Anahtar kelimeler: Mürafaada Tekirdağ Başkan Yazim Üyeliğinin Katip Etkili Ara Derdest Tedbir

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:NUMARASI
:........ Esas -sayılı derdest dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının itiraz üzerine kaldırılmasına dair..... tarihli mürafaada verilen ....tarihli ara kararDAVACILAR
:VEKİLİ
:DAVALILAR
: 1-VEKİLİ
:: 2-DAVANIN KONUSU
: Kooperatif Üyeliğinin TespitiDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:A-)TALEP
:Davacı vekili sunduğu ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ...'ın kardeşi olup, diğer davacı ...'ın,..............'in oğlu olduğunu, 2003 yılından 2015 yılına kadar toptan hurda metal alım satımı faaliyetlerini birlikte yürüttüklerini, bu sürede kazançların ve giderlerin ortak keseden karşılandığını, kooperatifin kuruluş sözleşmesine göre hissenin yalnızca aktif olarak hurdacılık yapan kişilere verildiğinden o tarihte vergi kaydı bulunan......... adına şeklen tescil yapılsa da bedelin ortak kazançtan ödendiğini, taraflar arasındaki ortaklığın 2016'da sona erdiğini, menkul ve gayrimenkullerin paylaşıldığını, bu paylaşım kapsamında kooperatif hisseleri bölünmez nitelikte olduğundan fiilen üçe ayrılan bu hisselerin o aşamada resmi olarak paylaşılamayıp davalı üzerinde emanet kaldığını, noterden talep edilse de devir sözleşmesi düzenleme yetkisi olmadığından aralarında çözmelerinin söylendiğini, 2025 yılı Ocak ayında davalı ...'ın anlaşmaya aykırı biçimde davacıların fiilen kullandığı iki bölümü üçüncü kişilere kiralayıp işyerlerini boşaltmalarını istediğini, davacı ...'ın hurdacılık belgesini Aralık 2024 tarihinde aldığını ancak davalının hisse devrini yapmadığını, bu nedenle davalı adına görünen hisselere ilişkin alanların üçüncü kişilere kiralanmasının veya devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir şerhi konulması, olmadığı takdirde "davalıdır" şerhi konularak kooperatif nezdinde davalının tek taraflı işlem yapmasının tedbiren durdurulmasını, dava sonucunda da inançlı işlem kapsamında .........................'nde davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile davacılar ve davalı adına ortak tescili, bu mümkün olmazsa kooperatif ortaklığının davacılar adına 1/3'er hisse ile tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.B-)Mahkemenin █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara kararı ile; "...Yargıtay kararları ışığında orantılılık ve tedbirde ölçülülük ilkesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davacıların talep sonucunda belirttiği taşınmazın mevcut durumunda meydana gelebilecek değişikliğin dava neticesini etkileyebilecek nitelikte olduğu, henüz yargılama aşaması devam ediyor olsa da ihtiyati tedbir kararı verebilmek için yaklaşık ispata yarar bilgi, belge ve delillerin dosyada yer aldığına kanaat getirilmekle davacıların ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; talep konusu kooperatif üyeliğinin tespitine yönelik olmakla, dava sürecinde herhangi bir değişikliğin dava neticesini etkileyici mahiyette olacağı gözetilerek davalı kooperatif üyeliğinin davalı ... adına kayıtlı olması halinde 10.000,00-TL teminat mukabilinde dava konusu kooperatif üyeliğinin dava dışı 3. kişilere devrinin yasaklanması, satılmaması, tasarrufta bulunulmaması ve temlikinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, davacı vekili tarafından teminat yatırıldığı takdirde ...........Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve davalı kooperatife işbu ihtiyati tedbir kararının derhal bildirilmesine..." karar verildiği görülmüştür.Davalı ... vekili █████/2025 tarihli cevap ve ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde; davada hukuki yararın bulunmadığını, davacıların ortak olmaması nedeni ile müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, inançlı işlem iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kooperatif hukuku prosedürü işletmeyen davacıların hak sahibi olamayacağını, yasal prosedür izlenmeden sadece fiili kullanım veya ödeme iddiasıyla kooperatif ortaklığı talep edilmesinin kooperatifler mevzuatına aykırı olduğunu, kooperatif üyeliğinin yapı kooperatifinde bir taşınmaz edinilmesine dair olduğunu, davanın yazılı delille ispatı gerektiğini, HMK m.389 gereği ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, davanın eda değil tespit davası olduğunu, davacıların nihayetinde tazminat ya da hisse bedeli talep etme imkanına sahip olduklarını, tedbirin ölçüsüz ve orantısız olduğunu, teminatın yetersiz olduğunu belirterek, davanın reddini ve ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne karar verilmesini savunmuştur.Mahkemenin .............tarihli duruşmada değerlendirilen (İSTİNAF EDİLEN) ............ tarihli gerekçeli ara kararı ile; "...ihtiyati tedbirin iş bu aşamada verilmesine dair mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından bahsedilemeyeceğinin anlaşılması, davalı tarafın ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata ilişkin itirazının yerinde bulunması, davanın yargılama gerektirmesi nedeni ile ihtiyati tedbire itirazın kabulüne; Mahkememizin ............... tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararının KALDIRILMASINA..." karar verildiği görülmüştür.C-DELİLLER
: .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. E. sayılı derdest dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının itiraz üzerine kaldırılmasına dair .................. tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.D-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacılar vekilinin sunduğu ....... tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun, kooperatif üyeliğinin ve buna bağlı işyeri kullanım hakkının tespiti olup, davalının dava devam ederken fiilen kullanılan bağımsız bölümleri 3.kişilere kiralamaya başlayıp, tasarruflarını artırdığını, kooperatif payının ve buna bağlı kullanım haklarının üçüncü kişilere devredildiği veya uzun süreli kiraya verildiği takdirde, davanın sonunda verilecek tespit kararının fiilen uygulanamaz hale geleceğini, bu durumun HMK'nın 389/1’deki "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkânsız hâle gelmesi" tehlikesinin açık göstergesi olduğunu, tespit davasının ihtiyati tedbire engel olmadığını, Mahkeme kararında zımnen "tespit davasında tedbir ölçüsüzdür" denildiğini, içtihatlarda, mülkiyet, ortaklık, pay, üyelik ve ayni hakka bağlı fiili kullanımın korunması için tespit davalarında da ihtiyati tedbir verilebileceğinin kabul edildiğini,Burada ihtiyati tedbirin, eda hükmü yaratmadan yalnızca mevcut durumun korunmasını amaçlayıp ölçülü olduğunu, davalıyı hakkından yoksun bırakmadığını, tedbirin davalının kooperatif ortaklığını sona erdirmeyip sadece üçüncü kişilere devir ve kiralama yoluyla uyuşmazlık konusunu bertarafını engellediğini, bu yönüyle tedbirin orantılı olup, davalının mülkiyet hakkını zedelemediğini, teminat miktarının mahkemenin takdirinde olup, 10.000 TL teminatın yeterli olduğunu,Dosyada ortak çalışma döneminde ortak sermaye oluşumu, paylaşım sırasında diğer mallar bölüşülmüşken kooperatif hissesi bölünemediğinden davalı üzerinde bırakılması, davacı ...’ın faaliyet belgesi alarak kooperatif ortaklığı şartlarını yerine getirmesi birlikte değerlendirildiğinde; kuvvetli haklılık karinesi oluşup bu karinenin ihtiyati tedbir için yeterli olup kesin ispat aranmayacağını belirterek, Mahkemenin ............tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, .............tarihli ihtiyati tedbir kararının aynen veya gerektiğinde genişletilerek yeniden tesisine, dava konusu kooperatif hissesinin ve buna bağlı işyeri kullanım haklarının üçüncü kişilere devrinin ve kiralanmasının dava sonuna kadar tedbiren yasaklanmasını talep etmiştir.E-) İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, davalı kooperatif nezdindeki davalı adına kayıtlı kooperatif hissesinin davacı ve davalılar adına ortak tescili, olmazsa davacılar adına 1/3'er pay ile tespiti ile davalı hisselerine ilişkin alanların üçüncü kişilere kiralanmasının veya devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması, olmazsa "davalıdır" şerhi konularak kooperatif nezdinde davalının tek taraflı işlem yapmasının tedbiren durdurulması talebine ilişkindir.Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk derece mahkemesinin inceleme konusu ara karar başlığında, davacı asiller ve davalı asilin TC noları, davalı Kooperatifin vergi yada mersis nosunun yazılmaması, HMK'nın 391.maddesine aykırı ise de belirtilen eksikliklerin mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan, anılan husus eleştirilmekle yetinilmiştir.İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Davacılar vekili tarafların akraba olup 2003-2015 yılları arasında birlikte toptan hurdacılık alım-satımı yaptıklarını, kazanç ve giderlerin ortak keseden yapıldığını, davalı Kooperatifin kuruluş sözleşmesinde hissenin sadece aktif hurdacılık yapan ve vergi kaydı bulunan kişilere verildiğinden davalı ... adına tecili yapılsa da bedelin ortak kazançtan ödendiğini, ortaklık 2016'da sona erince menkul ve gayrimenkuller paylaşılsa da kooperatif hisseleri bölünemez olduğundan davalı üzerinde emanet bırakıldığını, davacı ...'ın 2024 yılında hurdacılık belgesini 2024'de alsa da davalının hisseyi devretmediğini belirterek, davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile taraflar adına ortak tescili, mümkün olmazsa kooperatif ortaklığının davacılar adına 1/3'er hisse ile tespitini ve belirtilen ihtiyati tedbirleri talep etmiş, Mahkemece ilk olarak █████/2025 tarihinde tedbir talebinin kabulü ile kooperatif üyeliğinin dava dışı 3. kişilere devrinin yasaklanması, satılmaması, tasarrufta bulunulmaması ve temlikinin önlenmesine karar verilmiş, davalı ise buna itirazında kooperatifler hukukuna uygun üyelik prosedürünü işletmeden üyelik tescilinin mümkün olmadığını, sonucunda davacıların ancak bedel ve tazminat talep edebileceklerinden ihtiyati tedbirinin hukuka uygun olmadığını savunmuş, Mahkemece ..........tarihli gerekçeli ara karar ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından bahsedilemeyeceği, davalının ihtiyati tedbir şartlarına ve teminata ilişkin itirazının yerinde olması sebebiyle ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına hükmedilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Uyuşmazlık, davalı Kooperatif bünyesindeki davalı hissesinin davacılar adına tescili yada taraflar adına 1/3'er pay ile tescili davasında davalının tasarruflarını kısıtlar mahiyette ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik İDM kararının isabetli olup olmadığı noktasındadır. ...............Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ............ tarihli yazısında; "İlgide kayıtlı yazınıza istinaden yapılan dosya incelemesinde ...............HURDACILAR SİTESİ TOPLU İŞYERİ YAPI KOOPERATİFİ'nin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu md.8'e göre kooperatif ortaklığı, kooperatifin yönetim kurulunca onaylandığı ve ticaret sicilinden tescil edilmediğinden ortaklar üzerine herhangi bir tedbir uygulanamamaktadır.İlgili kararın gereği için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde KOOPBİS üzerinden sorulması hususu bilgilerinize arz olunur." denildiği görülmüştür.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8.maddesi "(Değişik: 6/███████ - 3476/2 md.) Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. (Ek cümle:█████/2021-7339/1 md.) Yönetim kurulu başvuruyu bir ay içinde sonuçlandırır ve başvuru sahibine kararı taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında tebliğ eder. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır.Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır." hükmünü, "Ortaklık payları, şahsi alacaklılar" başlıklı 19.maddesinde; "Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Anasözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir." hükmünü içermektedir.6100 sayılı HMK'nın 389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK'nın 390/1.maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.", HMK'nın 390/3. maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'', HMK'nın 391/1. maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini, keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir (m. 390/3). Yani, ispatı gereken hususların tam olarak değil; kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir...yaklaşık ispat ispatsızlık veya sadece talepte bulunanın beyanlarıyla yetinileceği anlamına gelmemektedir. Talep eden, ispat ölçüsü düşürülmüş olsa dahi, bir ispat faaliyetinde bulunmak, bu çerçevede delillere dayanmak ve tam olmasa da iddia ettiği hususların gerçekliğini kuvvetle muhtemel olduğunu gösterecek şekilde ispat etmek durumundadır. Şu halde, ispat ölçüsünün düşürülmesi, tedbirin koşullarının, özellikle tedbire esas olan hakkın hüküm altına alınabilmesi için maddi hukuk kurallarında öngörülen koşul vakıaların bir kısmının incelenmeyeceği ya da üstün körü inceleneceği anlamına gelmemektedir. Zira ispat ölçüsü, incelemenin kapsamına değil, hakimdeki usuli kanaatin derecesine ilişkindir... Şüphesiz, talep eden bir ispat faaliyetinde bulunmuşsa bunu tam ispat seviyesinde aramamak gerekir; fakat tamamen ispatsız veya delile dayanmayan bir faaliyet de afaki tehlike olgusuna dayanılarak yeterli kabul edilemez.Dosya kapsamı incelendiğinde; davanın niteliği ile davacı talebindeki hususların yargılamayı gerektirdiği, sunulan delil ve belgelerin bu aşamada yaklaşık ispatı sağlamaya elverişli olmadığından ihtiyati tedbire ilişkin koşulların bu aşamada bulunmadığı, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik kararın isabetli olduğu anlaşılmış olup, davacılar vekilinin bu yönlü istinafı yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına itiraz eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davacı vekilinin...............Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............. E. sayılı derdest dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-) İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına,3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,7-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026BaşkanE-imzaÜyeE-imzaÜyeE-imzaKatipE-imza* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*