Anahtar kelimeler: Geçmeyen Atfıyla Kalması Kesinlik Nihai Sınırını Sınırının Değeri Tarafça Şartı

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 4. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 06.09.2016-29.01.2021 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak davalı Kurum tarafından 29.01.2021 tarihinde feshedildiğini, açılan işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini ve söz konusu kararın kesinleştiğini, buna göre davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığının kabulü gerektiğini, davacı ile davalı Kurum arasında çalışma devam ederken 2018 yılında işçinin ücretinde aleyhe değişiklikler yapıldığını, net ücretin bölünerek ve ayrıştırılarak farklı kalemlere dağıtıldığını, davacının davalı Kurumun kapsam dışı personeli olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı Kurum bünyesindeki personele toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, kapsam dışı personele ise Yönetim Kurulu kararıyla yapılan zamlar yansıtılırken ... Doğal Gaz Boru Hattı (...) Projesi Kamulaştırma Direktörlüğü personeline standart ve uygulanan skalanın altında zam yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davalı Kurumun ücret artış uygulamaları incelenerek ücret zam farkından dolayı artışların ödenmesi gerektiğini ileri sürerek ücret zam farkı, ödenmeyen iaşe bedeli, tahsil tazminatı, saha tazminatı, akdi ikramiye, ilave tediye, kıdeme teşvik, sosyal yardım ve ... Projesi devir-rızai alım primleri ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkilinin 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tâbi kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, işyerinde toplu iş sözleşmesi kapsamında ve kapsam dışı olmak üzere iki statüde işçi istihdam edildiğini, kapsam dışı personelin özlük haklarının Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nde yer alan hükümlere göre düzenlendiğini davacının ... Projesi kapsamında işe alındığını, kapsam dışı personel olarak değerlendirilemeyeceğini, ayrıca kapsam dışı personel için belirlenen ücret tavanlarının çok üzerinde ücret aldığını, hem bu şekilde çalışıp hem de kapsam dışı personelin hak ve alacaklarını talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştirIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, ... bünyesinde geçici olarak kurulan ... Direktörlüğü bünyesinde çalıştığı, ...'ın Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin 5. maddesinde işe alınacak personelin seçiminde kamu kurum ve kuruluşlarının daimi kadrolarına ilk defa işçi olarak alınacaklar hakkında uygulanacak sınav yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, Yönetmelik'te işe alınacak personelin KPSS'den geçerli not alması ve Türkiye İş Kurumunun aracı kılınacağı gibi düzenlemelerin olduğu, davacının bu prosedür yerine getirilmeksizin sınavsız olarak bireysel iş sözleşmesi ile çalıştırılmaya başlandığı belirlenmekle, davacının açıklanan prosedür tamamlanmadan göreve başlaması karşısında mevzuat ile şart koşulan kriterleri tamamlayarak işe başlatılan kapsam dışı personel ile eşit haklara sahip olarak kabul edilemeyeceği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olmadığı, işverenin eşit davranma borcunun eşit durumda bulunan personele karşı söz konusu olduğu, somut olayda ise davacı ile kapsam dışı personel arasında statü farkı bulunduğu, aynı statüde yer almadıkları, açıklanan sebeplerle davacının ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nde, kapsam dışı personel için düzenlenen ücretin eki olan hakları talep edemeyeceği, davacı tarafından bildirilen tek tanığın davalı Kuruma karşı açılmış davası olup salt bu tanık beyanıyla fazla çalışma ücreti alacağının ispatlanamayacağı, ilgili tanık beyanına göre de davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kamu kurumlarındaki işe alınma usul ve esasları dışında ve Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği kapsamı haricinde 4857 sayılı İş Kanunu’na tâbi bireysel iş sözleşmesiyle istihdam edildiği, bu hâliyle davacının kapsam dışı ve içi personel statüsünde olmadığı, mezkur Yönetmelik hükümlerindeki haklardan da faydalanamayacağı değerlendirilmekle İlk Derece Mahkemesince ilave tediye dışındaki alacak istemlerinin reddine yönelik kararın isabetli olduğu; ancak ... bünyesinde kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğünde projeye bağlı olarak çalışan işçilerin ... personeli olmakla birlikte ..., 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2. maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamında bir kamu kuruluşu olup ... bünyesinde kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğünde istihdam edilen işçilerin de 6772 sayılı Kanun'da öngörülen ilave tediyeye hak kazandığının kabulü gerektiği, davacıya 2018 yılı Haziran ayından itibaren ilave tediye ödemeleri yapılmaya başlanmış ise de davacı belirtilen tarihten önceki dönemde de ilave tediye alacağına hak kazandığından bordro ücreti üzerinden 2018 yılı Haziran ayı öncesi döneme ilişkin ilave tediye alacağı hesaplanmak suretiyle ilave tediye alacağının kabulüne; diğer taleplerin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. 2018 yılında yapılan sözleşme ile davacının net olarak ödenen ücretinin bölünerek düşürüldüğünü,b. Davacıya Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin uygulanması gerektiğini,c. Davacının ücret tavanına tâbi olarak çalışmadığı açıkça ortada olduğundan talepleri yönünden davacının ücretinin tavanın altında kaldığı yönünde karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,d. ... ile ... arasında imzalanan Kamulaştırma Hizmet Alım Sözleşmesinin Ek-3'ünde gösterilen personel giderlerinin ... Kapsam Dışı personel Yönetmeliği'nde belirtilen personel alacaklarının aynısı olması sebebiyle işçilik alacakları yönünden haklılığı ortaya koyduğunu, söz konusu sözleşmenin dosyaya kazandırılması gerektiğini,e. Davacının fazla çalışma ücreti alacağının reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'ne tâbi olup olmadığı ve ücretin düşürülüp düşürülmediği ile fazla çalışma ücreti alacağının ispatına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı Temyizi YönündenDavalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı tarafa iadesine,B. Davacı Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.