Anahtar kelimeler: Araçlı Koltuklu Arkadan Mesafesine Etmeyerek Duran Riayet Aracında İşinde Fiilden

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde davalıların işleteni/sürücüsü oldukları ----- plakalı aracın takip mesafesine riayet etmeyerek, trafik nedeniyle duran müvekkile ait --- plakalı araca arkadan çarpması sonucunda meydana gelen iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilin aracının hasarlandığını, kazanın oluşumunda ----- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilin aracında hasar meydana geldiği ve tacir olan müvekkilin tamir süresi boyunca aracını kullanamadığından kazanç kaybına uğradığı ve kazanç kaybının tazmin edilmesinin gerektiğini, müvekkile ait ------koltuklu kendi işinde kullandığı aracı ile günlük en az ----- kazanç elde edebildiğini, araca ait fotoğraflar ve eksper raporunda belirtildiği üzere hasar onarımının en az 8 iş gününde yapılacağının anlaşıldığını, Mahkemenizce davaya konu ------ plakalı araçta gerçekleşen 8 günlük kazanç kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının talep edildiğini, davalıların müvekkilin uğramış olduğu kazanç kaybı zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, iş bu dava öncesi davalılar tarafından kazanç kaybının tazmini için herhangi bir ödeme yapılmadığını, Mahkemenize iş bu davayı açmadan önce arabulucuya başvurulduğunu beyan ederek, davanın kabulüne şimdilik ----- kazanç kaybı bedelinin --- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı-------- vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu dosya kapsamında dayanak belge olarak sadece kaza tespit tutanağı sunulmuş olup, eldeki uyuşmazlığı çözümlemek hususunda yeterli bir belge niteliğinde olmayıp mevcut çelişkilerin giderilmesi adına alanında uzman bilirkişiler tarafından kusur ve hasar tespitinin yapılması gerektiğini, davacı yan vekili tarafından araç mahrumiyet bedeli talep edildiğini, davacı yanın aracının kasko poliçesinin bulunup bulunmadığının tespiti için ------- müzekkere yazılmasını, bilindiği üzere kasko poliçelerinde ikame araç hizmeti bulunduğunu, şayet davacı yanın kasko poliçesi varsa ve bu poliçe kapsamında ikame araç hizmetinden yararlandıysa davacı yan lehine sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verileceğini, davacının araçsız kalması nedeniyle iş bu bedeli talep ettiğini iddia ettiğini, davacı yanın araçsız kalma süresi belirliyken ve kendi kasko poliçesi kapsamında ikame araç desteği mevcutken belirsiz alacak davası olarak davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.Davacı vekili ----- tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; Davanın bedel arttırılmış hali ile kabulü ile bilirkişi raporunda tespiti yapılan toplam ------ tazminat bedelinin kaza tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili bedel arttırım dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını beyan ederek, haksız davanın reddine, davacının ıslah talebinin reddine, faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Deliller Tarafların -------sorguları dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:Dava, ----- tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı şirkete ait olan ve diğer davalı ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, -------plakalı araçtan mahrum kalınmasına bağlı olarak kazanç kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış ----- tazminat davasıdır.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ----tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında,---- plakalı araç sürücüsü davalı ----- sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/d maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, ------plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, aracın 5 günlük onarım süresinde mahrumiyet bedelinin ---- olabileceği, davalı şirketin de işleten olması sebebiyle sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumlu olduğu rapor edilmiş olup, davacı tarafça ---- yönünden dava ıslah edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.--------karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının --- asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, her ne kadar kazaya neden olan araç ticari araç ise de, davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulduğundan, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmetmek, ---- kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, yine her ne kadar talep artırımından sonra davalı şirket vekili tarafından zaman aşımı def'inde bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle zaman aşımının gerçekleşmediği tespitiyle beraber, davacının teselsül talebi de dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile toplam ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.400,35 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL ile ıslah harcı olarak alınan 355,00 TL harcın toplamı olan 970,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 429,95 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından peşin alınan 615,40 TL ile ıslah harcı olarak alınan 355,00 TL harcın toplamı olan 970,40 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 600,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.570,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 20.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesineDair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026