Anahtar kelimeler: Matrahlarını Bayisi Ziyaına Tedarik Satışa Motosikletlere Olunduğundan Düşük Sunduğu Yurt

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
:... 18. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... şirketinin ...ve... bayisi, davalının da... bayisi olduğunu, davalının 2018 yılında yurt dışından tedarik ederek yurt içinde satışa sunduğu motosikletlere ilişkin olarak ÖTV/KDV matrahlarını olması gerekenden düşük gösterdiğini, vergi ziyaına sebep olunduğundan davalı hakkında tanzim edilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak davalının idari yargıda açtığı dava ile müvekkilinin davalının haksız rekabet teşkil eden eyleminden haberdar olduğunu, bilahare yapılan araştırma ve müşteri beyanlarından davalının eksik vergi ödemesine bağlı olarak daha uygun fiyata, piyasa değerinin altında satış yaptığının tespit edildiğini, davalının bu şekilde kendisini müvekkili dahil diğer rakipleri karşısında avantajlı duruma geçirerek, müvekkilinin satışlarını engellemek suretiyle haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığı gibi müvekkili ile müşterileri arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığını ileri sürerek davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ticari sır ve sair bilgileri içeren hukuka aykırı delillerin kullanılamayacağını, müvekkilinin eksik bedel üzerinden fatura kestiği ya da hiç fatura kesmediği ve bu yolla vergi ziyaına sebep olunduğuna dair davacı iddialarının asılsız olduğunu, maddi ve manevi tazminat talep şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.03.2024 tarihli celse için davacı vekili Av. ...'ın e-duruşma talebinde bulunduğu, duruşmaya katılınılmadığı takdirde mazeretli sayılması talebinde bulunulmadığı, celse açıldığında yapılan çağrıya rağmen katılmadığı, mahkeme nezdinde herhangi bir teknik aksaklık olmadığı görülmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150. maddesi kapsamında dosyanın işlemden kaldırıldığı, süresi içerisinde verilen yenileme dilekçesi akabinde 21.03.2024 tarihinde yenileme tensip tutanağı düzenlenerek duruşmanın 16.07.2024 tarihine bırakıldığı, 16.07.2024 tarihli celseye davacı vekili tarafından usulüne uygun sunulmuş yetki belgesinde adı yazılı olan Avukat ...'ın bizzat katıldığı, sonraki duruşmanın 31.12.2024 tarihine bırakıldığı, duruşma saati 10:30 olmasına rağmen celsenin 10:46'da açıldığı, 10:50'ye kadar beklenildiği, davacı ya da vekili tarafından katılım sağlanmadığı, herhangi bir mazeret dilekçesi sunulmadığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, yenilemeden sonra takipsiz bırakılmakla HMK'nın 320/4 hükmü uyarınca 2. kez işlemden kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle HMK'nın 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin eski hale getirme talebi de 29.01.2024 tarihli ek kararda, 31.12.2024 tarihli celseye ilişkin duruşma zaptının sisteme saat 10:54'de imzalanarak yüklendiği, davacı vekili tarafından saat 12:31'de duruşma zaptının açılıp okunduğu ve verilen karardan haberdar olunduğu, eski hale getirme talepli dilekçe ekinde ibraz edilen raporun 31.12.2024 tarihi saat 15.52 itibariyle hastaneye başvurularak alınmış olduğu, raporun duruşma gün ve saati öncesinde alınmamış olduğu hususları birlikte dikkate alındığında eski hale getirme koşullarının oluşmadığı, dosyada nihaî karar verilerek el çekildiği gerekçesi ile davacı vekilinin 31.12.2024 tarihli duruşmada verilen "HMK 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" kararından dönülmesi talebinin reddine karar verilmiş, asıl ve ek karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 19.03.2024 tarihli duruşmaya ilişkin mazeret dilekçesi içeriğinde, e-duruşma yoluyla bağlanma konusunda yaşanılan sıkıntı nedeniyle mesleki mazeretli sayılması talebi yer almakta ise de dosya kapsamına göre vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-duruşmanın yapılamadığının davacı tarafça ispatlanmadığı, bu nedenle taraf veya vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-duruşmanın yapılamaması hâlinde ilgili taraf veya vekil yönünden HMK'nın 150/1 hükmünün uygulanmayacağına ilişkin Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin 13/9 hükmünün somut olayda uygulanması mümkün olmadığından 19.03.2024 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu, davanın basit yargılama usulüne tabi olup 31.12.2024 tarihli duruşmanın saati 10:30 olmasına rağmen 10:50'ye kadar beklenilerek davacı taraftan gelen kimsenin olmaması, davacı tarafça mazeret sunulmaması ve e-duruşma talebinin bulunulmaması nedeniyle mahkemece davalı tarafça da takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosyadaki mevcut vekâletnameye göre davacı şirketin iki vekilinin bulunduğu, görevlerinin devam ettiği, davacı vekili Avukat ... 31.12.2024 tarihinde rahatsızlandığını, hastaneye kaldırılması neticesinde duruşma saati ve öncesinde duruşmaya katılma ve mazeret bildirme imkânı olmadığını ileri sürmüş ise de ilgili duruşma zaptına ilişkin evrak işlem kütüğü ve sağlık raporunda belirtilen muayene saatinin duruşma saatinden sonra olmasına göre işlemden kaldırılmasına karar verilmiş dosyanın, yenilenmesinden sonra duruşma gün ve saatinden haberdar olan ve iki vekili bulunan davacı tarafça davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HMK'nın 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olduğu, davacı vekili Av. ... tarafından 02.01.2025 tarihli eski hale getirme talepli dilekçe ekinde sunulan 31.12.2024 tarihli istirahat raporunda muayene saatinin 15:52 olarak belirtilmesine ve davacı vekilince 31.12.2024 tarihli duruşma zaptının aynı gün saat 12:31 itibariyle açılıp okunmasına göre somut olayda HMK'nın 95. maddesinde düzenlenen eski hale getirme şartlarının oluşmadığı, davanın açılmamış sayılmasına dair karar, nihaî bir karar olup, eski hale getirme talebinde bulunulduğu tarih itibariyle henüz istinaf süresi dolmadığından mahkemece ek karar ile davacı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine karar verilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin asıl ve ek karara yönelik istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.