Anahtar kelimeler: Eposta Bayi Atandığının Talebiyle Memur Kadrosuna Yazı Başladığını Kontrolörü Yanında

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ
: 12.05.2023Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı yanında 01.08.2007 tarihinden itibaren bayi kontrolörü olarak çalışmaya başladığını, davalı tarafından müvekkiline e-posta gönderilerek, 03.01.2022 tarihli ve 16 sayılı yazı ile memur kadrosuna atandığının bildirildiğini, alınan 31.12.2021 tarihli Yönetim Kurulu kararının iptali talebiyle idare mahkemesine dava açıldığını, ancak idare mahkemesince iş mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkili tarafından 24.12.2021 tarihinde görev tazminatı talepli dava açıldığını, ilgili Yönetim Kurulu kararının bu davadan 6 gün sonra alındığını, davalının müvekkilini zor durumda bırakmak istediğini, Yönetim Kurulu kararına karşı süresi içinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurulduğunu, kararın müvekkili lehine verildiğini, Yönetim Kurulu kararının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davalı tarafından alınan 30.12.2021 tarihli 97 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali, söz konusu işlemin geçersizliğinin tespiti ile davacının bayi kontrolörü olması gerektiğinin ve hakedişlerinin bu ünvan üzerinden verilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu görev tazminatlı davanın reddedildiğini, ... Personel Yönetmeliği'nin 26/1-(a) hükmünde, teşkilat başkanı tarafından personelin teşkilat içinde bir göreve nakledilebileceğinin düzenlendiğini, yine taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 3. maddesinde, personelin İdare tarafından yapılan her türlü tasarrufları peşinen kabul ettiği, 6. maddesinde, işyerinin hususiyetine göre işveren veya vekilinin, değişiklik tasarrufunu peşinen kabul etmiş sayıldığının düzenlendiğini, alınan Yönetim Kurulu kararının hukuka uygun olduğunu, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamda memur olmadığını, bayi kontrolörü ünvanlı personel ile memur ünvanlı personel arasında yapılan iş ve kadro ücreti bakımından bir fark bulunmadığını, müvekkil İdarenin değişen ve gelişen iş hacmi göz önüne alınarak personelin ünvanının değiştirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI... 54. İş Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararı ile; davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22. maddesine uygun olmayacak şekilde yazılı onayı alınmaksızın işveren tarafından görev değişikliğinin yapıldığı, Yönetim Kurulu kararında görev değişikliğine ilişkin gerekçenin yer almadığı, kararın objektif kriterlere uygun olarak alınmadığı sebebiyle hukuka uygun olmadığı, esaslı değişiklik mahiyetindeki görev değişikliğine ilişkin işlemin hukuka aykırılığının tespiti ile iptaline karar verildiği, öte yandan davacının ünvanının bayi kontrolörü olması gerektiğinin ve hak edişlerinin bu ünvan üzerinden verilmesi gerektiğinin tespiti talebinin Mahkemece İdarenin yerine geçerek karar verilememesi nedeniyle reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli kararı ile; 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesine aykırı şekilde yazılı onayı alınmaksızın işveren tarafından görev değişikliğinin yapıldığı, alınan Yönetim Kurulu kararının hukuka aykırı olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti yerine iptaline de karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı işçinin değişikliğe uygun şekilde çalışmaya başlayıp makul bir süre geçtikten sonra 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde öngörülen şekil eksikliğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına uygun düşmediği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Daire bozmasına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkilinin yasalarda öngörülen tüm sürelere riayet ettiğini,2. Davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, makul süre kavramının hukuki karşılığı olmadığını, belirlenen süreye nasıl itibar edileceğinin belirsiz olduğunu,3. 01.03.2022 tarihinde süresi içinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru yapıldığını, bu başvuru ile birlikte sürecin başlatıldığını, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 30.12.2021 tarihli ve 97 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla 01.01.2022 tarihinden geçerli olmak üzere davacı işçinin bayi kontrolörü olan kadrosunun memur (iş sözleşmesine tâbi büro memuru ünvanı) olarak değiştirilmesi işleminin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.