Anahtar kelimeler: Nihaî Geçmeyen Atfıyla Kalması Kesinlik Sınırını Sınırının Değeri Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 11.06.2021İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 12. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktarın (Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Gürcistan’daki Batum şantiyesinde 04.09.2014-07.02.2017 tarihleri arasında çalıştığını, davalı Şirketin davacının çalışmalarını Gürcistan’da kurdukları... Firması üzerinden gösterdiğini, en son aylık ücretinin 2.250,00 USD olduğunu, fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğu iş sözleşmesinin zorla imzalatıldığını, iş sözleşmesinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmasının bulunmadığını ve hukuki bir bağın olmadığını, dava dışı ... isimli Şirketin Gürcistan kanunlarına göre kurulmuş ayrı bir bağımsız şirket olduğunu, işbu davada Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, aylık ücretinin 1.125,00 USD olduğunu, almış olduğu ücretlerin içinde çalışması karşılığı mesai ücretleri, izin ücretleri, hafta tatili ve varsa resmî tatillerde çalışma ücretlerinin dâhil olduğunu, davacının dava dışı Şirketten tüm yasal alacaklarını alarak ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmesinin bulunduğu, davalının yasal süresi içerisinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde uyuşmazlığa çalışılan ülke iş mevzuatının uygulanması talep edildiğinden davada Gürcistan hukuk kurallarının uygulanmasının yerinde olduğu, davalı tarafça ibraz edilen ücret bordroları ve iş sözleşmesinin incelenmesinde davacının aylık ücretinin iş sözleşmesine göre belirlendiği, aylık 80 saat fazla çalışma ve 2 haftada 1 pazar çalışması (ayda 2 gün) hafta tatili yapılacağının düzenlendiğinin görüldüğü, kabul edilen çalışma düzeni kapsamında ödendiği ispatlanmayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınmasının, hafta tatili çalışması karşılığında iki haftada bir 10 saat ödendiğinden, dönemsel temel ücretler nazara alınarak iki haftada bir 10 saatin ödendiğinin ve ayrıca aylık 80 saatlik fazla çalışmanın ödendiğinin tespitinin isabetli olduğu; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışma iddialarının tanık beyanları ile ispatlandığı gözetildiğinde, bu alacaklara indirim uygulamasının yerinde olduğu, Gürcistan hukukunda dava konusu kıdem tazminatına ilişkin bir düzenlenme bulunmadığından söz konusu talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak hüküm altına alınan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacakları belirsiz alacak davasına konu edildiğinden talep de gözetilerek bu alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken fesih ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğu, ihbar tazminatına da dava dilekçesi ile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş olmakla bu alacağa da fesih ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesinin de taleple bağlılık ilkesine aykırı nitelikte olduğu, dava tarihi gözetildiğinde davalı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek tarafların istinaf başvurularının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacıya iş sözleşmeleri irade fesadı ile zorla imzalatıldığından hür iradesi ile imzalanmış iş sözleşmesinin olmadığını, davaya Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,b. Gürcistan hukukunda indirim müessesesinin olmadığını, aleyhe olan tüm yabancı ülke mevzuatı uygulandığı gibi lehe olan hususların da uygulanması gerektiğini,c. Hukuki güvenilirlik ve belirlilik ilkeleri gereği davacı işçi aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakların hesabı ile vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı Temyizi YönündenDavalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesineB. Davacı Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.K A R Ş I O YDavacı işçi aylık net 2.250,00 USD ücretle davalı işveren nezdinde Gürcistan'da çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacıya her ay 2.250,00 USD ödeneceği ancak bunun 1.125,00 USD'lik kısmının aylık temel ücret, 843,60 USD'lik kısmının aylık 80 saatlik fazla çalışma, 281,20 USD'lik kısmının ise aylık 20 saatlik iki hafta tatili çalışması karşılığı olduğu belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporunda Gürcistan hukukuna göre yapılan hesaplama seçeneği dikkate alınarak davacının aylık temel ücretinin 1.125,00 USD olduğu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince faiz başlangıç tarihleri yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin hesabı ve taleple bağlılık yönlerinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.Karar taraf vekillerince temyiz edilmiş Dairemizce davalının temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş, davacı temyizi yönünden ise oy çokluğu ile kararın onanmasına karar verilmiştir.Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda kamu düzeni, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun (5718 sayılı Kanun) 5. maddesi uyarınca uygulama alanı bulmakta olup söz konusu hüküm "Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır.” şeklindedir.Yabancılık unsuru taşıyan hukuki uyuşmazlığa uygulanacak hukuk yabancı devletin hukuku ise kural, yabancı hukukun uygulanmasıdır. Bununla birlikte yabancı hukukun uygulanmasının sınırı, doğacak hukuki sonuçların Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasıdır. Bir yabancı hukuk kuralı Türk hukukunun temel değerlerine, genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına ve hukuk siyasetine, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda (Anayasa) yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ahlâk ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine siyasi ve ekonomik rejimine aykırı olması hâlinde kamu düzenimize aykırılığı söz konusu olabilir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, 10.02.2012 tarihli ve 2010/1 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararı).Avrupa Adalet Divanının bir kararında belirtildiği üzere azami çalışma süresi işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgilidir (14.10.2010, Günter Fuß v Stadt Halle, Case C-██████, EU:C:2010:609, p. 32-33). Ülkemizde de çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla çalışma süreleri sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) günlük çalışma için en çok 11 saat, haftalık çalışma için ise en çok 45 saatlik bir süre öngörülmüştür. İşçinin onayı ile yılda 270 saati geçmemek üzere fazla çalışma yapılabileceği göz önünde bulundurulduğunda 4857 sayılı Kanun'a tâbi işçiler bakımından haftalık azami çalışma süresinin 50 saat olduğu söylenebilir.Dairemiz uygulamasına göre aylık ücretin asgari ücretten ayda en az 22,5 saatlik fazla çalışmayı karşılayacak miktarda yüksek olması kaydıyla fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğuna yönelik sözleşme hükmü geçerlidir. Böyle bir durumda yılda 270 saat fazla çalışma karşılığının aylık ücret içinde ödendiği kabul edilmektedir. Yine Dairemiz uygulamasına göre aylık ücretin fazla çalışmayı da kapsadığı şeklinde bir düzenleme olması durumunda temel ücret yılda 270 saatlik fazla çalışmayı de içine alan ücrettir. İşçilik alacakları bu temel ücret üzerinden hesaplanmaktadır. Yani temel ücret belirlenirken fazla çalışma karşılığı olarak ödenen miktar ayrıştırılmamaktadır. Gerçekten işçiye, fazla çalışma yapmasa dahi aynı ücretin ödenmesi, ayrıştırma yapılmamasını gerektirir.Somut olayda iş sözleşmesinde davacı işçiye her ay 2.250,00 USD ücret ödeneceği ve bunun için davacının ayda iki hafta haftalık 60 saat, iki hafta ise haftalık 70 saat çalışacağı düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 2.250,00 USD'nin içinde aylık 80 saat fazla çalışma ücreti ve ayda 2 hafta hafta tatili çalışması karşılığı 20 saatlik hafta tatili ücretinin bulunduğu, davacının aylık net ücretinin 1.125,00 USD olduğu, Gürcistan İş Kanunu'nda 270 saatlik yıllık bir sınır bulunmadığının kabulü ile tanık beyanlarına göre haftalık 72 saatlik çalışmanın 40 saati aşan 32 saatlik kısmının fazla çalışma olduğu, aylık 80 saatlik ödenen fazla çalışma ücretinin mahsubu ile fazla çalışma ücretinin hesaplandığı; tanık beyanlarına göre işyerinde günlük 12 saat çalışma yapıldığı, davalı tarafça çalışılan hafta tatilleri için 10 saat üzerinden ödeme yapıldığı ve ödenmeyen haftalık 2 saat üzerinden de hafta tatili ücretinin hesaplandığı görülmektedir.Davacının sürekli biçimde bu şekilde çalıştırılması Türk hukukunda öngörülen azami çalışma süresini ihlal eden bir durumdur. Türk hukuku bakımından da azami çalışma sürelerine ilişkin kurallar iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanabilmesinin bir gereğidir. Azami çalışma süresi, ihlali hâlinde ortaya çıkabilecek kazalar dikkate alındığında, sadece işçinin değil üçüncü kişilerin de sağlık ve güvenliğini ilgilendirdiğinden Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ve vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle kamu düzenine ilişkin bir düzenleme olarak kabul edilmelidir.Yukarıda belirtildiği üzere 5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca belirli bir uyuşmazlığa uygulanacak yabancı hukuk hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, gerekli görülen hâllerde, o kural yerine Türk hukuku uygulanmalıdır. Davacı işçinin her ay sürekli olarak iki hafta 60 saat, iki hafta ise 70 saat çalışması gerektiğinin kararlaştırılması, Türk hukukunda yer alan ve kamu düzenine ilişkin azami çalışma süresini açıkça ihlal ettiğinden, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması ve davacı tarafından kanıtlanan 270 saati aşan fazla çalışma alacağının temel ücret olan 2.250,00 USD üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir. Bu durumda aylık temel ücretin 2.250,00 USD olduğu ve bunun sadece yıllık 270 saat fazla çalışma ücretini kapsadığı kabul edilmeli, işçilik alacakları da buna göre hesaplanmalıdır.Belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, Sayın Çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.