Anahtar kelimeler: Ummanda Vasıta Şoförü Gündüz Vardiyada Vardiya Vardiyasında Çift Usd Saatleri

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 12.11.2015İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 36. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.05.2012-16.05.2015 tarihleri arasında davalılara ait Umman'da bulunan işyerinde ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını, ücretinin 1.850,00 USD olduğunu, davacının çift vardiya şeklinde birinci vardiyada 06.00-19.00, ikinci vardiyada 19.00-06.00 saatleri arasında çalıştığını, ancak davacının gündüz vardiyasında 21.00-22.00' ye kadar, gece vardiyasında 08.00-09.00'a kadar çalıştığını, davacının iki haftada bir hafta tatili kullandığını, dinî bayramların ilk günü dışında kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının 06.07.2012 tarihinde ...-... ... ortağı olarak faaliyet gösterdiği Umman'daki işyerinde çalışmaya başladığını, uyuşmazlığa Umman Sultanlığı kanunlarının uygulanması gerektiğini, yetkili mahkemenin de Umman mahkemeleri olduğunu, iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilen davacının ücret, fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, davacıya hafta tatillerinin kullandırıldığını, çalıştığı hafta tatili ücretlerinin ödendiğini, Umman kanunlarına göre çalışan davacının tüm izinlerini kullandığını, davalı Şirketin Umman'da bulunan işçi ile ilgili olarak Türkiye' de hiçbir gelir ve gider tahakkuku yapılmamakta olduğundan çalışanlar için ücret bordrosu yapılmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna kesinti tutarlarının Umman şube hesabına borç yazılmak suretiyle muhasebe kayıtlarının oluşturulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin merkezinin İtalya'da bulunan İtalya menşeili bir Şirket olduğunu, dava dilekçesinin ise Türkiye'deki şubesine tebliğ edildiğini, ... Şirketinin Türkiye şubesinin Umman'da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacının davalı ... Şirketinin işçisi olduğunu ve davalı ... ile arasında hiçbir hukuki ve fiilî ilişkisinin bulunmadığını bu nedenle davalı ... Şirketine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Şirketince, cevap dilekçesinin 18.12.2023 tarihli dilekçe ile ıslahı yoluyla zamanaşımı def'i ileri sürmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı, uyuşmazlığa Umman hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 7. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi ve ret gerekçesine göre de davalılar lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi yerinde olsa da Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1.Davalıların zamanaşımı def'inde bulunmadığını,2.Davalı ... Şirketinin alacaklardan Türk hukukuna göre sorumlu olduğunu,3.Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, Umman hukukunun uygulanamayacağını,4.Umman hukukuna göre zamanaşımı hesabının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ile davanın süresinde açılıp açılmadığı ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir.Somut uyuşmazlıkta; dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalılardan ... Şirketi vekili tarafından cevap dilekçesi ıslah edilerek usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de diğer davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı, bu davalının sadece ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan davalı yönünden davaya karşı yapılan zamanaşımı def'i dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.