Anahtar kelimeler: Saten Astar Alçıpan Sgkli Boyası Zımpara Silikonlu Alçı Yüzey Cephe

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 22.02.2024 tarihli alçıpan işleri taşeron sözleşmesi ve 30.04.2024 tarihinde saten alçı taşeron sözleşmesi akdedildiğini, davacının, davalı şirket bünyesinde SGK'li çalışan olarak gösterilmek suretiyle, davalıya ait şantiyede, taşeron olarak alçıpan ve boya işlerini üstlenerek, işbu işleri gereği gibi yerine getirdiğini, 22.02.2024 tarihli sözleşme uyarınca davacının, davalıya ait ... iki kat saten alçı çekilmesi, zımpara yapılması, astar boya uygulanması, yüzey yoklamalarının yapılması ve iki kat silikonlu iç cephe boyası ve tavan boyası yapılması işini üstlendiğini, 30.04.2024 tarihli sözleşme uyarınca saten alçı çekilmesi, zımparalama, astar boya yapımı ve iki kat cephe boyasının yapımı, tavan boyasının yapılması, her türlü malzeme taşıma, boşaltma dahil 1 m2 fiyatı 250 TL, köşebent yapımı, 2 kat dolgu yapılması işinin malzeme ve zaiyatı dahil 1 m2 fiyatı 30 TL olarak kararlaştırıldığını, 22.02.2024 tarihli sözleşmede ise tarafların, davalıya ait ... (Adres: ...) inşaatında her türlü alçıpan kapama, alçıpan duvar işlerinin yapılmasını, buna göre 1 m2 düze kapama fiyatı olarak 475 TL, alçıpan alın imalatı için her alın mtül 240 TL olarak belirlendiğini, davacının bahse konu inşaatta toplamda 10.194.060,00 TL tutarında alçı-boya imalatı gerçekleştirdiğini, bunun dışında 4.485.045,00 TL tutarında alçıpan imalatı gerçekleştirdiğini, yapılan toplam imalat bedelinin 14.679.100,00 TL tutarında olduğunu, bu tutardan davacıya 10.393.963,00 TL ödeme yapıldığını, kalan alacak tutarı 8.484.863,00 TL olduğunu, davacının, davalının bünyesinde, 345.900,00 TL tutarında malzemesi de kaldığını, davalının işbu malzemeyi teslim etmediğini, davacının alacak tutarı ödenmediğini ve müvekkilinin şantiyeden hiçbir ihtar ve bildirim olmaksızın çıkarıldığını, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de uzlaşıya varılamadığını, açıklanan nedenlerle, davanın kabulünü, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL tutarındaki alacağın, 01.04.2024 tarihinden itibaren TTK 1530/7 maddesi uyarınca uygulanacak ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesini, ...a (...) keşfen inceleme yapılarak, davacının yapmış olduğu işlerin tespiti ile davacıya ödenmesi gereken tutarların bilirkişi marifetiyle tespitini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizce yasaya uygun araştırma ve inceleme yapılmış, taraf vekilleri, iddia ve savunmalarını duruşmalarda aynen tekrar etmişler, yazılı delillerini sunmuşlar, deliller toplanmış ve tetkikinden;Davanın; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının, yapmış olduğu işler sebebiyle davalının eksik ödeme yaptığı iddiası ile davalıdan alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Usul kanunumuz gereğince açılan davalarda öncelikli işlem mahkemenin yargılamada görevli olmasıdır. Gerçek kişiler tarafından açılan davalarda; takibin ya da davanın açıldığı tarihte ilgili yıllarda bağlı olduğu vergi dairesinden, hangi esasa göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tacir (esnaf) olup olmadığı, eğer ikinci sınıf tacir (esnaf) ise ve işletme defteri tutuyor ise; VUK'un 177/2 fıkrasında düzenlenen hadlere göre, faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırını aşıp aşmadığına yönelik bir araştırma yapılması gerektiği bilinmektedir (İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin █████/2023 Tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kararı).6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin bu genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği düzenlenmiştir.Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.Somut olayda; Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığı cevabi müzekkereleri uyarınca davacının tacir olmadığı ve davaya bakmakla görevli mahkemenin davanın niteliği itibariyle genel görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,Dair; taraf vekillerini yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır