Anahtar kelimeler: İbb Onayında Makamının Büyükşehir Net Kesinlik İştiraki Şartı Eksiklikleri Fesih

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ
: 15.08.2016İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 14. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.01.2013-30.07.2016 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki olan davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin Genel Müdürlük Makamının 75 sayılı onayında gösterilen gerekçe gereği haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini ancak fesih bildiriminin hangi sebeple yapıldığının açık ve net olarak yazılmadığını, bahsedilen onaydaki gerekçenin ne olduğunu bilmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, kendisinin bu örgütle bir ilişkisi ve bağının bulunmadığını ileri sürerek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında FETÖ üyesi olduğuna dair kanaat oluştuğundan iş sözleşmesinin feshedildiğini, 15 Temmuz 2016 gecesi İBB’nin darbeciler tarafından ele geçirilmesine yardımcı olduğu görüntüler ve diğer kayıtlarla sabit olan eski belediye müdürü M. T’nin davacıya işe girerken referans olmasının kanaatin oluşmasında etkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İHLAL KARARINDAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİA. İlk Derece Mahkemesi Kararıİlk Derece Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli kararı ile; davalı işveren tarafından yapılan iş sözleşmesinin feshine ve davacı işçinin işten çıkarılmasına dair işlemin, 4857 sayılı İş Kanunu'na, işten çıkarma usül ve prosedürüne, çalışanlar arasında eşit davranılması ve feshin son çare olması ilkesine uygun olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.B. İstinafİlk Derece Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.C. Yargıtay KararıBölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 28.03.2018 tarihli ilâmı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.IV. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE İHLAL KARARINDAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bireysel Başvuru ve Anayasa Mahkemesi KararıKesinleşen karara karşı davacı tarafın Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması üzerine Anayasa Mahkemesinin ██████████ Başvuru No.'lu ve 01.03.2023 tarihli kararı ile; mahkemelerce asıl işverenin başvurucu hakkındaki değerlendirmesinin objektif ve makul dayanakları olup olmadığı, dolayısıyla geçerli feshin koşullarının oluşup oluşmadığı incelenmeden asıl işverenin şüphesine bağlı kalınması sebebiyle mahkeme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı, başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkeme hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesi Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru sonucunda adil yargılanma hakkının ihlâl edilmesi nedeni ile ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ile yeniden yargılama yapılmak üzere 01.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verilerek dosyanın gönderildiği, emsal Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmları gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen yerlere yazılan yazıların cevaplarının dosyaya geldiği, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre davacının FETÖ/PDY örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğunu gösterir herhangi soruşturma, banka hesap kaydı bulunmadığı, başkaca bilgi, belge yada şüpheden bahsedilmediği, davacının görevine son veren davalının değerlendirmesinin ve bu değerlendirmeye dayanak oluşturan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükmününün yeterli görülerek, uygulamanın nedenleri ve olgularla ilgili etkin denetimden kaçınmaları, davacıyı dezavantajlı bir konuma soktuğu bu durumun adil yargılanma hakkına da aykırı olduğu gerekçeleriyle yapılan fesih işleminin haklı ve geçerli olmadığı kabul edilmek suretiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.C. İstinafİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı doğrultusunda yapılan araştırma neticesi ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve bağlantılı olduğu ve bu yapının içinde bulunduğunun ve davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat yükü kendisinde olan davalı işverence ispatlanamadığı gibi feshin geçerli nedene dayandığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, feshin haklı ya da geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı ile bunun sonucunda davacının işe iadesine karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.