Anahtar kelimeler: İmal Süreç Edenin Görüşü Uyarıcı İzmir Neticesinde Uyuşturucu Takdiren Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararıİzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararıİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık müdafiinin temyiz istemi;Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, aramanın usulsüz olduğuna, lehe delillerin değerlendirilmediğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, kolluk kuvvetlerince sanığın uyuşturucu madde kullanıcılarıyla telefon ile irtibata geçerek uyuşturucu maddenin satışını gerçekleştirdiği yönünde istihbari bilgiler elde edilmesi üzerine fiziki takibe başlanıldığı, O.İ isimli şahsın sanığın ikametine gelip kısa bir süre sonra çıkması üzerine durdurulduğu, O. İ. isimli şahsın montunun cebinden çıkarmış olduğu sigara paketinin içerisindeki 2 adet folyo kağıdına sarılı bir miktar metamfetamini teslim ettiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında sanığın evinde yapılan arama el koymada TV ünitesi üzerinde kalemliğin içerisinde alüminyum folyo kağıdına sarılı halde bir miktar metamfetamin maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, fiziki takip tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, telefon ön inceleme tutanağı,sanıkla temas halinde olan O.İ. isimli şahsın olayın sıcağı sıcağına alınan beyanı, O.İ. isimli şahıstan ve sanıktan ele geçen maddenin cinsi ve paketlenme şekli bakımından benzer olmasına göre, sanığın, O.İ. isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Sanığın aldığı hapis cezasının yasal sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,3. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,Hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmında "5237 sayılı TCK'nun 58/6 ve 5275 sayılı yasanın 108/3 maddesi uyarınca koşullu salıverme hükümleri uygulanmayarak CEZANIN TAMAMININ İNFAZINA" kısmının hükümden çıkarılması, hüküm fıkrasının (d) bendinin altına "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile değişik Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreyle bozma nedenine göre tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.