Anahtar kelimeler: Uytacirlere Kkartlarından İlanından Kurumsal İlanının Esaskarar Yapmaya Hükümsüzlüğü Sekizinci Hariç

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: ... .... ... .... .... .... .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin █████████ sayılı dosyasıyla, satış ilanından sonra yasal süre içinde █████/2022 tarihinde satış ilanının iptali ve satışın durdurulmasının talep edildiğini, talebin reddedildiğini, istinaf başvurusunun da reddedildiğini ve satış talebinin kabulü üzerine ... 3. İcra Hukuk Mahkemesine şikayette bulunulduğunu, bu talebinde reddedildiğini, satış kararından önce tüm gerekli itirazların yapıldığını ancak tüm taleplerin görmezden gelinerek reddedildiğini, taşınmazın satışına ilişkin yapılan █████/2022 tarihli ihaleye itiraz edilerek ihalenin feshi davası açıldığını, davanın kabul edildiğini ancak BAM tarafından bu kararın kaldırıldığını, akabinde davacıya ait iki adet taşınmazın satışının gerçekleştiğini ancak davaya konu .... ..... .... nolu bağımsız bölümün ilk ihale bedeli yatırılmadığı için icra müdürlüğünce sonucu beklenmesi gereken ihalenin feshi davası beklenmeksizin █████/2022 tarihinde ...'e satıldığını belirterek, bu taşınmazın ... adına olan tapusunun iptalini ve müvekkil adına tescilini, bu talep kabul görmediği takdirde ise haksız satış nedeniyle uğranılan maddi zararın şimdilik 1000 TL'sinin davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibi sırasındaki ihale aşamalarında usulsüzlük yapıldığı iddiası ile yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
... 8. Asliye Hukuk Mahkemesince █████/2025 tarih ve ███████ E, ████████ K sayılı karar ile takibe konu alacağın kaynağının davacının dava dışı şirket ile imzaladığı kredi sözleşmelerinden kaynaklı olduğu, kredi borcu ödenmediğinden bahisle teminat olarak alınan bononun takibe konulduğu, davacının da takibe dayanak ticari kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, takibin dayanağının ticari krediye ilişkin olması nedeniyle davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve bu nedenle ticaret mahkemeleri görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bir dosyada ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih ve █████████ E, █████████ K sayılı kararında "...Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup buna göre “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Öte yandan bilindiği üzere █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, asliye ticaret mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye ticaret mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda, davacının kayden maliki olduğu taşınmazın davalının yaptığı mükerrer takip nedeniyle davalıya satışının yapıldığını, cebri ihaleye konu takibin ise daha sonra mahkeme kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde zararının tazmini isteğinde bulunduğuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olup ticaret mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Bu durumda mahkemece davada genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." denilmiştir.
Bu durumda, somut olayda, davacı tarafça icra takip dosyasındaki satış kararı ve satış ihalesinin usule aykırı olduğu, takip hakkında açılan menfi tespit davasının kabul edilerek takibin tüm borçlular yönünden iptal edilmiş olduğu belirtilerek yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemli olarak işbu davanın açıldığı, yukarıda emsal alınan kararda da açıklandığı üzere görevli mahkemenin, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK'nın 114. maddesi delaletiyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı çıkmış olmakla, bu konuda görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın resen ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK'nın 114. maddesi delaletiyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
3-... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı çıkmış olmakla, bu konuda görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın resen ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!