Anahtar kelimeler: Alımısatımı Basınca Hortumların Hortum Hortumlar Basınçlı Sızdırma Basınç Dayanıklı Monte

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil...'da mukim bir şirket olduğunu, yüksek basınçlı hortumların üretimi, alımı/satımı ve montajı işleri yaptığını, müvekkili davalı tarafından belli aralıklarla yüksek basınca dayanıklı hortum emtiaları satın aldığını, söz konusu hortumlar müvekkili tarafından ...'da dava dışı ...firmasına satıldığını, dava dışı ..., satın almış olduğu hortum emtialarını üretmekte olduğu iş makinelerine monte ettikten sonra, uyuşmazlık konusu hortumların sızdırma yaptığını ve taahhüt edilen basınç değerlerine dayanıklı olmadığı tespit etmiş ve hortumların ayıplı olduğunun anlaşıldığını, hortumların ayıplı olduğunun tespiti üzerine dava dışı şirket ile müvekkili arasında satım ilişkisi nedeniyle zarar oluştuğunu, müvekkili davalı taraf ayıp bildiriminde bulunduğunu, davalı tarafın hortumların ayıplı olduğunu kabul ettiğini, müvekkili ile arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında müvekkili lehine 316.771,37 EUR tutarında alacak kaydı tanındığını, davalı tarafın sorumlu olduğu konusunda tereddüt olmadığını, müvekkilinin dava dışı ... tarafından kendisine yöneltilen talep nedeniyle uğradığı zararı davalı taraftan tazmin edebileceğini, incelemeler sonucunda müvekkilinin zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırma hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 EUR maddi tazminatın 3095 sayılı kanun 4/A m. gereğince devlet bankalarının EUR ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödendiği en yüksek faiz oranını uygulamak suretiyle belirlenecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve davanın sair tüm sonuçlarının davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.04.2026 tarihli dilekçe ibraz ederek dilekçesinde, iş bu dosya kapsamında davalıya karşı açtıkları davadan feragat ettiklerini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; uyuşmazlık konusu hortumların satışına dair hüküm ve koşulları düzenleyen sipariş onay formları ve faturalarda, hortumların “...”nda belirtilen hükümlere göre satıldığı açıkça belirtildiğini, belgenin 24. maddesinde taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk ve uyuşmazlıkların çözümü düzenlendiğini, işbu maddeye göre taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda satıcı Danfoss tüzel kişiliği, davalı taraftır. davalı tarafın uyruğu Türkiye’dir. uygulanacak hukuk, türk hukuku’dur. uyuşmazlıklar nihai olarak uluslararası ticaret odası tahkim kuralları uyarınca hakemler tarafından tahkim yoluyla çözüme bağlanacağını, satıcı danfoss tüzel kişiliğinin yerleşik olduğu ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin Başkenti Ankara’dır. tahkim yere ...’dır. şeklinde düzenlendiğini, davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddini talep ettiğini, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yeri almanya mahkemeleri olduğunu, dava konusu hortumlar davacının satın alma tekliflerinde talep ettiği ve davalının sipariş onay formlarında belirtiği teknik özelliklere sahip olarak üretilip teslim edildiğini, dava konusu ayıplara ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkili, dava konusu hortumları davacının müşterisinin (...) gereksinim ve teknik özelliklerine göre üretme taahhüdü vermediğini, müvekkilinin taahhütte bulunmadığı yükümlülükler sebebiyle, davalıya göre üçüncü kişi konumunda olan bir şirketin uğradığı iddia edilen zarar ile illiyet bağı varmışçasına dolaylı olarak sorumlu tutmak hukuken mümkün olmadığını, dava konusu hortumlardaki sızdırmanın asıl sebebi kesin olarak belirlenemediğini, müvekkili, dava dilekçesinde iddia edilen zarar kalemlerinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin sorumluluğu fatura tutarı ile sınırlandırıldığını, ayıp ihbarı yasal süreler içerisinde yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre, dava konusu uyuşmazlığı çözme konusunda tahkim mahkemesi yetkili olup mahkememiz yetkisiz ve görevsiz bulunduğundan bu konudaki tahkim ilk itirazımızın veya Türk Mahkemelerinin yetkisine dair ilk itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddini, müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 08.04.2026 tarihli dilekçe ibraz ederek dilekçesinde, davacının davasından feragat ettiğini, kendilerinin vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 08.04.2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili 08.04.2026 tarihli dilekçe sunmuş olduğu dilekçesi ile davacının davasından feragat etiğini, kendilerinin herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feragat HMK md 309/2 gereği karşı tarafın muvafakatine bağlı olmayıp, kesin hüküm gibi sonuç doğuran taraf işlemidir. Yargılamaya son veren taraf işlemi olan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 1/3'ü olan 244,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 42.005,19 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 41.761,19 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların karşılıklı vekalet ücreti talebi bulunmaması nedeni ile vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, yargılamaya son veren taraf işlemi olan feragat uyarınca dosya üzerinden tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!