Anahtar kelimeler: Kalite Demir Ayda İşinde Günlerinde İnşaatı Müdürü Saatlerinin Tatili Ulusal

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ
: 13.04.2020Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının .... Demir Yolu İnşaatı işinde,18.06.2012-02.03.2017 tarihleri arasında, kalite kontrol müdürü olarak çalıştığını, ayda sadece iki gün hafta tatili kullandırıldığını, günlük çalışma saatlerinin çok üzerinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde izin kullandırılmadan çalıştığını iddia ederek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin hakları ödenerek feshedildiğini, davacının alacağının bulunmadığını, davacının aylık ücretinin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını kapsadığını, talep edilen faiz oranı ve başlangıç tarihlerinin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararıyla; banka kayıtları ile uyumlu imzalı ücret bordrolarına göre son ücretinin net 8.000,00 USD olduğu, bordrolarda fazla fazla çalışma tahakkuku yapılmadığı, tanık beyanlarına itibarla haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı, ayda 2 hafta tatili ile dinî bayramlarda 3 gün hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 24.10.2024 tarihli kararı ile; taraflar arasında düzenlenen yurt dışı iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna dair hüküm bulunmadığı gibi bilgi formunda yer alan " fazla çalışma ücreti: yok" şeklindeki ibarenin fazla çalışmaların ücrete dâhil olduğunu kabul bakımından yeterli olmadığı, davacının son ücretinin net 8.000,00 USD olduğunun kabulü yerinde ise de ücret bordrolarına göre 2015 Mart ve Nisan aylarında davacının aylık ücretinin net 7.500,00 USD olduğu görüldüğünden hesaplamaya esas alınan tüm çalışma döneminde aylık ücretin 8.000,00 USD olduğunun kabulünün hatalı olduğu ayrıca döviz cinsinden hüküm altına alınan alacaklara Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken bu hususun gözetilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin eki niteliğindeki bilgi formunda çalışma süresinin "30 gün*8 saat" olarak kararlaştırılarak davacının haftalık çalışmasının 48 saat (6x8=48) olduğu ve ücretinin de buna göre belirlendiği, bu durumda haftalık 3 saat fazla çalışma ücrete dâhil olduğundan, fazla çalışma alacağının haftalık 48 saatin üzerindeki çalışma bakımından hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davacının haftalık 12 saat fazla çalışma yaptığı tespit edilerek yeniden yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacı ile menfaat birliği içerisinde olan tanık beyanlarına göre karar verildiğini,2. Sözleşme eki bilgilendirme formunun hatalı yorumlandığını, "Fazla Çalışma Ücreti: YOK" ibaresine yer verilmesiyle, tarafların fazla çalışma ücretlerini asıl ücrete dâhil ettiklerinin kabulü gerektiğini,3. Fazla çalışma ücretinin hatalı hesaplandığını,4. İndirim oranının daha yüksek olması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma ücretinin hesaplanmasına ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.