Anahtar kelimeler: Honda Darlığından İstemli Otomobil Motosikletlerin İleriye Yoğunluğu Ötürü Ret Marka

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 14. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Honda marka otomobil ve motosikletlerin yeniden satışı faaliyesi ile iştigal ettiğini, davalının teknik şartname uyarınca 755 adet scooter tipi motosiklet için fiyat teklifi istediğini, teklif verilmesi akabinde şartnamenin damga vergisi ile karar pulu harcını toplam 81.318,79 TL olmak üzere davalı hesabına yatırdığını, müvekkilinin davalı ile sözleşme imzalanmasından önce Resmi Gazete'de yayımlanan motosiklet ithalatına %20 ek vergi yükü getirildiğini, fiyat mutabakatı sağlanan ve imzası tamamlanarak davalıya verilen sözleşme sonrası ek vergi yükü nedeniyle müvekkilinin birim başına 1.038,14 TL fark ve %8 ÖTV 83,05 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, ek vergi yükümlülüğünün 812.862,75 TL+KDV olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ek vergi yükümlülüğünden nihai tüketicinin mükellef tutulduğunu, 959.178,05 TL bedelin davalıya fatura edildiğini, faturanın kesinleştiğini fakat davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek kesinleşen fatura alacağının şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin geç imzalandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının siparişlerini 12.06.2017 tarihinde verdiğini, sözleşmeden dolayı bir gecikmenin söz konusu olmadığını, yürürlüğe giren ek vergi yükümlülüğünde taşıma belgesi düzenlenerek yüklemesi yapılan eşyanın bu kararın yayımı tarihinden itibaren en geç 45 gün içerisinde gümrük beyannamesi verilmesi halinde bu karar hükümlerinin uygulanmayacağının belirtildiğini, sözleşmenin hemen arkasından geçen kısa sürede bahse konu miktardaki motosikletlerin üretilmesinin mümkün olmadığını, ek gümrük vergisine dair fiyat farkı talebine ilişkin sözleşme tarihinden yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra faturanın düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi gereğince davacının vergi ödemesi nedeniyle fatura ettiği alacağın sözleşme bedeline dahil olduğu, davalıdan tahsilinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, ek gümrük vergisi nedeniyle ödenen bedelin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.