Anahtar kelimeler: Kanunnun Stok Dağıtıcı Ayları Onüçüncü Ağustos Lisansı Kasım Petrol Eylül
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ...Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 2020 yılına ilişkin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanun’nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için toplam 11.337.300,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı yazılarının incelenmesi neticesinde ... sayılı dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin 2020 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ulusal petrol stoku kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, dava dosyasına ekli belgelerde davalı idare tarafından soruşturma raporunun davacı şirkete tebliğ evrakının sunulduğu, savunma istem yazısının da davacı şirketin adresine tebliğ edildiği;
Bu durumda, piyasada sürekliliğin sağlanması, kriz veya olağanüstü hallerde risklerin önlenmesi ve uluslararası anlaşmalar gereği olağanüstü hal petrol stokları ile ilgili yükümlülüklerin ifası amacıyla bir önceki yıl günlük ortalama kullanımının içindeki net ithalatın en az doksan günlük miktarı kadar petrol stoğu tutulacağı, bu stokun da rafineri, akaryakıt ve LPG dağıtıcı lisansı sahiplerinin ikmal ettiği günlük ortalama ürün miktarının minimum yirmi katını kendi depolarında veya lisanslı depolama tesislerinde topluca veya statülerine göre ayrı ayrı bulundurma yükümlülüğü ile sağlanacağı, söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde eksik tutulan her bir ton için idari para cezası uygulanacağı kuralı karşısında, davacı şirket hakkında yapılan denetim sonucunda 2020 yılı Nisan ayında hesaplanandan daha az, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim Kasım ve Aralık aylarında ise hiç stok tutulmadığı dikkate alındığında, davacı şirketin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu işlemde belirtilen ...tarih ve ... sayılı "Soruşturma Raporu" ile ... tarih ve ... sayılı "Savunma İstem Yazısı"nın tebliğ edilmediği, bu nedenle Soruşturma Raporu'na karşı yazılı savunma verilemediği, savunma hakkının kısıtlandığı, Mahkemece "dava dosyasına ekli belgelerde, davalı idare tarafından soruşturma raporunun davacı şirkete tebliğ evrakının sunulduğu" denilmekte ise de, bu tebliğ evrakının dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun tebliğ edildiğini ispatlayabilecek bir belge olmadığı, davalı idarenin savunma dilekçesi ekinde sunduğu tebliğ evrakında "Tebliğin Mevzuu" bölümünde ".......... tarih ve sayılı idari para cezası/soruşturma raporunu ihtiva eden zarfı, kapalı olarak ....... tarihinde teslim aldım." şerhi mevcut olduğu, ancak şerhte tebliğ edilen evrakın tarih ve sayısının bulunmadığı, tebliğ mazbatasında tebliğin mevzuu bölümünün gerekli bilgileri ihtiva etmemesi nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 23. maddesine aykırılık teşkil ettiği, █████/2021 tebliğ tarihli evrakta "Savunma İstem Yazısı" havi olduğuna dair bir ibarenin mevcut olmadığı, Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligatın idareye bildirilmiş olan elektronik tebligat adresine yapılmasının zorunlu olduğu, "..." olan Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresinin "..." olarak değiştirildiği ve KEP adresi değişikliğinin davalı idareye █████/2019 tarihinde lisans tadil başvuru formu ile bildirildiği, bu tarihten sonra yapılacak her türlü tebligatın idareye usulüne göre bildirilen elektronik posta adresine yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, savunma istem yazısının davacı şirketin daimi çalışanı P.Ö.'ye █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
█████/2019 tarih ve 30826 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 7. maddesiyle değişen ve █████/2020 tarihinde yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinin son fıkrasında, "Lisans sahipleri, █████/2018 tarihli ve 30617 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinde tanımlanan kendi namlarına ait elektronik tebligat adresi almak ve geçerliliğini korumak ile yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, elektronik tebligat adresi "PTT tarafından, gerçek kişiler için kimlik bilgileri, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgileri esas alınmak suretiyle tek ve benzersiz şekilde oluşturulan ve UETS’ye kaydedilen tebligat adresi" olarak tanımlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca yapılacak elektronik tebligat işlemlerinin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütüleceğinin düzenlendiği, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği uyarınca lisans sahiplerinin, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nde tanımlanan elektronik tebligat adreslerini almakla yükümlü tutuldukları, Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca da elektronik tebligat adresi PTT tarafından oluşturulan UETS adresi olarak tanımlandığı, dolayısıyla, 5015 sayılı Kanun'un atfıyla, 7201 sayılı Kanun uyarınca elektronik tebligatının UETS adreslerine yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Kanun'un 7/a maddesinin 1. fıkrasına göre kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişilerine tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu tutulduğu, aynı maddenin 3. fıkrasında da birinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması halinde 7201 sayılı Kanun'da belirtilen diğer usullerle yani normal tebligat yoluyla tebligatın yapılacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda, elektronik tebligat adresinden anlaşılması gerekenin UETS adresi olduğu, davacı tarafından idareye KEP adresinin bildirildiği, ancak UETS adresinin bildirildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi beyanda da bulunulmadığı, davalı idarenin KEP adresine tebligat yapması gerektiğine ilişkin bir yükümlülüğünün de bulunmadığı dikkate alındığında, DDB:... sayılı savunma istem yazısı ile birlikte soruşturma raporunun normal tebligat yapılmak suretiyle davacının daimi çalışanı P.Ö.'ye █████/2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği tebliğ mazbatasından anlaşıldığından, anılan iddialara itibar edilmemiştir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!