Anahtar kelimeler: Direktörlüğü Boru Hatları Atandığını Proje Koordinatörlüğünde Müdür Kapsam Anonim Yardımcısı

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 10.08.2017İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde...Hattı Proje Koordinatörlüğünde (... Proje Direktörlüğü) 25.08.2003 tarihinde proje müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, bir süre sonra proje müdürlüğüne atandığını, iş sözleşmesinin 31.05.2017 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde uygulanan Boru Hatları ile ... Anonim Şirketi (...) Genel Müdürlüğü Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'ne (Yönetmelik) tâbi olarak çalıştığını, ancak hizmet süresi boyunca belirtilen Yönetmelik'ten kaynaklanan alacakların kendisine ödenmediğini ya da eksik ödendiğini ileri sürerek kanuni ikramiye (ilave tediye), akdi ikramiye, kıdeme teşvik tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davaya bakmakta idare mahkemelerinin görevli olduğunu, davalı işyerinde özlük hakları toplu iş sözleşmesi ile belirlenen kapsam içi personel ile özlük hakları Yönetmelik ile belirlenen kapsam dışı personellerin istihdam edildiğini, davalı Şirketin Yönetim Kurulu kararı ile ... Ham Petrol Boru Hattı Proje Direktörlüğü kurulduğunu, belirtilen projede çalışacak personelin sadece anılan projede çalıştırılmak üzere özel hukuk hükümlerine göre istihdam edildiğini, personelin belirli süreli iş kapsamında çalıştırıldığını, ücretlerinin konsorsiyum tarafından ödendiğini, davacının ... Proje Direktörlüğünde çalıştığını ve ücretlerinin buradan karşılandığını, ... Proje Direktörlüğü tarafından yapılan harcamaların genel yatırım ve finansman programında yer almadığını, davacının davalı Şirket nezdinde gerek kapsam içi, gerekse kapsam dışı personel statüsünde olmadığını, Atanmış Devlet Kuruluşu (ADK) olan ... Proje Direktörlüğünün üstlendiği proje kapsamında yapılması gereken müteahhitlik işlerinin tamamlandığını, davacının iş sözleşmesinin 31.05.2017 tarihinde feshedildiğini, davacıya yasal hak ve alacaklarının ödendiğini, davacı Yönetmelik kapsamında çalışmadığından anılan Yönetmeliğe göre alacak talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli kararı ile; davalı Şirketten davacıya emsal çalışanların bordrolarının celp edildiği, ... Proje Direktörlüğü çalışanı iken ... Arazi Edinim Müdürlüğü Şubesi çalışanı hâline getirilen K.Y.Ö.'nün bordroları incelendiğinde, bu çalışana da limit uygulanmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan ... 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporunun 5. sayfasında belirtilen personel rejimi incelendiğinde, kapsam içi ve kapsam dışından bağımsız, ADK personeli olarak ifade edilen üçüncü bir istihdam rejimi olduğu, Raporun 21. sayfasında Arazi Edinim Müdürlüğü-ADK ve 52. sayfasında ise ... Sözleşmeli olarak kavramlarına yer verilmesinin, ADK ile kastedilenin esas olarak davacının çalıştığı ... Proje Direktörlüğü olduğu ve davacının sözleşmesinin feshinden sonraki dönemde tüm ... Proje Direktörlüğü çalışanlarının sözleşmelerinin devredildiği birimin Arazi Edinim Müdürlüğü olduğu, bu açıklamalar ve emsal nitelikte kesinleşen yargı kararları göz önüne alınarak, davacının kapsam içi veya kapsam dışı personel rejimi dışında üçüncü bir personel rejimine tâbi olduğu, bu rejime tâbi davacıya emsal işçilerin Yönetmelik'teki haklardan faydalandığı, bu itibarla eşitlik ilkesi gözetilerek davacının da Yönetmelik'teki haklardan faydalanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 24.04.2024 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin feshi üzerine işe iade davası açtığı, davanın kabul edildiği ve kararın kesinleştiği, davacının yasal süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığı, davacının Yönetmelik'ten yararlanması gerektiğini belirterek alacaklarını talep ettiği, davacının emsali olduğunu bildirdiği kişilerin bordrolarının istendiği, ... Proje Direktörlüğü çalışanı olup sonrasında ... Arazi Edinim Müdürlüğünde çalışmaya başlayan K.Y.Ö.'nün bordrolarına bakıldığında Yüksek Planlama Kurumu tarafından belirlenen tavan ücretin uygulanmadığının anlaşıldığı, ... 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporu'nda kapsam içi ve kapsam dışı çalışanların haricinde ADK personeli olduğunun belirtildiği, 2016-2017 yılı Sayıştay Raporu'nda ise personelin sözleşmeliler ve sürekli işçiler şeklinde ayrımının yapıldığı, her iki raporda da yönetim kademelerinde bulunan ve toplu iş sözleşmesinin kapsamı dışında tutulan personele kapsam dışı personel, ücret ve çalışma koşulları toplu iş sözleşmesi ile belirlenen personele kapsam içi personel denildiği, buna göre davacının kapsam dışı personel olmakla birlikte tavan ücret uygulamasına tâbi olmadığı, yıllık ücretli izin hesabında davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretin esas alınmasında ve hükmedilen miktarlarda hata bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, konunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde; davacının çalıştığı uluslararası projenin ...'ın tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinin yer itibarıyla uygulama alanında olmadığı, bu nedenle davacının ... personeli olmakla birlikte kapsam içi ya da kapsam dışı olarak değerlendirilemeyeceğinin anlaşıldığı, o hâlde, davacının Yönetmelik hükümlerine dayanması mümkün olmadığından, talep edilen alacakların Yönetmelik kapsamında değerlendirilerek sonuca gidilmesi ve hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, bununla birlikte davalı ...; 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanun'un 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'un (6772 sayılı Kanun) kapsamında bir kamu kuruluşu olup ... bünyesinde istihdam edilen davacının da 6772 sayılı Kanun'da öngörülen şekilde ilave tediyeye hak kazandığının kabulü gerektiği, buna göre 6772 sayılı Kanun uyarınca ilave tediye alacağının davacının fiilî ücreti üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada dosyadaki 09.01.2018 tarihli bilirkişi kök raporunda ilave tediye alacağının davacının fiilî ücreti üzerinden usulüne uygun olarak hesaplandığı, anılan rapor doğrultusunda davacının brüt 158.399,21 TL ilave tediye alacağına hak kazandığı ancak, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek brüt 139.647,58 TL ilave tediye alacağı hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının kapsam dışı personel olmadığını ancak ...’ta sözleşmeliler statüsünde çalıştığını,b. Davacının...Proje Direktörlüğü haricinde ...’a çok hizmet etmesi nedeniyle Yönetmelik'te yer alan mali haklardan yararlanması ve buna dair taleplerin kabulü gerektiğini, emsal davalarda bu taleplerin hüküm altına alındığını ve kararların onanarak kesinleştiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Ücret alacaklarının beş yıl içinde zamanaşımına uğradığı göz önüne alındığında, davacının dava tarihinden geriye doğru beş yıldan sonrasına ait taleplerinin zamanaşımından reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu,b. Davacı kapsam içi ve kapsam dışı personel statüsünde olmadığından ve ...’ın bağlı bulunduğu istihdam kurallarından farklı koşullarda istihdam edildiğinden davacı lehine ilave tediye alacağına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının Yönetmelik'ten yararlanıp yararlanamayacağı, ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve zamanaşımına ilişkindir.1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Somut uyuşmazlıkta, dava kısmi dava olarak açılmıştır. Davacı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 158.399,21 TL olarak hesaplanan ilave tediye alacağını, ıslah zamanaşımını dikkate almak suretiyle 139.647,58 TL olarak ıslah etmiştir. Bozma sonrasında İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının brüt 158.399,21 TL ilave tediye alacağına hak kazandığı ancak taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 139.647,58 TL'ye hükmedildiği açıklanmıştır. Kararda hak kazanıldığı belirtilen 158.399,21 TL'nin ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan miktarları da içerdiği ve davalı tarafın ıslaha karşı yasal süresi içinde zamanaşımı def'i ileri sürdüğü gözetildiğinde bu şekilde bir tespit yapılması hatalıdır. Ancak hüküm altına alınan ilave tediye alacağının miktarı sonuç itibarıyla doğru olduğundan gerekçede yer verilen hatalı ifade, bozma nedeni yapılmamıştır.3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler yukarıdaki paragrafta açıklanan gerekçeyle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.