Anahtar kelimeler: Elinin Parmağından Kolunun Kapısı Arabasının Baş Kapı Açılıp Çarpması Servis
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Şirkette çalışmakta iken 30.06.2017 tarihinde iş yerine ait servis arabasının kapısı açılıp kapatılırken kapı kolunun çarpması sonucunda sağ elinin baş parmağından yaralanmak suretiyle iş kazası geçirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun bulunduğunu, davacının iş kazası sonucu uğradığı maluliyeti ve sağlam bir vücuda sahip bir insan gibi çalışamayacağı ve meslekte kazanma gücünü kaybettiği göz önüne alındığında, davacının maddi ve manevi kayıplarının çok fazla olduğunu, davacı ... ...'ın davalı işveren nezdinde hizmet akdi gereğince çalışması sırasında 30.06.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde de belirttiği gibi servis arabasından inerken dikkatsizliği sonucu elini kapıya çarpmak suretiyle ufak bir kaza geçirdiğini, geçirmiş olduğu kaza sonucu baş parmağında hafif bir morarma olduğunu, her ihtimale karşılık tedbir amaçlı hastaneye götürülmüş olduğunu, önemli görülmediği için iş kazası olarak kayıtlara geçilmemiş olduğunu ve davacının işinde çalışmaya devam ettiğini, kazada kusurun tamamiyle davacının kendisine ait olduğunu, müvekkilin kazada en ufak bir kusurunun olmadığını, davacının davalı şirketten ayrıldıktan sonra da başka bir yerde çalışmaya devam ettiğini, hiçbir maddi kaybı söz konusu olmadığını, manevi olarak kısa süreli bir acı çekmiş olması muhtemel olsa da kazanın oluşumunda kusurun tamamen kendine ait olduğunu, davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, açtığı dava ile diğer davalı iş yerlerinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep ettiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, davalı işverenin ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki kayıtların getirtilmeli ve davacının iddialarının değerlendirilmesi gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi gerektiğini, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınması gerektiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu sebeplerle davanın reddini, Mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında kaza geçirmiş olduğundan 5510 sayılı Kanun'un 13/e ve 6331 sayılı Kanun'un 3-1/g maddeleri gereğince kazanın iş kazası olduğu kanaatine varılarak açılan davanın kabulüne davacı ... ...'ın davalı Şirketteki çalışması sırasında geçirmiş olduğu 30.06.2017 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde; Kurumun 19.03.2020 tarihli yazısında davacının geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespit edildiği, davacının 30.06.2017 tarihinde servis arabası açılıp kapatılırken kapı kolunun çarpması nedeniyle sağ elinin baş parmağından yaralandığını iddia ettiği, davalının cevap dilekçesiyle davacının servis arabasından inerken dikkatsizliği sonucu elini kapıya çarpmak suretiyle kaza geçirdiğini, geçirdiği kaza sonucu baş parmağında hafif morarma olduğunu beyan ettiği, dinlenen davacı tanığı ve davalı tanıklarının kazayı doğruladıkları, ... Hastanesinin 30.06.2017 tarihli muayene raporunda, düşen, fırlayan veya fırlatılan cisimlerin çarpmasının tanı olarak yazıldığı, davacının kaza tarihinde davalı iş yerinin sigortalı çalışanı olduğu, dinlenen tanık beyanları,davalının beyanı ve hastane raporları ile davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun anlaşıldığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddedilmesine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; salt tanık beyanlarına dayalı verilen kararın eksik incelemeye dayandığını, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; salt tanık beyanlarına dayalı verilen kararın eksik incelemeye dayandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 30.06.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!