Anahtar kelimeler: İlindeki Kafe İçecek Yiyecek Restorancılık Markayı Sektöründe Sınai Yoğun Beri

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının sahibi olduğu ... ilindeki işletmede, "..." markasıyla, yiyecek ve içecek sağlama / restorancılık ve kafe sektöründe faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerinin 2012 yılından beri devam ettiğini, müvekkilinin bu markayı yoğun şekilde kullanarak tanınmış hale getirdiğini, "..." internet adresinin domain hesabının da davacıya ait bulunduğunu, bu şekilde markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davalının ise ███████████ sayılı "......" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, davalının marka tescilinin, müvekkilinin marka kullanımından çok sonra olduğunu, davalı markasında yer alan "...", "2005" ve "..." kelimelerinin herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu haliyle davalı markasının asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunu, davacının kullandığı marka ile davalı adına tescilli markanın aynı mal ve hizmetleri kapsadığı gibi markaların da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 maddesi anlamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, ayrıca davalının marka tescilinin kötüniyete dayandığını, zira tarafların çok yakın adreslerde faaliyet gösterdiklerini, bu nedenle davalının, davacının marka kullanımını bildiğini ve tanınmışlığından faydalanmak amacıyla markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek ███████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın "..." markasıyla yiyecek içecek ve kafe sektöründe 2012 yılından bu yana faaliyet gösterdiği ve markayı tanınmış hale getirdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sunulan delillerin bu iddiaları ispata elverişli bulunmadığını, davacı kullanımları ile müvekkili markasının benzer olmadığını, davacı kullanımlarının SMK'nın 6/3 hükmü anlamında hak sahipliği sağlamadığını, "MALHATUN" ibaresinin, davacı dışında birçok işletme tarafından kullanıldığını, müvekkili tescilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2012 yılından itibaren "MALHATUN" ibaresini çeşitli marka ve ticaret unvanlarında kullandığı, davacı tarafça söz konusu kullanımların kesintisiz ve ciddi şekilde devam ettiği, davacının "Börek" malları ile "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" açısından önceki tarihli hak sahibi olduğu, davalının kötüniyetli olduğuna yönelik somut bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli ███████████ sayılı markanın, 30. sınıftaki "Börek" malı ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 6/3 hükmünde düzenlenen "gerçek hak sahipliği" ilkesi uyarınca, önceye dayalı hak sahipliğine dayanılabilmesi için, marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanılması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerektiği, markanın münferit kullanımları ile başvuru kapsamı dışında kalan mal ve hizmetler yönünden kullanımlar, ilgilisine önceye dayalı hak sahipliği vermeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E., █████████ K. ve 13.05.2019 tarihli kararının da bu yönde olduğu, davacı taraf, eskiye dayalı kullanımını ispat için davacı işyerinin tabelaları, totemleri ve işyerinde kullanılan önlük, tuz vs marka baskılı ürünlerin görselleri, davacının 2012 yılındaki açılışına ilişkin yerel gazete haberleri, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, ... Ticaret Odası kayıtları, Ticaret Sicil Gazetesi, davacıya kesilen fatura numuneleri, davacı hakkında düzenlenen tutanak ve sözleşme örnekleri, davacı tarafından düzenlenen fatura numuneleri, davacının işletmesine ait tanıtım broşürü ve menü kataloğu, davacıya ait bir adet kasa fişi, davacı işletmesine ait 2012 yılı vergi levhası, davacı işletmesine ait 2012 yılı Z raporu ve davacının Facebook ve Instagram hesaplarına ilişkin görsellerine dayandığı, sunulan bu delillerden davacının, 2012 yılından itibaren "..." ibaresini kullandığı, bu kullanımın, SMK'nın 6/3 hükmü kapsamında davacıya hak bahşedecek nitelikte bir markasal kullanım olmadığı, sunulan görsellerin bir kısmında tarih kaydı bulunmadığı, bunun dışında kalan yerel gazete haberleri, ticaret odası kayıtları, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, Ticaret Sicil Gazetesi gibi delillerin, davacının markasal kullanımını ispata elverişli olmadığı, bunun dışında kalan davacı delillerinin de, davacının söz konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında hak sahibi olduğunu, eş deyişle işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanıldığını, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırıldığını ispata yetmediği, SMK'nın 6/3 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka hükümsüzlüğü istemine talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.