Anahtar kelimeler: Bozulmuştur İli İlçesi Köyü İlamına Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Birleşen
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ve birleşen dosya davacıları ... ve ...'ın davalarının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve yargılama giderlerine yönelik olarak davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 08... , 1 10... , 1 11... ve 1 12... parsel sayılı sırasıyla 502.634.44, 1.817.613.331, 711714. 64... 4,36 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan, 1 08... sayılı parsel ham toprak vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiş, 1 10... , 1 11... ve 1 12... parseller ise mera olarak sınırlandırılmıştır.
Davacılardan ..., askı ilan süresi içinde, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; davacılar ... ve ... ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (H) ve (J) harfi ile gösterilen bölümü hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği; dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A, B, C, D, E, F) ve 1 11... parsel sayılı taşınmazın (M) harfi yönünden, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, 1 11... parselin (M) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümüne komşu taşınmazların tutanakları dosya arasına getirtilmesi, dava konusu taşınmazların tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü'nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulduktan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, bu taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden kime nasıl intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi hakka istinaden kullanıldıkları, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadıkları, 1 08... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A, B, C, D, E, F) bölümleri yönünden taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri imar-ihyaya konu edilmişlerse ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları yerel bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, beyanları arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması; ziraatçi bilirkişiden, 1 11... parsel sayılı taşınmazın (M) harfi ile gösterilen bölümü yönünden mera ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, 1 08... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A, B, C, D, E, F) bölümleri yönünden ise ayrıca hukuken ham toprak olarak tespit gören çekişmeli taşınmazın fiilen mera olup olmadığını açıklar, aynı zamanda çekişmeli taşınmazların toprak yapıları ve nitelikleri ile imar-ihya ve zilyetlik durumlarını belirtir bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, çekişmeli taşınmazları tüm yönleriyle gösterir yakın plan fotoğrafları çektirilerek dosyaya konulması; teknik bilirkişiye keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davacılar ... ve ... lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu, davacı ...'ın dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsadığı, taşınmazların mera niteliğinin bulunmadığı ..". gerekçesiyle, davacı ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi ...'ın 30.07.2024 tarihli raporunda (M) harfli 6.360,75 m² olarak gösterilen tarla vasıflı taşınmaz parçasının ifraz edilerek, aynı ada içerisinde yeni parsel numarası verilerek davacı ... adına; 1 11... parsel sayılı taşınmazın davacının kabul gören talebi dışında kalan kısmının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına; 1 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline; fen bilirkişisi ...'ın 30.07.2024 tarihli raporunda (H) harfli 1.129,09 ve (J) harfli 1.972,79 m² olarak gösterilen tarla vasıflı taşınmaz parçalarının ifraz edilerek, aynı ada içerisinde yeni parsel numaraları verilerek davacı ... adına; 1 10... parsel sayılı taşınmazın davacının kabul gören talepleri dışında kalan kısımlarının 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmalarına ve mera özel siciline yazılmalarına, birleşen dosya davacılarının davalarının kabulüne, 1 08... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı bilirkişi raporunda (A) harfli 2.786,57, (B) harfli 3.039,27, (C) harfli 4.90,14, (D) harfli 386,00, (E) harfli 576,67 ve (F) harfli 2.229,82 m² olarak gösterilen tarla vasıflı taşınmaz parçalarının ayrı ayrı ifraz edilerek, aynı ada içerisinde yeni parsel numaraları verilerek 1/2 hissesi ... adına; 1/2 hissesi ... mirasçıları adlarına, hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve yargılama giderlerine yönelik olarak davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın (A, B, C, D, E, F) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup tüm temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazın (J) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazın (J) bölümü yönünden davacının dayanak tapu ve vergi kaydının dava konusu taşınmaz bölümüne uyduğu, etrafının da purlarla çevrili olup çukurda kaldığı ve koyak niteliğinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına ve kanuni düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacı ..., ... tarihli ve cilt 8, sayfa 157 numaralı tapu kaydına dayanmış olup, ... Dairesi Başkanlığı'nın 08.08.2018 tarihli yazı cevabına göre, bu tapu kaydının bulunamadığı belirtildiğinden, davacının artık kayda dayalı hakkının varlığından söz edilemeyeceği gibi, davaya konu edilen taşınmaz bölümünün, 1 10... parsel sayılı ve 1.817.613.331 m² yüzölçümündeki mera niteliği ile sınırlandırılan taşınmazın içinde olduğu ve dört tarafının mera parseli ile çevrili olduğu dikkate alındığında, sınırlarında kişi adları okunan dayanak tapu kaydının ve aynı sebeplerle vergi kaydının dava konusu taşınmaz bölümünü kapsamadığının da kabulü gerekmektedir.
Öte yandan; dava konusu taşınmaz bölümü, mera niteliği ile tespiti yapılan 1 10... parsel sayılı taşınmazın ortasında kalmakta olup İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşifte tutanağa geçirilen hakim gözleminde, dava konusu taşınmazın çukur kısımda kaldığı belirtilmiştir. Mera niteliğindeki taşınmazlarda dere, hendek, çukur gibi doğal ya da yapay sınırların da bulunabileceği, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda da taşınmazın üzerinde mera bitkileri olan kıraç arazi niteliğinde olduğunun açıklandığı dikkate alındığında, taşınmazın dört tarafı mera ile çevrili olup mera parseli ile arada ayırıcı doğal yada yapay unsur bulunduğu kanıtlanamadığına göre, meralar kullanım şekli itibarıyla bütünlük arz edeceğinden, mera parselinin ortasında kalan ve mera bütünlüğünü bozan dava konusu taşınmazın özel mülk olduğunu kabul etmek, meraların kullanım özelliğine ve arazinin konumuna uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ve dava konusu taşınmaz bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. Dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazın (H) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz bölümünün dayanak gösterilen ... tarihli ve 42 sıra numaralı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına ve kanuni düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davaya konu edilen taşınmaz bölümünün 1 10... parsel sayılı ve 1.817.613.331 m² yüzölçümündeki mera niteliği ile sınırlandırılan taşınmazın içinde olduğu ve dört tarafının mera taşınmazı ile çevrili olduğu dikkate alındığında, sınırlarında kişi adları okunan dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümünü kapsamadığının kabulü gerekmektedir.
Öte yandan; dava konusu taşınmaz bölümü, mera niteliği ile tespiti yapılan 1 10... parsel sayılı taşınmazın ortasında kalmakta olup İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşifte tutanağa geçirilen hakim gözleminde, dava konusu taşınmazın çukur kısımda kaldığı belirtilmiştir. Mera niteliğindeki taşınmazlarda dere, hendek, çukur gibi doğal ya da yapay sınırların da bulunabileceği, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda da taşınmazın üzerinde mera bitkileri olan kıraç arazi niteliğinde olduğunun açıklandığı dikkate alındığında, taşınmazın dört tarafı mera ile çevrili olup mera parseli ile arada ayırıcı doğal yada yapay unsur bulunduğu kanıtlanamadığına göre, meralar kullanım şekli itibarıyla bütünlük arz edeceğinden, mera parselinin ortasında kalan ve mera bütünlüğünü bozan dava konusu taşınmazın özel mülk olduğunu kabul etmek, meraların kullanım özelliğine ve arazinin konumuna uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ve dava konusu taşınmaz bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4. Dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın (M) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz bölümünün batı kısmında dere, kuzey kısmında yüksek kot farkı olduğu, güney kısmının 1 11... numaralı parsel ile arasında yöresel sınır işaretlerinin mevcut olduğu ve bu sınırın bozulmadığı, doğu kısmında ise herhangi bir sınır işaretinin mevcut olmadığı, dayanak gösterilen ... tarihli ve 42 sıra numaralı tapu kaydının da taşınmazı kapsadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına ve kanuni düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararında, dayanak bu tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümünü kapsamadığının kabul edildiği ve hükmüne uyulan bozma ilamında da "dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı doğru olarak saptanmış" denilerek mahkemenin bu kabulünün yerinde olduğu açıklandığı halde, bozma ilamına uyulmakla oluşan kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde, dayanak tapu kaydı esas alınarak karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Öte yandan; dava konusu taşınmaz bölümü, mera niteliği ile tespiti yapılan 1 11... parsel sayılı taşınmaz ile çevrili olup üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda da taşınmazın mera niteliğinde olduğunun açıklandığı ve mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunduğunun kanıtlanamadığı, meraların kullanım şekli itibariyle bütünlük arz edeceği göz önüne alındığında, mera parselinin ortasında kalan ve mera bütünlüğünü bozan dava konusu taşınmazın özel mülk olduğunu kabul etmek, meraların kullanım özelliğine ve arazinin konumuna uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ve dava konusu taşınmaz bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek
SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın (A, B, C, D, E, F) harfi ile gösterilen bölümler hakkındaki hükmün ONANMASINA,
Davalı ... vekili ile davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!