Anahtar kelimeler: Formen Cezayirde Haftanın Yılda Haftada Ayında Yedi Yıla Saatleri Gece

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 17.04.2019Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.02.2012-01.03.2016 tarihleri arasında davalı işverenin Cezayir'de kurulu işyerinde formen olarak çalıştığını, müvekkilinin işe başladığı tarihten son bir yıla kadar iki haftada bir hafta tatili kullandırılmak suretiyle 07.30-22.30 saatleri arasında, son bir yılda ise haftanın yedi günü 07.30-23.30 saatleri arasında çalıştırıldığını, çalışma döneminin son üç ayında gece yarısından sonra tekrar işyerine çağrılarak üç dört saat daha fazladan çalıştırıldığını, dinî bayramlarda iki gün ile yılbaşı haricindeki diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam edildiğini; ancak söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının 03.06.2016 tarihli ibraname ile işverenini ibra ettiğini, davacının tüm alacaklarının kendisine ödendiğini, aylık 2.000,00 Euro olarak kararlaştırılan ücretin davacının tüm çalışmalarını kapsadığını, davacının çalışma koşullarına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça alacaklara yürütülmesi talep edilen faizin oranı ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul 23. İş Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 23.02.2012-01.03.2016 tarihleri arasında 4 yıl 7 gün süreyle formen olarak çalıştığı, son ücretinin brüt 2.000,00 Euro olduğu, tanık beyanları ile davacının fazla çalışma yaptığı, bir kısım hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yaptığı hususunun sabit olduğu; ancak söz konusu çalışmaların karşılığının davalı işveren tarafından ödendiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle ilgili alacaklar hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİstanbul 23. İş Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli kararı ile; davalı tanığının davacı tanıklarının beyanlarını destekler mahiyetteki açıklamaları dikkate alındığında davacı tanık beyanlarına itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen yurt dışı iş sözleşmesinde fazla çalışmaların aylık ücrete dâhil olduğuna ilişkin herhangi bir sözleşme hükmü bulunmadığı, ayrıca davacı imzasını içerir bilgi formunda da bu yönde açık bir düzenlemenin yer almadığı hususu dikkate alındığında davalı tarafın istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi yerinde ise de ıslah dilekçesinin davalı vekiline 11.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ıslaha karşı yasal iki haftalık def'i süresi 25.11.2020 tarihinde dolmasına rağmen davalı vekili tarafından 26.11.2020 tarihinde sunulan dilekçe ile ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü dikkate alındığında süresi içerisinde ileri sürülmeyen ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmasının hatalı olduğu; ayrıca 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/ 14... /16 hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin İlk Derece Mahkemesince haksız çıkan taraftan tahsiline karar verilmemesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı ile davalı işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin eki niteliğindeki bilgilendirme formu içeriği dikkate alındığında davacının haftalık çalışmasının 48 saat (6x8=48) olduğu ve ücretin de buna göre belirlendiği, Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre yıllık 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükmün geçerli kabul edilmesi gerektiği; buna göre haftalık 3 saat fazla çalışma ücrete dâhil olduğundan, fazla çalışma alacağının haftalık 48 saatin üzerindeki çalışma bakımından hesaplanması gerekirken bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca haftalık 48 saatin üzerindeki çalışma bakımından fazla çalışma ücretine hak kazanıldığının kabulü ile resen yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Dava ve ıslah zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerektiğini,2. Davalı aleyhine davası olan davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibarla alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,3. Davacının ücretinin sözleşme ile her nevi çalışmayı kapsar şekilde belirlendiğini, buna rağmen fazla çalışma ücreti alacağının kabulünün hatalı olduğunu,4. Alacaklara %50'den az olmamak üzere indirim uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması ve miktarına ilişkindir.1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizin 09.12.2024 tarihli bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın hüküm fıkrasında, istinaf incelemesi yapılmışcasına "1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, davalı tarafın istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 ve 355. maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi KARARININ KALDIRILMASINA," şeklinde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, davalı tarafın istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 ve 355. maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi KARARININ KALDIRILMASINA," şeklindeki (1) numaralı bendin hükümden tamamen çıkartılması ve devam eden bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.