somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilke ve esaslar çerçevesinde takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde birleşen dosyada kurulan hükümdeki faiz türü dışında bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ....vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;A) ████████ ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,Davalı .... A.Ş yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan REDDİNE,Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile 25.000,00 TL manevi tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve ..... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Davacının maddi tazminat talebinin tahsilde tekerrür olmamak üzere KISMEN KABULÜ ile 335.813,07 TL'den mahkememizce █████/2022 tarihli ara karar ile hükmedilen 35.000,00 TL geçici ödemenin mahsubu ile bakiye 300.813,07 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... . Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Birleşen dosya davalısı .... A.Ş tarafından yargılama sırasında davacıya yapılan geçici ödeme olan 35.000,00 TL için ise █████/2017 tarihinden itibaren █████/2022 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin davalılar ... ve ... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle dava açılırken alınmayan 179,90 TL başvurma harcı ile alınması gerekli 24.647,14 TL karar ve ilam harcının davalılar .... ve .....Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,Davacı tarafından yapılan 634,00 TL müzekkere ve tebligat giderinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (360.813,██████.145,57=0,98) 621,32 TL'sinin davalılar ....ve.... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 275,30 TL müzekkere-tebligat-posta gideri ve 1.382,00 TL iki adet ATK rapor ücretinden oluşan toplam 4.657,30 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (360.813,██████.145,57=0,98) 4.564,15 TL'sinin davalılar .... ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 93,14 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,Adli Tıp Kurumunun █████/2022 tarihli raporunun ücreti olan 2.041,00 TL'nin suçüstü ödeneğinden KARŞILANMASINA, Adli Tıp Kurumu hesabına ödeme yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA,Suçüstünden karşılanan 2.041,00 TL ATK rapor ücretinin tarafların haklılık oranına göre (360.813,██████.145,57=0,98) 2.000,18 TL'sinin davalılar ....ve.... Şti'den davalılar.... ve ... Şti'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 40,82 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 50.013,83 TL nisbi vekalet ücretinin davalılar .... ve ...Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar .... ve ..... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Davalı ....A.Ş kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden davacının reddolunan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2, 7 ve 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ....A.Ş'ye ÖDENMESİNE,Davalı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden davacının reddolunan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2, 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 5.332,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a ÖDENMESİNE,6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,B-)BİRLEŞEN İZMİR 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile Birleşen ████████ Esas sayılı asıl dava dosyasına konu alacak yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere 329.158,43 TL'den mahkememizce █████/2022 tarihli ara karar ile hükmedilen 35.000,00 TL geçici ödemenin mahsubu ile bakiye 294.158,43 TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .... A.Ş.'den tahsili ile (davalı ... A.Ş kaza tarihi olan 2017 yılı ZMMS teminat limiti 330.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davacıya ÖDENMESİNE,....A.Ş tarafından yargılama sırasında yapılan geçici ödeme olan 35.000,00 TL'sinin ise █████/2021 tarihinden itibaren █████/2022 tarihine kadar işleyecek avans faizinin davalı .... A.Ş'den tahsili ile (davalı ... . A.Ş kaza tarihi olan 2017 yılı zmms teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle dava açılırken alınmayan 179,90 TL başvurma harcı ile alınması gerekli 22.484,81 TL karar ve ilam harcının davalı .... A.Ş'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,Davacı tarafından yapılan 634,00 TL müzekkere ve tebligat giderinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (329.158,██████.358,43=0,99) 633,61 TL'sinin asıl dava dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı .... A. Ş'den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 275,30 TL müzekkere-tebligat-posta gideri ve 1.382,00 TL iki adet ATK rapor ücretinden oluşan toplam 4.657,30 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (329.158,██████.358,43=0,99) 4.654,47 TL'sinin asıl dava dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı .... A. Ş'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,Mahkememizce suçüstünden karşılanan 2.041,00 TL ATK rapor ücretinin tarafların haklılık oranına göre (329.158,██████.358,43=0,99) 2.020,59 TL'sinin asıl dava dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 49.082,18 TL nisbi vekalet ücretinin davalı .... A.Ş'den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Davalı .... A.Ş kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden davacının reddolunan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye ÖDENMESİNE,6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun █████████ sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalı .... A.Ş'den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,4-Davacı taraf adli yardımdan faydalandığından istinaf harcı yatırmadığı görülmekle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-Davalı .... yönünden istinaf karar harcı olan 22.256,29 TL'den peşin alınan 6.206,76 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.049,53 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan gider bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,7-Davalı .... yönünden istinaf başvurusu nedeniyle yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.