Anahtar kelimeler: Düşmek Balkonlardan Kıskançlık Balkondan Görgüsü Tartıştıkları Problemlerden Maktulenin Süredir Evli

YARGITAY DAİRESİ
: 1. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 151-16I. HUKUKÎ SÜREÇNitelikli kasten öldürme suçundan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraatine ilişkin Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.09.2015 tarihli ve 473-323 sayılı hükmün, katılan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 24.02.2020 tarih ve 1325-675 sayı ile; "...Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ile maktulün bir süredir evli oldukları, kıskançlık ve maddi problemlerden dolayı zaman zaman tartıştıkları, olay günü yine aynı sebeplerden tartışmaya başladıkları, bu tartışma sonrasında maktulün balkondan düşmek suretiyle öldüğü anlaşılan olayda; olay mahallinde sanığın, olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü olan tanık ... ve ...'nun hazır edilerek bulundukları balkonlardan maktulenin atıldığı iddia edilen balkon arası mesafenin ölçülerek, tanıkların maktulenin bulunduğu balkonu görüp göremeyecekleri, seslerini duyup duyamayacakları, maktulenin atladığı veya atıldığı iddia edilen balkondan düşme konumuna göre maktulün alt kattaki klima ünitesine çarpıp çarpmayacağı, sanık ile maktulün olay sırasındaki mevcut pozisyonları ve maktulün yerdeki konumu da dikkate alınarak fizik uzmanı bilirkişi marifetiyle, denetime elverecek şekilde keşif yapılarak tanık anlatımlarının doğruluğunun denetlenmesi, keşif sonrasında dosyanın bir bütün hâlinde Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, maktuldeki ölüme neden olan etkinin tanık ve sanık anlatımlarındaki itme, düşme, atlama veya çarpma sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.Daire Üyeleri ... ve ...; "...tanık ...'in aşamalarda değişmeyen beyanlarında maktulün balkona çıkarak duraksamadan kendisini aşağıya attığını, balkondan düşerken bir alttaki klimanın dış ünitesine çarptığını ifade etmesi karşısında sanık hakkında verilen beraat kararının hukuka uygun olduğu" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi ise 19.01.2021 tarih ve 151-16 sayı ile; "…Mahkemece doğru söylemediği yönünde kanaate varılan tanık ... dışında diğer tüm tanık anlatımlarından, sanığın başlangıçtan beri değişmeyen savunmalarından, 112 acil servisine yapılan arama dökümü içeriklerinden ve olay sonrası yapılan olay yeri inceleme raporundan ölenin intihar ettiği vicdanı kanaatine varıldığı, ölenin balkondan aşağı atlarken klima ünitesine çarpıp çarpmamasının intihar eyleminin neticesini değiştirmeyeceği," gerekçesiyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir.Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve katılanlar ..., ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2022 tarihli ve 44327 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30.01.2023 tarih ve 9290-158 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KONUSUÖzel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında verilen beraat kararının eksik inceleme ile verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;Adana Adli Tıp Grup Başkanlığının 21.10.2014 tarihli otopsi raporuna göre; kişinin ölümünün künt kafa ve genel beden travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,Adana Adli Tıp Grup Başkanlığının sanık hakkında düzenlemiş olduğu 25.08.2015 tarihli rapora göre; burunda hassasiyet ve ödem, sağ üst kolda ise ekimoz olduğu,Olaya ilişkin olarak 155 polis imdat ve 112 acil yardım hatlarına yapılan ihbarlara ilişkin görüşme kayıtlarına göre;-İhbarcı; "…Biri apartmandan düştü."-İhbarcı; "Ablacığım görürsünüz kalabalık var zaten, intihar etti çabuk diyorum lütfen."-İhbarcı; "Ablacığım çabuk apartmandan atladı."-İhbarcı; "Yaa karşı apartmanda birisi aşağıya düştü." şeklinde konuşmaların yapıldığı,Anlaşılmaktadır.Tanık ...; 24.08.2014 tarihinde saat 00.00 sıralarında balkona sigara içmek için çıktığını, beş dakika sonra bulunduğu apartmanın çaprazındaki ... Apartmanı'nın sekizinci kat balkon kapısından koşar adımlarla çıkmakta olan bir kadın gördüğünü, kadının duraksamadan balkandon atladığını, düşerken alt katta bulunan bir dairenin klimasının dış peteğine çarparak düşmeye devam ettiğini, görüş mesafesinde ağaçlar olduğu için yere düştüğü anı görmediğini ancak çıkan sesten kadının yere düştüğünü anladığını, kadının balkondan atladığı sırada peşinden atletli bir adamın geldiğini, adamın bağırmaya başladığını ve şoka girdiğini, kalabalıkla birlikte ölen kadının yanına gittiğinde bu adamın ölen kadının başında; "Allahım öldü, yetişin, daha çocuğumuz var, beni bırakamazsın, benim eşim güçlüdür, ölmedin, ambulans!" diye bağırarak ağladığını, adamı ve ölen kadını tanımadığını,Tanık ...; sanığı tanımadığını, sanığın ikamet ettiği binanın bitişiğindeki binanın onuncu katında ikamet ettiğini, olay gecesi saat 23.00 sıralarında sigara içmek için balkona çıktığını, balkonda bir erkek ile bir kadının tartıştıklarını gördüğünü, bu sırada birbirlerine fiziki müdahalede bulunmadıklarını, balkonda bir masa olduğunu ve şahısların bir şeyler içtiklerini, kadının ayakta olduğunu, biraz baktıktan sonra eve girdiğini, daha sonra sigara içmek için saat 00.00 sıralarında tekrar balkona çıktığını, aynı balkonda o sırada kimsenin bulunmadığını, ancak bir anda binanın dışına monte edilmiş klima ünitesine bir şeyin çarptığını fark ettiğini, dikkatlice baktığında bir şahsın düştüğünü gördüğünü, bu sırada evin balkonunda kimsenin olmadığını, kendisine ait telefonla 155 polis imdat hattını aradığını, polisle görüşürken erkek şahsın balkona geldiğini, yani kadının düşmesinden sonra erkeğin balkona geldiğini,Tanık ... ...; sokaklarda kâğıt toplayarak geçimini sağladığını, kendisine zaman zaman eski kıyafet ve eşya vermesi nedeniyle maktulle tanıştıklarını, sohbet ettikleri zamanlarda maktulün ailevi sorunları olduğundan bahsettiğini, olay günü de kendisini telefonla saat 22.00 sıralarında aradığını ve maktulle konuştuklarını, ancak konuştukları cep telefonu numarasını hatırlamadığını, maktulün kendisini kullanmakta olduğu telefon numarasından aramadığını, adına kayıtlı olmayan son numaraları 90 97 olan başka bir numaradan aradığını, maktulün telefonda kendisine eşi tarafından aldatıldığını söylediğini, olaydan yaklaşık bir saat önce de parkta buluşup sohbet ettiklerini, olay günü saat 23.30 sıralarında maktul, sanık ve otuz beş yaşlarında bir kişinin binaya girdiklerini gördüğünü, tahminen on dakika sonra maktulün balkonda bir erkek şahısla tartıştığını ve erkek şahsın maktulü ittiğini, maktulün tutunmaya çalıştığını ancak tutunamayıp alt kattaki klima ünitesine düştüğünü, maktul ölmeden önce Facebook'tan eşinin fotoğrafını gösterdiği için maktulü iten kişinin eşi olduğunu anladığını, o sırada bulunduğu yer itibarıyla maktulün düştüğü yeri gördüğünü, maktulün doğrudan beton zemine düştüğünü, sanığın maktulü, omuz kısmından elinin içi ile iterek düşürdüğünü, maktulü ilk düşme anından beton zemine çakıldığı ana kadar gördüğünü, yanlarında bulunan üçüncü kişinin, binanın kapısından çıkıp gittiğini,Tanık ...; olayın meydana geldiği bina ile ikamet ettiği bina arasında altmış metre mesafe olduğunu, aralarında boş bir arsanın bulunduğunu, düşme anını ve maktulün nasıl öldüğünü görmediğini, bağırtılar üzerine pencereden baktığı sırada bir erkek şahsın "Beni bırakma, çocuklarım var, seni seviyorum!" gibi sözlerle bağırdığını duyduğunu, 112 acil numarasını aradığını, olay yerinde bulunan şahısların yüzlerini hatırlamadığını, tanık ...'ı mahallede kâğıt toplarken hiç görmediğini,Tanık ...; sanığı ve maktulü şahsen tanımadığını, ancak evinin tam karşısındaki binada, maktulün evinin balkonuna çıkıp demir korkuluklardan aşağıya doğru bacağını attığını gördüğünü, bunun üzerine erkek bir şahsın içeriden koşarak gelip maktulü tuttuğunu, evinin yakın olması nedeniyle maktulü tutan şahsın duruşmada bulunan sanık olduğunu görebildiğini,İfade etmişlerdir.Sanık; eşinin intihar ettiğini, eşini balkondan ittirmediğini, olay günü babası tanık ...'un evlerinde misafir olduğunu, ölen eşi ve babası ile birlikte yemeğe gittiklerini, burada eşi ve kendisinin alkol aldığını, daha sonra üçünün birlikte evlerine döndüklerini, ... ismindeki arkadaşının kendisini telefon ile aradığını, eşinin bu telefon görüşmesinden rahatsız olduğunu ve tartışmaya başladıklarını, tartışmalarının devam etmesi üzerine babasının evden ayrıldığını, babasının ayrılmasından sonra yatak odasında eşi ile tartışmaya devam ettiklerini, eşinin kendisine eliyle vurmak istemesi üzerine kendini savunmak amacıyla eşinin iki elinden tuttuğunu, bu sırada eşinin birden burnuna kafa ile vurduğunu, kanayan burnunu silmek için banyoya geçtiğini, ayak seslerinden eşinin yatak odasından hızlı bir şekilde ayrıldığını fark ettiğini, eşinin daha önce de intihara teşebbüs ettiğini, bu nedenle ayak seslerini duyunca hızlı bir şekilde sesin geldiği tarafa yöneldiğini, eşinin balkona gittiğini anladığını, arkasında gittiğinde balkon korkuluklarında eşinin sadece parmaklarını görebildiğini, yetişemediğini, eşinin alt katlardaki bir dairenin dışında monteli olan klima dış ünitesine çarparak yere düştüğünü savunmuştur.IV. GEREKÇEA. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar ve İlgili MevzuatAyrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve 540-264 sayılı kararında açıklandığı üzere;Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür.Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - ████████ Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez.B. Somut Olayda Hukuki DeğerlendirmeEvli olan maktul ile sanığın olay gecesi tartıştıkları, bu sırada maktulün sanığı darp ederek burnundan yaraladığı, sanığın kanayan burnunu silmek üzere banyoya gittiği, maktulün ise hızlı bir şekilde balkona doğru hareketlendiği, ayak seslerini duyan sanığın ardından gitse de maktulün sekizinci kattaki balkondan atlayarak intihar ettiği Yerel Mahkemece kabul edilen olayda;Özel Daire tarafından tanıklar ... ve ...'nun bir kez daha ifadelerine başvurularak bulundukları balkonlardan maktulün atladığı ya da atıldığı iddia edilen balkon arasındaki mesafe de ölçülmek suretiyle maktulün bulunduğu balkonu görüp göremeyecekleri, herhangi bir ses duyup duyamayacakları, maktulün düşme konumuna göre alt kattaki klima ünitesine çarpmasının mümkün olup olmadığı hususlarının netleştirilmesi, sanık ile maktulün olay sırasındaki mevcut pozisyonları ile maktulün yerdeki konumu da dikkate alınarak fizik uzmanı bilirkişi marifetiyle denetime elverecek şekilde keşif icrasıyla tanık anlatımlarının doğruluğunun denetlenmesi, keşif sonrasında dosyanın kül hâlinde Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, maktulün ölümünün itme, düşme, atlama veya çarpma sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediğine dair rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de;Maktul ve sanığı tanımayan ve olay anını gören tanıklar ... ve ... aşamalarda değişmeyen ifadelerinde maktulün intihar ettiğini beyan etmişler ve söz konusu ifadeler aynı tanıkların olay anında 1 12... numaralı hatları arayarak intihar olayını bildirdiklerine dair kayıtlarla da desteklenmiştir. Buna karşılık olaydan dört ay sonra ortaya çıkan ve sanığın maktulü iterek balkondan aşağı attığını iddia eden tanık ...'ın maktulü tanıdığına, olaydan önce maktulle telefonda görüştüklerine ve olay anını gördüğüne dair anlatımları, maktulün olaydan önce tanık ...'ın kullandığını iddia ettiği numaraları aradığına dair bir tespitin bulunmaması ve keşif sırasında maktulün evini ilk aşamada net olarak gösterememiş olması sebebiyle bertaraf edilmiştir. İstikrar gösteren sanık savunmalarının tanık beyanları ile doğrulanmış olması ile tanık ...'in maktulün daha önce de balkondan atlamaya çalışarak intihar etmesinin sanık tarafından engellendiğine dair beyanı kül hâlinde değerlendirildiğinde; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi sebebiyle dosya kapsamı itibarıyla araştırılması gereken herhangi bir husus bulunmadığının ve eksik araştırmayla hüküm kurulmadığının kabulü gerekmektedir.Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme gerekçesinin isabetli olduğuna ve direnme kararına konu beraat hükmünün onanmasına karar verilmelidir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 151-16 sayılı direnme kararına konu hükmündeki gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA, usul ve kanuna uygun bulunan söz konusu hükmün ONANMASINA,2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.