Anahtar kelimeler: İdaremizi Kablolarına Hasara Firması Rücuen Esası Firma Borca Tazmini İli

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: ... A.Ş. firması tarafından idaremizi ve yüklenici firması ...A.Ş. aleyhine, ... ili ... ilçe ... mahallesi ... adresinde meydana gelen alt yapı çalışması neticesinde ... kablolarına verilen hasara ilişkin zararın tazmini amacıyla ... 23.icra müdürlüğünün ...esası ile başlatılan icra takibine müvekkili idare ve yüklenici firma tarafından borca itiraz edilmiş, işbu itiraz neticesinde ... tarafından ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esası ile müvekkili idare aleyhine açılan itirazın iptali davasında, mahkemenin ███████ karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ve ...k. Sayılı ilamında özetle; davacı ... tarafından sadece müvekkili idare yönünden açmış olduğu itirazın iptali davasında ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında müvekkil idarenin asıl işveren olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ve bu haliyle kesinleştiği, ilgili mahkeme kararına istinaden alacaklı ... tarafından ... 23.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe devam edilmiş ve müvekkili idare tarafından 25.10.2024 tarihinde 10.631,74 TL icra dosyasına ödeme yapıldığı, öncelikle idare tarafından yapılan ödemelerden 9.736,38 TL 25.10.2024 tarihinde ... 23.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına, 895,35 TL davacı vekiline ödenmesi gereken ilam ve icra vekalet ücretinden kesilen KDV ve stopaja ilişkin ücret ise vergi dairesine olmak üzere toplamda 10.631,74 TL müvekkili idare tarafından ödeme yapıldığı, müvekkili idare ... ile Davalı ... AŞ. Arasında ...Müteferrik Atıksu İnşaat Şube Müdürlüğü sınırları içerisindeki mahaller kapsamında yağmur suyu kanalları ve buna ilişkin bağlantılar yapılması planlanmış ve söz konusu iş ... AŞ'ne ihale edilmiş, yüklenici firma ile sözleşme imzalandığı, müvekkili idare ile yüklenici firma arasında akdedilen istisna yapım sözleşmesinin ilgili maddeleri gereği, taahhüdün yerine getirilişinde, işin başından sonuna kadar her ne sebep ile olursa olsun kazı, taşıma, yükleme ,boşaltma, istif inşa, imal, montaj, vb. tüm işlerin yapılması sırasında meydana gelebilecek kaza hasar, kayıp ve zararların mali, hukuki ve cezai bütün mesuliyet ve neticeleri müteahhide ait olduğu, yukarıda izah edilen sebeplerle mahkeme kararı gereği hükmolunan ve idarece ödenmek zorunda kalınan 10.631,74 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: davacı tarafça gerçekleştirilen ihale sonucunda müvekkili şirket uhdesinde kalan işin yapımına başlanmış, işlemler sürerken, işe dair ihaleye ilişkin olarak, itirazen şikâyet ardından yapılan yargılama sonucunda dava yolu ile haklılığımızın kanıtlanması ile işin yapımına devam edilebildiği, süre sonu 13.01.2019 olan işin yapımı devam ederken bu seferde türlü gerekçelerle 26.10.2017 tarih ve ...Yönetim Kurulu Kararı ile işe dair sözleşme haksız biçimde feshedildiği, davacı- idarece sözleşmede belirlenen süreler dolmadan, müvekkilinin hakkettiği süre uzatımları verilmeden fesih yoluna gidilmiş, iş müvekkilinden alınmış ve yasaklama kararı yanında, teminatı gelir kaydedildiği, bu süreçte üçüncü şahıs kurum ve şahıslarca davacı kuruma karşı açılan takip ve işlemler bu yönde herhangi bir tebligat ihbar bildirmeden müvekkile yönlendirilmiş, iş bu davada olduğu gibi müvekkilinin sorumlu tutulduğunun görüldüğü, asla kabul anlamı taşımamakla söz konusu gerçekleştiği iddia edilen zararın oluştuğu bölgede müvekkilinin çalışmasının bulunup bulunmadığı bile belli olmayıp, zarar ve ziyan şayet gerçekleşmişse zararın varlığı yeterli olmayıp, bu zararın müvekkiline atfı kabil ve isnadının mümkün olması, zarar veya eylem veya ilem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerektiği, tek taraflı düzenlenen tutanakla işlemler yapılmış müvekkil şirkete herhangi bir ihtar, fatura vs. belge bilgi gönderilmediği, müvekkili çalışma yapılan her iş ortamında ve çerçevesinde en üst koruma önlemlerini alarak, kendisine verilen projeye uygun olarak işini yaptığı, öte yandan üçüncü taraf Mapfre sigorta tarafından bahse konu zarara dair ödeme yapıldığı bile kanıtlanamadığı, kurum tarafından verilen altyapı projelerinde gösterilen hatların, gerçeğe uygun olmadığı, mahallinde farklılık gösterdiği projede yer almasına rağmen olması gereken yerlerden farklı yerlerde bulunduğu, projede bulunması gereken yerlerde olmadığı gibi söz konusu hatların bulunduğu yerlerde bu yönde herhangi bir uyarı-ikaz işaret bulunmadığı, ayrıca söz konusu hatların dışarıdan gelebilecek etkenlerden korunması gerekmekte iken, bu yönde korumalı olması gereken hatlar-borular vs. çerçevesinde dış etkenlerden korumak adına yeterli kum ve şerit olmadığı tespit edildiği, diğer yandan ... altyapı tesisleri olan kurumlara gönderilmiş olan █████/1998 tarihli yazı ile “Alt yapı hizmetleri yönergesine alt yapı hizmeti veren tüm kurumların uymaması gerektiğini ve Tesis üstüne tesis yapılamayacağını” belirttiği, bu konu ile ilgili olarak da müvekkili şirkete herhangi bir bilgi verilmediği gibi, zaten alt yapı projeleri ile mahallesinde mevcut olan alt yapı arasında hiçbir uygunluk bulunmadığı yönünde tespitler mevcut bulunduğu öğrenildiği, bu hususlarda davacı kurumca müvekkile bildirim yapılmadığı, bilirkişi raporunda yer aldığı üzere sözleşmenin 10.m. “Yüklenici her ay sonunda şirketin belirlediği kriterlerde yapılan işi bildirerek şirketin onayını almasından sonra fatura düzenleyecek ve ödeme ertesi ay içerisinde yapılacağı, dosya kapsamında yer alan Hasar tespit tutanak formu, iş görev emri ve hasar süreci bilgilendirme formunda 27.01.2017 tarihli Hizmet alım sözleşmesi tarafı şirket yetkilisinin imzası da bulunmadığı, elektrik dağıtım şebekeleri enerji kabloları uygulama usul ve esasları md.2: kazı işlerinden önce güzergahların ve kanal boyutlarının tespiti aşağıdaki esaslara göre yapılacağı, yeraltı kablo tesislerine güzergâh olarak, olabildiğince kabloyu sakıncaya sokmayacak yapı kanalizasyon su ve havagazı boruları ile telekominasyon kablolarının bulunmadığı yerlerden, öncelikle yaya kaldırımları olmak üzere arsalarda üzerinde yürünülen yerler, sokak ve caddeler seçilmesi gerektiği, kabloların döşenecekleri yerler kimyasal, mekanik ve asıl etkilerden olabildiğince uzak ya da bunlara karşı korunmuş olması gerektiği, Standart kablo kanalının derinliği 80 em. Dip genişliği ise 40 em. Ağız genişliği 60 em. olacağı, zorunlu durumlarda özel koruyucu önlemler alınarak kanal derinliği 20 cm dolayında azaltılabileceği, kanal dönüşecek kabloların kanalla kablo arası ve kablo ile kablo arası mesafe 7'şer cm'den az olmayacak, kablo dış çapı 7 cm'den büyükse bu açıklıklar kablo dış çapı kadar olacak şekilde kanalın dip genişliği hesaplanacağı, hükmüne havi olduğu, dolayısıyla şayet mevcut ise söz konusu hasarın meydana gelmesinde karşı tarafın ve ilgili üçüncü şahıs kurumunda kusurlu olduğu müvekkile gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlara zarar verilmesine kendi eylem ve kusurları ile sebebiyet verdikleri anlaşıldığı, söz konusu adreste tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığı, oluşan zarar ve ziyan şayet gerçekleşmişse, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın husumet bakımından reddi gerekeceği, öte yandan, şayet gerçekleşmişse zararın varlığı yeterli olmayıp, bu zararın müvekkiline atfı kabil ve isnadının mümkün olması, zararla eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekeceği, dolayısıyla, şayet mevcut ise söz konusu hasarın meydana gelmesinde karşı taraf yanında üçüncü şahıs kurumun kusurlu olduğu, müvekkiline gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığı ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatın yasada belirlenen şekilde döşenmediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlara zarar verilmesine kendi eylem ve kusurları ile sebebiyet verdikleri ortaya çıktığı, söz konusu adreste, şayet bir zarar söz konusu ise de tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmemesi nedeni adreste, belirttiğimiz üzere feshin ardından, müvekkili şirkete bilgi verilmeden, onay alınmadan, davacı kurum tarafından, tek taraflı yapılan hesaplamalar neticesinde gıyaben kesin kabul düzenlendiği, davacı tarafça yapılmış olan kesin kabule, şayet gerçekte de mevcut ise davacı yanın işbu davaya konu ettiği kalemlerinde eklenmiş olması gerektiği, davacı tarafça yapılan hesaplamalar üzerinden, gelir kaydedilen teminattan tüm kalemlerin kesildiği, dolayısıyla, tüm kalemler, hakkedişlerin teminatı olarak içerde tutulan yüzde kesintilerinden kesin kabulde kesilerek müvekkilin carisine işlendiği, Ekte yer aldığı üzere davacı idare tarafından kendi hesaplamaları neticesinde tüm alacakları düştükten sonra müvekkilinin teminatından yapılan kesintilerden sonra müvekkilin, 1.599,22TL alacaklı olduğu belirtildiği, dolayısıyla, davacı idarenin de kabulünde olduğu üzere, kendisi tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde düzenlenen kesin hakkediş ile müvekkilden olan alacak kalemleri müvekkilinden gelir kaydedilen teminatından, kesin hakkedişinden kesilmiş, herhangi bir alacağı kalmadığı gibi, müvekkilinin de sorumluluğu kalmadığı, tüm bu nedenlerle, öncelikle davanın reddini talep etmekle, asla kabul anlamına gelmemekle mahkeme aksi kanaatte ise de taraflar arasında akdolunan sözleşmeye göre meydana gelen zarardan, davalının yüklenici konumunda olması sebebi ile davacı öncelikle davanın müştereken sorumlu olması gerekeceği kanaati ile bu yönde karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından gerekçeli karar, kesinleşme şerhi ve alınan tüm bilirkişi raporları ve ... 23.İcra Dairesi'nin ... Esas (Eski Esas ... ) sayılı dosyasının Uyap suretinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Davacının ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı sonucu İcra Müdürlüğüne ödenen bedel ile İcra takibinden dolayı avukat adına Maliyeye o denen bedel toplamının 10.631,74-TL olduğuna, ... 8. ATM Mahkemesince 14.07.2017 tarihinde zararın meydana gelmiş olduğunun esas alınarak karar verildiğine ve davalının bu tarihte sözleşmesinin devam ettiğine, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümlerine göre bu zarar giderme yükümlülüğünün davalıda olduğuna ve davacının ödediği bedeli sözleşme hükümlerine göre rücuen talep etme hakkı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davanın; davalının dava dışı ... firmasına vermiş olduğu zarar nedeniyle, dava dışı ... firmasının ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine açmış olduğu davada hükmedilen ve davacı tarafça ödenmiş olan tazminatın, rücuen tahsiline ilişkin olarak ... 23.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür, düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Dosya kapsamında, davacı ile davalı arasında akdedilmiş bulunan Noter tasdikli 09.09.2015 tarihli ... kanal inşaatı işine ait sözleşme incelendiğinde Sözleşmenin 17 maddesi ile yüklenicinin (davalının) tüm bu riskler için sigorta yaptırmayükümlülüğünün olduğu, Sözleşmenin 22 maddesinde, yüklenicinin sorumluluğuna ait Yapım işleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağının belirtilmiş olduğu, Yapım işleri Genel Şartnamesi 12 maddesi ile de projenin uyğulanması sırasında yüklenicinin hataları sebebi ile oluşan zararların giderilmesinin yükleniciye ait olduğu, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı kararının incelenmesinden Davacının ... A.Ş olduğu, davalının ... Başkanlığı ...Müdürlüğü olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu ve Mahkemece alt yapı çalışması sırasında meydana gelen hasar sebebi ile davalının % 100 kusurlu olduğu esas alınarak kesin olmak üzere ... 23 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden takibe yapılan itirazın 1.532,56-TL iptaline karar verilmiş olduğu, ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına 25.10.2024 tarihinde davacı tarafından 9.736,38-TL ödeme yapılmış olduğu ve aynı tarihte 175,00-Tl ödeme yapılmış olduğu, ... 23 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra emri ile borçlu olarak davacı (... ) aleyhine yargılama gideri ve faizlerle birlikte 3.444,93-TL takip açılmış olduğu ve daha önce yapılan takip talebi ile de 1.532,56-TL için takip başlatıldığı ve takibin 14.07.2017 tarihli hasar bedeline dayandırılmış olduğu anlaşılmıştır.Toplanan deliller, bilirkişi raporu, taraf beyanları, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, dosyadaki bilgi ve belgeler ve tüm dosya kapsamından, ... A.Ş. firması tarafından davacı ve yüklenici firma ... A.ş. aleyhine, ... ili ... ilçe ... mahallesi ... adresinde meydana gelen alt yapı çalışması neticesinde ... kablolarına verilen hasara ilişkin zararın tazmini amacıyla ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esası ile başlatılan icra takibine, davacı ve yüklenici firma tarafından itiraz edildiği, işbu itiraz neticesinde ... tarafından ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece ███████ karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, netice itibari ile davacının iş bu ilam uyarınca başlatılan icra takibinde hükmedilen alacak miktarını dava masrafları ile birlikte toplam 10.631,74 TL olarak ödediği, her ne kadar davacı taraf ödediği bedelin tamamı yönünden davalıya karşı rücuen tazminat davası ikame etmiş ve ödediği bedelin tazminat olarak kendisine ödenmesini talep etmiş ise de, davacının dava dışı 3. şahsa zarar veren davalı yüklenici firma üzerinde denetim yükümlülüğü bulunduğu, davalı yüklenici firmanın sözleşme gereğini yerine getirmediği gibi davacının da denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısı ile rücu dosyasına konu alacak yönünden davalının müterafik kusuru değerlendirildiğinde dava dışı 3. Şahsın zararının meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğu, mahkememizce davacının müterafik kusurunun % 50 olarak değerlendirildiği, bu durumda ödemiş olduğu 10.631,74 TL bedelin yarısı yönünden alacaklı olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, 5.315,87 TL alacağın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,-5.315,87 TL alacağın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.315,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 5.315,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 250,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.250,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.625,00-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.800 TL'sinin davalıdan, 1.800 TL'sinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakime-imzalıdırBu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."