Anahtar kelimeler: Fasılalı Sırası Bünyesinde Miktardan Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Sonrasında Bozmaya

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 11.10.2019İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde fasılalı olarak sırası ile 17.11.2006 tarihinden 29.12.2014 tarihine kadar çalıştığını, sonrasında davalı Şirketin asıl işveren olduğu ...Yapı İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.nin alt işveren olduğu yurt dışı şantiyesinde 04.02.2015 tarihinden 16.02.2016 tarihine kadar çalıştığını, 16.02.2016 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını, davacının işçilik alacaklarından davalı Şirketin asıl işveren olarak sorumlu olduğunu, davacının demir ustası olarak aylık net 1.800,00 USD ücret aldığını, ücretinin bir kısmının bankadan, kalan kısmının ise şantiyede elden avans olarak ödendiğini, davacının haftanın 7 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, iş yoğunluğuna göre 18.00’den aşağı olmamak üzere gece 21.00’e kadar da çalışması olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 29.12.2004-17.11.2006 tarihleri arasında demirci olarak çalıştığını, bu çalışmalarının da zamanaşımına uğradığını, davalının yurt dışında askeri üslerde yüzlerce personeli istihdam ettiğini, gerek askeri üs kuralları gerekse üslerde bulunan şirketlerin fazlalığı sebebiyle birçok şirketin aynı kamp alanlarını kullanmış olduğunu, üslerdeki bu yoğunluk sebebiyle firmalar arasında personel transferleri yani bir firmadan ayrılan personelin başka bir firmada iş bulma olanağının artmış olduğunu, bunun sonucunda da birçok personel davalı Şirkette çalışmaya başladığı gibi bir kısım personelin de davalı Şirkette gerek işten ayrılmaları gerekse iş bitimi sebebiyle ayrılmaları neticelerinde başka şirketlerde çalışmaya başladıklarını, bahse konu askeri üslerde Türk firmalarının yanı sıra yerel ve başka ülkelerden birçok firmanın da faaliyet gösterdiğini, bunun sonucunda da davalı Şirketten ayrılmış bir kısım personel başka firmalarda çalışmış olmalarına rağmen sırf yurt dışına çıkmalarını ve aynı askeri üslerde çalışmalarını sanki davalı Şirkette çalışmış gibi göstererek çalışmadıkları dönemleri de davalı Şirkette gerçekleşmiş gibi dava konusu yapmaya başladıklarını, ancak davacının da diğer davacılar gibi yurt dışında başka bir ülkede başka bir şirkette çalışmış olduğunu, davacının ücretinin dava dilekçesinde belirtildiği gibi 1.800,00 USD olmadığını, yapılan sözleşmelerde 400,00 USD olarak belirlendiğini, banka kanalıyla ödenen ücretlerinde, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının da bulunduğunu ve 1.800,00 USD ücret ile çalıştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.01.2023 tarihli kararı ile; ...Yapı İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinin davalı işyeri altında aracı (alt işveren) olarak tescil edildiği, bu durumun banka hesap hareketleriyle birlikte değerlendirilmesiyle davalı ile dava dışı ...Yapı İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.nin aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının 29.12.2004-17.11.20 06... .02.2015-16.02.2015 tarihleri arası davalının yurt dışındaki işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde sonlandığı, davacının haftalık 29 saat fazla çalışma yaptığı, ayda iki hafta tatilinde çalıştığı, dinî bayramların ilk günü hariç olmak üzere ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 30.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 06.03.2024 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta davalının cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunmadığı, hukuk seçiminin bu şekilde taraflarca açık ya da zımni şekilde yapılabileceği, Türk hukukunun uygulanması konusunda tarafların zımni anlaşma yaptığının kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin Türk hukukuna göre verdiği kararın bu yönüyle yerinde olduğu, davalı ile ...Yapı İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunduğu iddiasını ispatı kapsamında tanık deliline dayandığı, davalı işverenlikçe davacının işe giriş çıkış saatlerini gösterir puantaj kaydı ve benzeri belge ibraz edilmediği, ispat külfeti kendisinde bulunan davacının dinlettiği tanık beyanları doğrultusunda davacının söz konusu işçilik alacaklarına hak kazandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, dava dilekçesindeki talep ile tanık beyanlarına göre davacının haftanın 4 günü 08.00-21.00 saatleri arasında, 2 günü de 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığının kabulünün dosya kapsamına uygun düşeceği, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 07.00-21.00 saatleri arasındaki çalışmasında ara dinlenme süresinin 1,5 saat olarak kabulü gerekirken çalışma süresinden 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek sonuca gidilmesinin de hatalı olduğu, hâl böyle olunca davacının haftanın 4 günü 08.00-21.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile haftanın 2 günü 08.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi ile çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağının hesaplanması gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Dava dışı Şirket ile davalı Şirket arasında alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını,2. Davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını,3. Davacının iş sözleşmesinin iş bitimi sebebi ile sona erdiğini, davacıya tazminatlarına ilişkin ödeme yapıldığından davacının davalı Şirketten alacağı kıdem ve ihbar tazminatı bulunmadığını,4. Davacının davalı Şirketten alacağı yıllık izin ücreti bulunmadığını,5. Davacının çalışma yaptığı Irak ülkesindeki şantiyelerde iklim koşulları gereği yaz aylarında günün belli saatleri çalışma yapılamadığını, iddia edilen fazla çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,6. Söz konusu dava ile ilgili olarak çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiği ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağının ispatı ve hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediği noktasındadır.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.