Anahtar kelimeler: Butlana Milyon Kambiyo Aya Mahsus İpotek Mutlak Gayrimenkulünde Senet Senetlerinden

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkili ---------- aleyhine, davalı şirket tarafından her iki senet için ayrı ayrı olmak üzere------ İcra Dairesi'nin ------- E. sayılı dosyası ve ---------İcra Dairesi'nin ---------- E. sayılı dosyaları üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacı ile davalı şirket arasında mutlak butlana tabi olan ve yargılaması "---------E. Sayılı dosyası ile yargılaması ve devam eden Avukatlık Kanunu Madde 35/A'ya hazırlandığı iddia edilen bir tutanak olduğunu, işbu tutanak gereği davacı, davalı lehine 2 adet gayrimenkulünde 10 milyon bedelli ipotek tesisi gerçekleştirecek, ipotek tesis edilinceye kadar da davaya konu yine aynı bedelle 5+5 milyonluk toplam 10 milyon türk lirası bedelli 2 adet kambiyo vasfına da haiz olmadığını düşündükleri senet vereceğini, senetlerin ifa uğruna, ipotek tesisine kadar verilen senetler olduğunu, müvekkili davacının senetleri davalıya verdiğini, ardından yine senet bedelleri kadar ipoteği düzenlenen tutanak gereği davalı lehine gayrimenkulleri üzerinde tesis ettiğini, yine davalı, davacı ve bir takım üçüncü kişilere karşı açmış olduğu davaya istinaden davacının tüm malvarlığı için--------- Değişik İş dosyası ile ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, ardından taraflarınca “davacı tarafından lehinize ipotek tesis edildi, "bedelsiz" olan senetleri iade edin” diyerek davalıya bir ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtarnameyi dikkate almadığını ve senetleri iade de etmediğini, müvekkilinin içinde bulunduğu mali durum, yargılama harç ve giderleri ile ihtiyati tedbir için talep edilecek teminatı karşılamasına imkân vermediğini, davalının müvekkilinin tüm malvarlığı üzerinde haciz ve bloke işlemleri uyguladığını, bu durumun, müvekkilinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora düşüreceğini, HMK m. 334 uyarınca adli yardım koşulları oluştuğunu, şöyle ki --------- Asliye Hukuk Mahkemesi’ne vermiş olduğumuz dilekçeyi yine işbu dava için de talepleri doğrultusunda işbu dava için de adli yardım ve --------- İcra Dairesi'nin ---------- E. Sayılı dosyası için teminattan muaf tedbir taleplerini tekrarladıklarını, öncelikle, müvekkilinin tüm malvarlığının hacizli olması ve ödeme gücünün bulunmaması, bu durumun -------- E. sayılı dosyasında da kanun yolu kapalı biçimde tespit edilmiş olması nedeniyle adli yardım taleplerinin kabulüne, müvekkilinin harç, yargılama gideri ve teminat gibi tüm mali yükümlülüklerden muaf tutulmasına, yine müvekkilin tüm malvarlığının hacizli olması ve ödeme gücünün bulunmaması, bu durumun --------- E. sayılı dosyasında da kanun yolu kapalı biçimde tespit edilmiş olması nedeniyle; İhtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile --------- İcra Dairesi'nin --------- E. sayılı icra takibinin işbu dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına, davanın kabulüne, yargılama neticesinde, takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ve davaya konu senedin iadesine karar verilmesini, İ.İ.K. madde 72 gereği, davalı taraf kötü niyetli olduğundan, takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacı --------- tarafından müvekkil -------- Şirketi haksız ve mesnetsiz açılan işbu davada davacını, Müvekkil tarafından-------- İcra Dairesi ---------- E. Sayılı dosyası ile icraya konu edilen 07.03.2025 düzenleme ve 30.03.2025 vade tarihli senetten ötürü borçlu olunmadığının tespitini talep ettiğini, davacını dava dilekçesini yapay zeka motoruna yazdırdığını, hatta dilekçesinde gerçekte var olmayan anayasa kararına dayandığını, davacı taraf, dava dilekçesinde mali durumunun ödeme gücünden yoksun olduğunu iddia ederek adli yardım talebinde bulunduğunu, ancak yine aynı dilekçede davacının banka hesaplarında yaklaşık 8.000.000 TL mevduatı ve piyasa değeri yaklaşık 20.000.000 TL olan 4 adet taşınmazı bulunduğunun bizzat ikrar edildiğini, HMK m. 334 uyarınca adli yardım, ancak kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olanlara verileceğini, mevcut mal varlığı ve nakit gücü göz önüne alındığında davacının bu şartı taşımadığını, taşınmazlar üzerindeki hacizlerin, davacının mülkiyet hakkını ve bu varlıkların ekonomik değerini ortadan kaldırmadığını, bu nedenle, davacının haksız takibi geciktirme amacına hizmet eden teminatsız ihtiyati tedbir talebinin ve hukuki dayanaktan yoksun adli yardım talebinin reddi gerektiğini, dava konusu senet, davalının iddiasının aksine protokolün yahut ipoteklerin teminatı olarak verilmediğini, davacı taraf dilekçesinde senetlerin, taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca, davacının taşınmazları üzerine ipotek şerhi konulduğunda iade edilmek üzere teminat amacıyla verildiğini ileri sürmekteyse de bu iddia herhangi bir şekilide gerçeği yansıtmadığını, tarafların senetlerin, ipotek kurulana kadar teminat olarak verildiği hakkında anlaşmış olsalardı mezkur protokole buna dair bir hüküm eklememeleri düşünülemeyeceğini, ancak tarafların protokole buna dair herhangi bir hüküm eklemediklerini, senet metninde dahi buna dair bir hüküm işlemediklerini, zira senetlerin, bu ilişkinin teminatı olarak verilmediğini, senetlerin senet metninden de anlaşılacağı üzere nakden verildiğini, davacının davasının reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Davalı vekilinin dilekçe yapay zeka ile yazdırıldığı iddiasının hukuken anlamsız, ispatsız ve kötü niyetli olduğunu, ispat yükü tamamen davalı tarafa ait olan bu iddianın, hukuki tartışmayı saptırmaya, dosyanın esasından uzaklaşmaya ve yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu, gerçeği ortaya çıkarma amacı gütmek yerine bu türden şekli ve mesnetsiz iddialara başvurmak, Avukatlık Meslek Kuralları’nın gerektirdiği dürüstlük ve mesleki saygı ilkeleriyle de bağdaşmadığını, davalı vekilinin belgeyi protokol olarak nitelendirmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, dayanak alınan 35/A tutanağı mutlak butlan iddiasıyla ayrı bir davanın konusu olduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, senetlerin ifa uğruna verildiğinin açık olduğunu, senedin kambiyo vasfı olmadığını, davalının cevap dilekçesindeki haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli iddialarının reddine, duruşma günü beklenmeksizin davalının defter kayıtlarının, muhasebe kayıtlarının ve varsa davacıya davaya konu senetten dolayı yapmış ödeme dekontlarını sunmasını için ara karar oluşturulmasını ve konuyla ilgili bilirkişiye verilmesini, öncelikli olarak, ---------- E. sayılı dosyasının işbu dava için bekletici mesele sayılmasınA ve anılan dava sonuçlanıncaya kadar yargılamanın HMK m. 165 uyarınca durdurulmasına, takibe konu senetlerin çift vadeli olmaları nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadığının ve teminat senedi olduğunun tespitine, davalı tarafın kötü niyetli olduğunun kabulüyle HMK m.329 uyarınca adil bir yaptırıma hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafından sunulan dilekçenin dava dilekçesinde, "en önemli dayanak" olarak "------, --------- Başvurusu, B. No: -------, T. 20.07.2022" isimli bir karara yer vermiştir. Hukuk sistemimizde böyle bir karar olmadığını, söz konusu kararın sunulduğu paragrafta yer verilen "Bu karar, tam olarak sizin durumunuzla ilgilidir" ve "argümanınızı doğrudan destekleyen en önemli karardır" ifadeleri, bir avukatın mahkemeye hitabı değil; bir yapay zeka robotunun kullanıcısına verdiği cevabın dilekçeye kopyalanmış hali olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı tarafın işbu senetlerin protokol kapsamında verildiğine ilişkin ısrarcı tavrının anlamsız olduğunu, davacının yazılı delil başlangıcının iddiasının yersiz olduğunu, davacının zımni kabul iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının kötü niyet iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi HMK 329. Maddesinin müvekkil bakımından uygulanmasının olanağının bulunmadığını, davacının davasının reddini, davacının adli yardım talebinin reddini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi ile ihtiyati tedbir kararından rücu edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Birlaşen davada Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı şirket arasında mutlak butlana tabi olan ve yargılaması "---------E. Sayılı dosyası ile yargılaması ve devam eden Avukatlık Kanunu Madde 35/A'ya hazırlandığı iddia edilen bir tutanağın mevcut olduğunu, tutanak gereği davacı, davalı lehine 2 adet gayrimenkulünde 10 milyon bedelli ipotek tesisi gerçekleştirecek, ipotek tesis edilinceye kadar da davaya konu yine aynı bedelle 5+5 milyonluk toplam 10 milyon türk lirası bedelli 2 adet kambiyo vasfına da haiz olmadığını düşünülen senet vereceğini, bu senetler ifa uğruna, ipotek tesisine kadar verilen senetler olduğunu, müvekkil davacı senetleri davalıya vermiş, ardından yine senet bedelleri kadar ipoteği düzenlenen tutanak gereği davalı lehine gayrimenkulleri üzerinde tesis ettiğini, bu süreçte davalı, davacı ve bir takım üçüncü kişilere karşı açmış olduğu davaya istinade davacının tüm malvarlığı için --------- Değişik İş dosyası ile ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, adli yardım kararı ve ihtiyati tedbir kararı, adli yardm talebimizin haklılıklarının temeli olduğunu, davalının eylemleri, müvekkili hem hukuken hem de fiilen imkansızlık içinde bıraktığını, tüm malvarlığı, bizzat davalı tarafından bloke edildiğini, teminatın yatırılamaması, adalete erişim hakkının fiilen gaspı anlamına geldiğini, davacı müvekkil tüm gayrimenkullerindeki tapu ve banka hesaplarındaki mevduatlara "davalının yapmış olduğu hacizleri belgeleyebilecek durumda olduğunu, bu durumda yargıtay belgelenen ekonomik durumun adli yardımdan yararlanması gerektiği kanısında olduklarını, müvekkilin tüm malvarlığının hacizli olması nedeniyle adli yardım talebinin kabulüne, müvekkilin harç, yargılama gideri ve teminat gibi tüm mali yükümlülüklerden muaf tutulmasını talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacı dava dilekçesini yapay zekaya motoruna yazdırdığını, hatta dilekçesinde gerçekte var olmayan anayasa kararına dayandığını, adli yardım ve teminatsız ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu senet davalının iddiasının aksini protokolün yahut da ipoteklerin teminatı olarak verilmediğini, davacı daha önce konuya dair ihtarname keşide ettiğini ifade etmekteyse ihtarname herhangi bir şekilde müvekkile tebliğ edilmediğini, davacının tek taraflı olarak keşide etmiş olduğunu, müvekkile tebliğ edilmemiş ihtarname, senet niteliğinde olmadığından ispat noktasında dikkate alınması mümkün olmadığını, nitekim hmk'nın mezkur senede karşı senetle ispat yükümlülüğüne dair açık hükmü kapsamında, tek taraflı olarak keşide edilen ihtarnamenin bir senet olarak kabul edilemeyeceğini, davacı her ne kadar çifte vade iddiasında bulunmuşsa da işbu iddia, icra hukuk mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı buna ilişkin olarak icra hukuk mahkemesinde dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, bu kapsamda davacının davasının reddi gerektiğini talep ve beyan etmiştir. Birleşen davada davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: davalı vekilinin “dilekçe yapay zekâ ile yazdırılmıştır” iddiası hukuken anlamsız, ispatsız ve kötü niyetli olduğunu, davalı vekilinin belgeyi “protokol” olarak nitelendirmesi gerçeğe aykırı olduğunu, dayanak alınan 35/a tutanağı, mutlak butlan iddiasıyla ayrı bir davanın konusudur ve "bekletici mesele" yapılması gerektiğini, senetlerin ifa uğruna verildiği açık olduğunu, “senede karşı senetle ispat” kuralı kötü niyetli alacaklıyı korumayacağını, senedin kambiyo vasfının olmadığını, nakden kaydı gerçek dışı olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı taraf açıkça kötü niyetli olduğunu talep ve beyan etmiştir. Birleşen davara davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından sunulan dilekçenin dava dilekçesinde, "en önemli dayanak" olarak "----------, ---------- başvurusu, b. no:---------, t. 20.07.2022" isimli bir karara yer verdiğini, hukuk sistemiminde böyle bir kararın mevcut olmadığını, dava kapsamında ispat yükü davacıda olduğunu, davacı tarafın işbu senetlerin, protokol kapsamında verildiğine ilişkin ısrarcı tavrı anlamsız olduğunu, senetler protokol kapsamında verilmediğini, davacı aksini ispat ile yükümlü olduğunu, davacının yazılı delil başlangıcı iddiası yersiz olduğunu, senedin kambiyo vasfına ilişkin inceleme işbu davanın konusu olmadığını, davacının zımni kabul iddiası gerçek dışı olduğunu, davada ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacının kötü niyet iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi Hmk 329. maddesinin müvekkil bakımından uygulanmasının olanağı bulunmadığını, davacının adli yardım talebini ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ve nihai olarak davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca kambiyo senedine dayalı olarak açılmış menfi tespit davasıdır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır ve davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir (HMK m. 115/1) 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca; İş Kanununa tabi işçiler ile işverenler arasındaki iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına İş Mahkemelerinde bakılır. Dosya kapsamındaki iddia ve savunmalar ile taraflar arasında tanzim edildiği anlaşılan 28.02.2025 tarihli 1136 Sayılı Kanunun 35/A Maddesi Uyarınca Düzenlenen Uzlaşma Tutanağı incelendiğinde; davacı ---------- davalı şirkette "Genel Müdür" pozisyonunda görev yaptığı söz konusu protokolün ve takibe konu edilen senetlerin, davacının iş akdi devam ederken şirketi dolandırdığı ve 10.000.000 TL zarara uğrattığı iddialarına dayalı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim anılan tutanağın ilgili maddelerinde de davacının "geçmiş iş ilişkisinden, iş hukukundan" kaynaklı haklarından feragat ettiği açıkça hüküm altına alınmış ve taraflar arasındaki iş mahkemesi dosyalarına atıf yapılmıştır.Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere uyuşmazlığın temelinde işçi-işveren ilişkisi bulunuyorsa ve kambiyo senedi iş ilişkisi kapsamında, işçinin sorumluluğuna, zimmetine veya açığına mahsuben verilmişse (teminat senedi iddiası dâhil), senedin soyutluk (mücerretlik) ilkesi temel ilişkinin araştırılmasına engel teşkil etmez. Bu tür senetlerin bedelsizliğine ve iptaline ilişkin menfi tespit davalarında yargılama Asliye Ticaret Mahkemeleri değil, uyuşmazlığın temelindeki hukuki ilişkiyi (hizmet sözleşmesini) incelemekle görevli olan İş Mahkemeleridir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinde işçi-işveren arasındaki hizmet ilişkisinin ve bu ilişkiden doğduğu iddia edilen zararın yattığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış ve mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından asıl ve birleşen davanın usulden REDDİNE,2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. █████/2026