Anahtar kelimeler: Samimi Zamanı Açılarak İnceleyen İstikrarlı Evresinde Sayı Süreç Mardin Dosyayı

YARGITAY DAİRESİ
: 9. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ağır CezaSAYISI
: 109-68I. HUKUKÎ SÜREÇNitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.02.2018 tarihli ve 442-54 sayılı hükmün, mağdure ve katılan vekilleri ile Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 02.10.2019 tarih ve 844-999 sayı ile; istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da mağdure ve katılan vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 26.01.2021 tarih ve 2935-475 sayı ile; "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi anlatımları, her ne kadar kovuşturma evresinde ifadelerini değiştirmiş olsalar da tanıklar ..., ... ile ...’in savcılıkça sıcağı sıcağına alınan ve mağdurenin beyanlarını teyit eden yeminli ifadeleri, Mardin Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 10.05.2017, 11.05.2017 tarihli adli raporlarda mağdurenin 10.05.2017 günlü muayenesine göre, sağ kol dirsek büklümü lateral yüzde 3x4 cm kırmızı ekimoz, sağ uyluk dış yanda orta hatta 2x3 cm ekimoz, sol uyluk dış yanda 1,5x2 cm ekimoz olduğu, yapılan genital muayenesinde hymen dış kısımda aktif kanama olduğu, hymen duvarının yırtığa bağlı inflamasyon nedeniyle şiş görünümde olduğu, saat kadranına göre 2 hizasında kaideye varan derin akut kanamalı yırtık görüldüğü, saat 10 hizasında hymen duvarında kırmızı renkte ekimoz görüldüğü ve saptanan bulguların mağdurenin olduğunu ifade ettiği vajinal yoldan organ sokma suretiyle cinsel ilişki hikayesiyle uyumlu bulunduğunun belirtilmesi, dosyada mevcut mağdurenin Devlet Hastanesi ile polis merkezi ve Asayiş Şube Müdürlüğünde adli işlemler yapılırken bulunduğu anlara ilişkin kamera kayıtlarından sanığın meslektaşları ve arkadaşları olan birtakım kişilerin mağdureyi nasıl ifade vereceği konusunda yönlendirmeye çalıştıklarının görülmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında ilk derece mahkemesi tarafından sanığın, olay gecesi evde birlikte alkol aldığı yirmi bir yaşındaki mağdureye zorla nitelikli cinsel saldırıda bulunduğunun sabit olduğu gözetilerek müsnet suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesince 17.02.2022 tarih ve 109-68 sayı ile; "Mağdurun Yargıtay ilgili dairesinin bozma kararı sonrası mahkememize vermiş olduğu 01.06.2021 kayıt tarihli dilekçesinde özetle; ilişkiye kendi rıza ve isteği ile girdiğini, yarı yolda bırakılıp kullanıldığını düşünerek yaşanan olaydan bir gün sonra sanıktan şikayetçi olduğunu, sanığın polis olduğu için ... Barosuna bağlı avukatlar tarafından kendisinin kullanıldığı ve sürecin manipule edilerek bu noktaya taşındığını belirterek yüce mahkemeden özrünü istediği ve sanık hakkında gerçek olmayan beyanlarda bulunduğunu ikrar ettiği, anlaşılmıştır.Dosyanın bütün halinde incelenmesi ve Yargıtay ilgili dairesinin bozma kararı sonrası sanığın suça konu eylemi bakımından yapılan değerlendirmede;09.05.2017 tarihinde Mardin ilinde özel harekat polisi olarak görev yapan sanık ...'nın, sosyal medya üzerinden tanıştığı mağdura mesaj atarak kendisiyle arkadaş olmak istediğini belirttiği, dosya kapsamı mesaj içerikleri çerçevesinde mağdur ile buluşmaya karar verdikleri ve ... isimli cafede buluştukları, kafede sohbet ettikleri bu sırada alkol konusunun açıldığı, daha sonra sanıkla beraber alkol almaya karar verdikleri, bu sırada mağdurun ev arkadaşı olan tanık ...'e mesaj atarak, dolaptaki içki şişesi ile birkaç plastik bardak alıp aşağıya inmesini söylediği, tanık ...'in de söz konusu içkiyi ve bardakları aşağıda arabada bekleyen mağdura verdiği, (tanık ...'in beyanı çerçevesinde bu sırada araçta sanık ve Mağdurun bulunduğunu belirtmiştir.) daha sonra tanığın tekrar yukarı çıktığı bir saat sonra mağdurun tanık ...'e kendisini de alacaklarını söylediği ve aşağıya inmesini söylediği, bunun üzerine tanık ...'in de sanık ile mağdurun bulunduğu araca bindiği, daha sonra mağdurun yolda biraz daha içki almaları gerektiğini söylediği, içki almadan önce biraz ilerledikten sonra yolda sanığın ev arkadaşı olan tanık ...'yi araca aldıkları, yoldan içki alarak sanık ...'ın evine gittikleri, evde bulunan dört kişinin alkol almaya devam ettiği, sanığın mağduru ve ev arkadaşı olan ...'i eve bırakmayı teklif ettiği ancak mağdurun da sanığın evinde kalacaklarını belirttiği ve rahat bir şeyler giymek için sanıktan giysi istediği, mağdurun sanığa ait tişörtü (çevik kuvvet tişörtünü) ve şortu giyindikten sonra bir süre daha alkol aldıkları, mağdurun sanığa artık yeter odamıza geçelim dediği ve sanık ile mağdurun odaya geçtiği, tanıklar ... ile ...'nin de salonda kaldığı, sanığın bu sırada sanık ile mağdurun rızası ile birlikte oldukları (her ne kadar mağdur, odaya girdikleri esnada sanığın şortunun içerisinde silahının olduğunu fark ettiğini, sanığın silahını çıkarıp silahının kenarı ile dirseğine vurduğu ve kendisini zorla yatağa yatırdığını ve zorla kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini belirtmiş ise de, mağdurun alkol aldıktan sonra rahat bir şeyler giymek istediğine ilişkin tanık beyanı yine mağdurun üzerini değiştirmek amacıyla odaya girdikleri sırada sanık ile birbirlerine sarıldıklarına ilişkin beyanı, benzer şekilde sanık ile alkol aldıktan sonra sanığın kendisini eve bırakmayı teklif etmesine rağmen sanığın evinde kalacağını belirtmiş olması göz önüne alındığında, mevcut durum çerçevesinde sanığın silahını çıkararak tehdit etmesinin ve silahını şortunda taşımasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirilerek bu beyana mahkememizce itibar edilmemiş ve mağdurun rıza ile ilişkiye girdiği kabul edilmiştir.) olayın devamında,Tanık ... ve ...nin beyanları değerlendirildiğinde, mağdurun 15-20 dakika sonra odadan dışarıya çıktığı ve tanık ... ile konuştuktan sonra aşağıya indiği(binanın dışına bahçeye çıktığı), sonra tanıklar ve sanığın da aşağıya indiği, tanıkların beyanları çerçevesinde mağdurun aşağıda bacak bacak üstüne atmış şekilde sigara içtiğini gördükleri, sanığın mağdura rahatsız isen seni hastaneye götüreyim şeklinde söylediği ancak, mağdurun bunu kabul etmediği ve sanık ile arabada görüşmek istediğini söylediği, sanık ile mağdurun sanığa ait araca geçtikleri ve burada 3-5 dakika görüştükleri, daha sonra tanıkların yanına geldikleri ve dört kişinin birlikte yukarıya eve çıktığı, yukarıda biraz oturduktan sonra mağdure ile sanığın tekrar odaya geçtiği, bu sırada da mağdurun rızası ile birlikte oldukları (her ne kadar mağdur, bu hususa ilişkin olarak arabada sanık ile konuştuk. Bana 'seninle evleneceğim' dedi. Beni ikna etti. Sonra tekrar yukarı çıktık. Beni tekrar odasına aldı. Orada ikinci kez bana tecavüz etti. Ben yine bağıramadım. şeklinde belirtmiş ise de mağdur ile sanığın önceye dayalı ilişkilerinin bulunmadığı ve sevgili olmadıkları, mağdur ile sanığın ilk defa olay akşamında kafede buluştuğu dikkate alındığında bir kaç saat önce tanıdığı bir şahıs ile evlenmesinin ve evleneceklerine ilişkin vaadi çerçevesinde ikna olarak yukarıya çıkmasının ve bu durumun akabinde de sanığın yine tecavüz etmesinin hayatın olağan akışına ve olay örgüsüne uygun olmadığı değerlendirilerek mağdurun bu beyanına da mahkememizce itibar edilmemiş, mağdurun ikinci defa birlikte olduklarında da rıza ile ilişkiye girdiği kabul edilmiştir.)Tanık ... ve ...'in, mağdur ile sanığın odadan ikinci defa çıkmalarına ilişkin beyanının değerlendirilmesinde, 10-15 dakika sonra mağdurun odadan çıktığı ve tanık ... ile aşağıya indiği, kapıdan çıkarken mağdurun sanığa 'ya benim istediğim miktarı verirsin ya da şikayetçi olurum' dediği, sanığın da bu hususu kabul etmediği, mağdur ile sanığın odada bulunduğu sırada tanıkların herhangi bir bağırma sesi veya yardım çığlığı duymadığı, kapıdan çıkarken mağdurun asansöre binmeden merdivenden aşağıya indiği, biraz sonra tanık ...in de indiği, evden biraz uzaklaşıp yol üzerindeki otelin önünde mağdurun polisi aradığı, 4-5 dakika bekledikten sonra polislerin geldiği, arabayla mağduru hastaneye götürdükleri,Mardin Devlet Hastanesi'ne getirilen mağdurun kamera görüntüleri çerçevesinde hareketleri incelendiğinde, kendisine müdahale edilmek istendiği sırada mağdurun sinirlenerek serum taktırmadığı, kendisini muayene ettirmediği ve özellikle belirtilmesine rağmen genital muayeneyi kabul etmediği, hastaneden dışarı çıktığı, tanık beyanı çerçevesinde hastaneden dışarı çıkarken hastane kapısında mağdurun ben ona göstereceğim şeklinde bağırmaya devam ettiği, aynı akşamın devamında mağdurun sabaha doğru saat 06:40 da kollukta verdiği beyanında, sanığın evine kendi rızası ile gittiğini birlikte alkol alıp eğlendiklerini sonra aralarında sebepsiz yere tartışma çıktığını ve evden ayrıldığını, sanığın kendisine yönelik herhangi bir cinsel saldırısının bulunmadığını ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, her ne kadar daha sonraki beyanlarında bu beyanı baskı altında verdiğini belirtmiş ise de katılanın kolluk beyanının avukat huzurunda alınması ve katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanında 'Ben kendim şikayetçi olmak amacıyla gitmemiştim. Polisler beni götürdü' ve 'kızlık zarımı diktirselerdi yine şikayetçi olmayacaktım' şeklindeki beyanları dikkate alındığında baskı yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, anlaşılmıştır.Diğer taraftan, mağdurun beyanlarının soruşturma aşamasında alınan ilk beyanı ile birçok açıdan çelişki oluşturduğu, bu bağlamda soruşturma aşamasında olayın hemen sonrasında sabaha doğru saat 06:40 da kollukta verdiği beyanında sanığın evine kendi rızası ile gittiğini birlikte alkol alıp eğlendiklerini sonra aralarında sebepsiz yere tartışma çıktığını ve evden ayrıldığını, sanığın kendisine yönelik herhangi bir cinsel saldırısının bulunmadığını ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, her ne kadar daha sonraki beyanlarında bu beyanı baskı altında verdiğini belirtmiş ise de kolluk beyanının avukat huzurunda alınması ve kovuşturma aşamasındaki beyanında 'Ben kendim şikayetçi olmak amacıyla gitmemiştim. Polisler beni götürdü' ve 'kızlık zarımı diktirselerdi yine şikayetçi olmayacaktım' şeklindeki beyanları dikkate alındığında baskı yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, yine savcılık beyanında sanık itekleyince kolunu pencere mermerine vurduğunu beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında daha önceden hiç bahsetmediği bir silahtan bahsederek sanığın kendisine silahla vurduğunu ve o şekilde yaralandığını beyan ettiği, ancak sanığın evinde bulunup alkol aldıkları bir durumda, sanığın tabancasını şortunun içine koyması ve mağduru korkutmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, değerlendirilmiştir.Ayrıca, sanığın savunmasında
: '...Bende mağdurenin rızası ile mağdure ile cinsel ilişkiye girdim Ancak daha sonra burnuma kötü ber koku geldi. Işığı açıp yatağa baktığımda kan lekesi gördüm. Mağdure bana 'ben kızdım, kızlığımı bozdun, artık bana para verirsin, kızlığımı diktiririm' diyerek alaycı bir şekilde benimle konuşmaya başladı. Ben 'sen hastasın dedim' Çünkü iç çamaşırının içinde ped görmüştüm...' şeklinde ifade ettiği, olay yerine ilişkin düzenlenen inceleme tutanağı eki fotoğraflarda 1 numaralı delilde mağdura ait mor renkte iç çamaşırının bulunduğu, bu çamaşır içerisinde 'ped' olduğunun görüldüğü, bu hususun da sanığın savunmasını doğrular mahiyette olduğu anlaşılmıştır.Mağdurun savcılıktaki beyanında kan görünce banyoda bayıldığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında bayılmadan hiç bahsetmediği ve direk aşağıya indiğini söylediği, öte yandan mağdurun beyanlarının kendi içerisinde dahi tutarlı olmadığı sanığın kendisi ile zorla ilişkiye girdiğini beyan etmesine rağmen sanığın evinde sanığın şortunu giyecek kadar rahat davranmasının, sanığın kendisini çağırır çağırmaz hiç tereddüt etmeden yatak odasına gitmesinin, diğer odada arkadaşı ... ile polis memuru ... olmasına rağmen cinsel saldırıya uğradığında bunlardan yardım istememesi ve olayı bu kişilere anlatmamasının, iddia ettiği ilk cinsel saldırıdan sonra aşağıya indikten sonra çevreden bir yardım isteme veya yetkili makamlara haber verme ya da kaçma imkanı bulunmasına rağmen, kapının önünde oturup sigara içmesi daha sonra tekrar cinsel saldırıya uğradığını iddia ettiği eve kendi rızasıyla çıkması ve hiç bir şey olmamış gibi tekrar sanığın yatak odasına geçmesinin tutarlı olmadığı dikkate alınarak, mağdurun rızası ile cinsel ilişkiye girdiği," şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm sanığın beraatine karar verilmiştir.Direnme kararına konu bu hükmün de katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve 58416 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 04.07.2024 tarih ve 1209-6824 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUNÖzel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı nitelikli cinsel saldırı suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Yerel Mahkeme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLERİncelenen dosya kapsamından;Bozmadan sonra yapılan yargılamada mağdurenin 01.06.2022 tarihinde sunduğu dilekçede; kendisini evlilik vaadiyle kandırıp destek olacağını söyleyen sanıktan her ne kadar şikâyetçi olmuş ise de şikâyetini bahsetmiş olduğu husumet nedeniyle yaptığını, sanıkla birlikte olduğu tarihte sanığın nişanlı olduğunu ve evleneceğini öğrenmesi nedeniyle kendi rızası ve isteğiyle sanıkla ilişkiye girmiş olsa da yarı yolda bırakılıp kullanıldığı düşüncesiyle o anki ruh hâliyle yaşanan olaydan sonraki gün sanıktan şikâyetçi olduğunu, daha sonra sanığın polis olması nedeniyle ... Barosunun kendisini kullanıp manipüle ederek süreci buraya taşıdıklarını, mahkemeden özrünün kabul edilmesini, kötü bir süreçten geçtikleri için sanıktan helallik istediğini, anlatmış olduğu ve açıklamaya çalıştığı hususların tamamının kendi rızasıyla verdiği gerçek beyanı olduğunu belirttiği,01.07.2022 tarihli duruşmada; mağdurenin "Bozma kararına bir diyeceğim yoktur. Dilekçemi aynen tekrar ederim. Ben Yargıtay'ın dosyayı bozduğunu bilmiyordum. O sebeple dilekçemi geç verdim." şeklinde beyanda bulunduğu,Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün gerekçesinde katılan mağdurenin 01.06.2022 tarihli dilekçesinin özetlendiği,Gerekçeli kararda bir önceki kararda yer almayan; "Sanığın savunmasında: '...Ben de mağdurenin rızası ile mağdure ile cinsel ilişkiye girdim Ancak daha sonra burnuma kötü ber koku geldi. Işığı açıp yatağa baktığımda kan lekesi gördüm. Mağdure bana 'ben kızdım, kızlığımı bozdun, artık bana para verirsin, kızlığımı diktiririm' diyerek alaycı bir şekilde benimle konuşmaya başladı. Ben 'sen hastasın dedim' Çünkü iç çamaşırının içinde ped görmüştüm...' şeklinde ifade ettiği, olay yerine ilişkin düzenlenen inceleme tutanağı eki fotoğraflarda 1 numaralı delilde mağdura ait mor renkte iç çamaşırının bulunduğu, bu çamaşır içerisinde ped olduğunun görüldüğü, bu hususun da sanığın savunmasını doğrular mahiyette olduğu,...Mardin Devlet Hastanesi'ne getirilen mağdurun kamera görüntüleri çerçevesinde hareketleri incelendiğinde, kendisine müdahale edilmek istendiği sırada mağdurun sinirlenerek serum taktırmadığı, kendisini muayene ettirmediği ve özellikle belirtilmesine rağmen genital muayeneyi kabul etmediği, hastaneden dışarı çıktığı," şeklinde değerlendirmelere yer verildiği,Anlaşılmaktadır.IV. GEREKÇEA. Ön Sorun Konusuna İlişkin AçıklamalarCeza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.B. Somut Olayda Ön Soruna İlişkin DeğerlendirmeBozmadan sonra yapılan yargılamada direnme kararına konu hükmün gerekçesinde bir önceki hükümde yer almayan, mağdurenin hastanedeki kamera görüntülerine yansıyan hareketlerinin değerlendirilmesi, olay yerine ilişkin düzenlenen inceleme tutanağı eki fotoğraflarda (1) numaralı delilde yer alan ve mağdura ait mor renkteki pedli iç çamaşırının sanığın savunmasını doğrular mahiyette olduğuna ilişkin çıkarımda bulunulması, mağdurenin 01.07.2022 tarihli duruşmada içeriğini tekrar ettiği 01.06.2022 tarihli dilekçesinin özetlenerek direnme kararına konu hükümde yer verilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; daha önceki kararda yer almayan ve Özel Dairece de değerlendirilmeyen mağdurenin dilekçesinin yanı sıra yeni mülahazalara müsteniden değişik ve genişletilmiş gerekçelerle bozma ilamını tartışmak suretiyle verdiği beraat hükmü direnme kararı niteliğinde değildir.Özel Dairenin temyiz denetiminden geçmeyen bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın inceleme yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.Ulaşılan sonuç karşısında asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesince 17.02.2022 tarihli ve 109-68 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.