Anahtar kelimeler: Önde Çikolata Ülkenin Yidk Sektöründe Sınai Üreticilerinden Sınıflarda İbareli Markanın

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının ██████████ sayılı başvuru ile "..." ibareli markanın 29, 30, 31... . sınıflarda tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, çikolata sektöründe ülkenin önde gelen üreticilerinden olan müvekkiline ait "..." markasının tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, müvekkilinin bu ibareyi içeren çok sayıda markasının bulunduğunu, davalıya ait "..." markasının müvekkilinin markası ile işitsel, görsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içerdiğini, davalı markanın tescilinin talep edildiği sınıflar ile müvekkilinin markasının tescilli bulunduğu sınıflar, bu sınıfların kapsamında bulunan malların aynılığı ve malların tüketici kitlesinin büyük çoğunluğunun çocuklardan oluştuğu nazara alındığında markalar arasında iltibasın kaçınılmaz olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin zararına olarak tanınmış markasından haksız menfaat elde etmek amacıyla hareket ettiğini ileri sürerek 2021-M-7283 sayılı YİDK kararının iptaline ve ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli ██████████ başvuru numaralı markası 29, 30, 31... . sınıflarda tescil edilmişse de müvekkilinin beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, leke çıkarıcılar ve bulaşık yıkama maddeleri üretimi yaptığını, davacının ise gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflarca üretimi yapılan mallar farklı olduğu ve bu malların hiç bir şekilde aynı yerde ve hatta aynı rafta bulunmasının mümkün olmadığı nazara alındığında davacının markasına zarar verilmesinin söz konusu olmadığını ve tarafların ürünlerinin ambalajları ve kompozisyonları karşılaştırıldığında ürünlerin ve üreticinin farklı kimseler olduğunun tüketici tarafından hemen anlaşılacağını dolayısı ile haksız rekabet gibi iltibasın da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya ait "..." ibareli marka ile itiraza mesnet "..." ibareli marka arasında tüketicilerin markayı bir bütün olarak algılama eğiliminde olması nedeniyle görsel, markaların ..." ve ..." olarak okunacak olması, başlangıç seslerinin farklı olması ve davacının markasında vurgunun "z" harfi üzerinde olması nedenleriyle de işitsel benzerlik, her iki kelimenin de Türkçe'de doğrudan bir anlamının bulunmaması nedeniyle anlamsal benzerlik de bulunmadığından markalar arasında iltibas ihtimalinden söz edilemeyeceği, davacının sunmuş olduğu belgelerden önceye dayalı hak sahipliğinin ortaya konulamadığı, markalar benzer görülmediğinden tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği ve başvurunun kötüniyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacıya ait itiraza dayanak "..." ibareli marka ile davaya konu "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira karşılaştırılan markalar arasında esaslı unsuru teşkil eden ibarelerin ilk ve son harfinin ortaklığından kaynaklı bir benzerlik bulunuyorsa da marka ibarelerinin ortasında bulunan harflerin ayırt ediciliği sağladığı, itiraza mesnet markadaki baskın niteliği bulunan "Z" harfinin bulunmamasının ve kelimelerin okunuş şeklinin işitsel benzerliği ortadan kaldırdığı, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğu kanıtlanmadığı gibi marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlık iddiasının sonuca etkili bulunmadığı ve başvurunun kötüniyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.