Anahtar kelimeler: Anamur Silahla Süreç Edenin Görüşü Beraatine Kararıyla Neticesinde Tehdit Edilebilir
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahla tehdit
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. 1 İlk Derece
Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında katılan ...'e yönelik silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi gereği beraatine; katılan ...'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. 1 İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi 11.04.2023 tarihli █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmı ile sanık müdafiisinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları yerinde görülerek; sanığın, suç tarihinde saat 21.00 sıralarında katılanların ikametine, her ikisinin içeride olduğunu bilerek ateş etmesi şeklinde gerçekleştirdiği silahla tehdit eylemini zincirleme biçimde işlediği anlaşıldığından silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek sanığın eylemi bölünmek suretiyle katılan ...'e yönelik eylem yönünden beraat kararı verilmesi, kabule ve uygulamaya göre de sanığın, adli sicil kaydında bulunan Anamur 3. Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas olduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, Adli emanetin ████████ sırasında kayıtlı sap kısmı 8 cm ve uç kısmı 8 cm olan toplamda 16 cm uzunluğunda kahverengi tahta saplı ... osmaniye ibareli ekmek bıçağı, STERLING 12 ibareli yeşil renkli boş kartuş, bir adet tapa, 2 adet 65... cm uzunluğunda ahşap sopa hakkında bir karar verilmemiş olması, bozmayı gerektirdiğinden bahisle bozma kararı vermiştir.
A.2 İlk Derece
Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/2-1, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
B.2. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunda sair itirazların reddine, ancak; Adli Emanetin ████████ sırasında kayıtlı bir adet STERLING 12 ibareli yeşil renkli boş kartuş ile bir adet tapa'nın 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, kanuna ve usule aykırı ise de, ilk derece mahkemesinin bu yanılgısının, dosya içeriği ve delil durumuna göre, yeniden yargılama yapılması ve olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan 7035 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 303/1-a maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak dosya üzerinden hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası silahla tehdit suçuna yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi 11.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, Bölge Adliye Mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak Bölge Adliye Adliye Mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen Adil Yargılanma Hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir (Ömer Oral [GK], B. No: ██████████, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:
1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,
2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........
Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.
Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:████████).
Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi 11.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!