Anahtar kelimeler: Tes Talepli Gözden Hatanın İnş Belgenin Sırada San Tic Yoluyla

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki alacak davasında İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; Dairemizin 15.09.2025 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.Davalı ... Tes. İnş. San. ve Tic. AŞ vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; davacı tarafın temyiz talebinin katılma yoluyla temyiz olmadığını, süresi içinde verilen bir temyiz dilekçesi olduğunu, bu nedenle katılma yoluyla temyiz taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın düzeltilmesini talep etmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli ve 1987/2-520 Esas, ███████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Yargıtayca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve ███████ Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı ile 09.05.1960 tarihli ve ███████ Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi hâlinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönülmesi mümkündür.Dosyanın değerlendirilmesinde; Dairemizce, davacı tarafın temyiz talebinin süresinde yapılan temyiz olduğu ve katılma yoluyla temyiz olmadığı, buna göre davalı ... Tes. İnş. San. ve Tic. AŞ vekilinin davacının temyizi üzerine kararı katılma yoluyla temyiz ettiği anlaşılmaktadır.Açıklanan sebeple; Dairemizin 15.09.2025 tarihli ilâmının maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bulunmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve iş arama izni ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... Tes. İnş. San. ve Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının işçilik alacaklarının ... Kanunlarına tâbi olduğunu, ileri sürülen hizmet süresi ve ücret miktarı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, fazla çalışma yaptığında ve hafta tatillerinde çalıştığında karşılıklarının ödendiğini, ödenmemiş alacağı bulunmadığını, genel tatillerde çalışmadığını ve yıllık ücretli izin ve iş arama izni de olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... Tes. İmalat ve ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisinin bulunmadığını, davacının hizmetini dava dışı ... Ltd. Liability ... ünvanlı Şirkete karşı ifa ettiğini, davacının iddia ettiği tarihlerde herhangi bir çalışmasının olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamlı ödemeye ilişkin bir hükmün de söz konusu olmadığı gibi herhangi bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; davacının çalıştığı yerin ... olduğu, bu nedenle uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiği, davacının ... İş Kanunu hükümlerine göre davayı 3 aylık hak düşürücü süre içinde açmamış ise de bunun hak arama özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirmesinde bu süreyi kaçırmasının yurt dışı işleri ve mahkemeye başvuru süresinin kısalığı karşısında makul ve geçerli bir neden olarak kabul edildiği ve bu nedenle taleplerin zamanaşımına uğramadığı, dava konusu alacak taleplerinin ... hukukuna göre yapılan değerlendirmesi neticesinde iş arama ücreti talebinin reddine, diğer alacak taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 12.07.2024 tarihli kararı ile; davacının uyuşmazlığa konu çalışmasının tamamının ...'da geçtiği, dosyada bulunan sözleşmede çalışılan ülke hukukunun uygulanması konusunda geçerli bir hukuk seçimi bulunduğu gibi mutad işyerinin de çalışılan ülke olduğu dolayısı ile somut olaya ... İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yurda giriş çıkış kayıtları, iş sözleşmesi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde hizmet süresinin de doğru tespit edildiği, ... Federasyonu İş Kanunu hükümleri uyarınca fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının bordrolar ve puantaj kayıtları da gözetilerek usulünce hesaplandığı, kayıtlara dayalı ve fark ücret nedeni ile yapılan hesaplamalar dolayısıyla indirim uygulanmamasının da yerinde olduğu, yıllık ücretli izin hesabında ödemenin mahsup edildiği ve davacının yurt içinde bulunduğu dönemde izin parasının ödendiği dolayısıyla hesaplamada bir hata bulunmadığı, ödendiği anlaşılan miktarların mahsubu ile sonuca gidildiği, yine ... Fedarasyonu İş Kanunu hükümlerince davacının yazılı şekilde kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, ... mevzuatında iş arama izni alacağının düzenlenmediği ve İlk Derece Mahkemesinin yerinde gerekçelerle bahsi geçen alacağın reddine karar verdiği, iş sözleşmesinin belirli süreli olmasını gerektirir objektif ve esaslı nedenlerin somut olayda bulunmadığı gibi sözleşmede belirtilen süre sonrasında da iş ilişkisinin devam ettiği dikkate alındığında bu yöndeki istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı, mahkemenin davanın zamanaşımına uğramadığına dair gerekçesinin de ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi dikkate alındığında isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının iş sözleşmesinin 28.02.2018 tarihinde sona erdiği, davanın ise 02.09.2021 tarihinde açıldığı, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davacı açısından mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşulların (geçerli nedenlerin) dosyada ispatlanmadığı, davalıların cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulundukları dikkate alındığında, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde taleplerin hüküm altına alınması hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının taleplerinin zamanaşımına uğramadığını,b. Davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davanın reddine karar verildiği hâlde vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.3. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davanın reddine karar verildiği hâlde vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanmasına ve vekâlet ücretine ilişkindir.1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin ileri sürülen temyiz nedenlerine göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Yargıtayın daha önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açmamak amacıyla davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava, 02.09.2021 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde Mahkemece davalı Şirketler lehine vekâlet ücreti konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı tarafın tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalıların İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "Davalı ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, " ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 58.368,55 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.