Anahtar kelimeler: Bozulmuştur Metrekare Alanında Köyü İlamına Kazandırıcı Yüzölçümündeki Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2023/5 E., 2024/2 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;K A R A RKadastro sırasında, temyize konu ... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı 1.464,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 1962 yılında toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalarda firari ve müegayyip kişilerden kaldığını, Hazine adına tapuya tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın Hazineye ait Aralık 1962 tarihli ve 311, 315, 317, 3 18... nolu tapuların kapsamında kaldığını, ham toprak niteliğindeki zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığı gibi davalı gerçek kişi yararına bu koşulların oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine dair ilk karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.10.2011 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; "... usulüne uygun şekilde orman, mera ve zilyetlik araştırılması yapılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; " temyiz konusu1 02... parsel sayılı taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında ... oğlu 1954 doğumlu ... adına tespit edildiği, yargılama aşamasında adına taraf olarak gösterilen, yargılamalara iştirak edip delil ibraz eden, yine karar başlığında taraf olarak gösterilip gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı ...'un ise ... oğlu 1963 doğumlu olduğu, davanın yanlış hasım aleyhine açılıp sonuçlandırıldığı, maddi hata nedeni ile taraf teşkiline ilişkin bu durumun bozma konusu yapılmadığı, davada tespit maliki ... oğlu 1954 doğumlu ... ...'un yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm delillerin toplanması, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 1962 tarihli toprak tevzi komisyonu tarafından oluşturulan ve dava konusu taşınmaza denk gelen 361, 5 77... nolu tevzi parsellerinin Hazine adına tescil edildiği, 575 numaralı tevzi parselinin güneyini ... ... olarak, 577 numaralı tevzi parselinin batısını ... ve ... olarak okuması sebebi ile dava konusu taşınmaza denk gelen 5 74... tevzi parsellerinin şahıs adına tescil edildiği, bu durumda 1962 tarihli toprak tevzi komisyonu tarafından Hazine adına tescil görmeyen taşınmazlar hakkında Kadastro Kanunu'nun 14 ve devamı maddeleri uyarınca kadastro tarihinden geriye doğru zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı, Hazine adına tescil gören tevzi parseller yönünden ise toprak tevzi komisyonu tarafından Hazine adına tespitinin yapıldığı, 11.12.1962 tarihinden geriye doğru Kadastro Kanunu'nun 46/1 ve 14. ve devamı maddeleri uyarınca aranan koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirildiği, 1949 tarihli hava fotoğrafının fotogrametri uzmanı harita ve kadastro bilirkişisinin eli ile üç boyutlu incelemesi sonucu dava konusu 1 02... nolu parselin kadastral plandaki sabit sınırlarının arazi üzerinde mevcut olmadığı, tarımsal faaliyet yapılmış bir yer olmadığı, boş doğal görünümde bir yer olduğunun tespit edildiği, bu suretle keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarının bilimsel gerçekliğe dayanmadığı, dolayısıyla 1962 tarihli toprak tevzi komisyon çalışması ile Hazine adına tescil edilen 361, 5 77... nolu tevzi parsel kayıtlarının oluştuğu tarihten geriye doğru Kadastro Kanunu'nun 46/1. ve 14. ve devamı maddeleri uyarınca 20 yıllık zilyetlikle kazanım süresinin ve şartlarının davalı ... lehine gerçekleşmediği, ancak dava konusu 1 02... nolu parsele denk gelen ekli harita bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların 1962 tarihli tevzi komisyonu tarafından şahıs adına tescil edilmiş yerlerden olması ve Kadastro Kanunu'nun 14 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ... (... Oğlu, 1954 doğumlu) lehine zilyetlik kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesi ile, 1 02... parsel sayılı taşınmazın ekli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 729,23 metrekare yüzölçümündeki bölümünün, (D) harfi ile gösterilen 655,99 metrekare yüzölçümündeki bölümünün, (E) harfi ile gösterilen 36,83 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kadastro tespitinin iptali ile aynı adanın birbirini takip eden son parsel numarası verilerek davacı Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazdan geriye kalan ek fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1,26 metrekare yüzölçümündeki bölümü ile (C) harfi ile gösterilen 40,80 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davalının mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince her ne kadar ek fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümü ile (C) harfi ile gösterilen 40,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümü yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesi kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin uyumlu olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır.Şöyle ki, hükme esas alınan orman mühendisi bilirkişisi tarafından 19 49... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi ile taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin olmadığı, sınırlarının belirgin olmadığı, ... mühendisi bilirkişisi tarafından taşınmazın kuzey kısmında bulunan toprağı dere yatağı aldığından verimin düşük olup tarım yapmaya elverişli olmadığı, güney kısmının ise yonca ile karışık tek ve çok yıllık otsu bitkilerle kaplı çayırlık alan görünümünde olduğu, jeoloji mühendisi tarafından ise taşınmazın tamamının dere yatağında kaldığının bildirildiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince, bu kısımlar yönünden de davanın kabulü ile dere yatağı olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, somut olay ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 gününde oy birliği ile karar verildi.