Anahtar kelimeler: Hasara Kasko Yükseltmiştir Poliçe Heyeti Tlye Avans Kalmak Uğradığını Kaydıyla
4. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya kasko sigortası ile sigortalı aracın 12.07.2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile hasara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 556.286,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını hesaplamanın genel şartlar esaslarına uygun yapılması gerektiğini, davaya konu kazanın köy yerinde dere yatağında meydana geldiğini ve sorumluluklarının olmadığını, %20 oranında muafiyet tenzili uygulanması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucuya ait aracın meydana gelen kaza nedeni ile hasara uğradığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı kasko sigorta poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 220.336,25 TL tazminatın 12.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile 333.771,60 TL tazminatın 12.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; poliçede aksesuarlara ve aracın off road amaçlı kullanılmasına ilişkin bir kısıtlama olmadığını, kazaya araçta yapılan değişikliğin neden olup olmadığının bilinemeyeceğini, araçta değişiklik yapılması durumunda ödeme yapılmayacağına dair sigortacı tarafından ihbarda bulunulmadığını, kast ya da ihmalin söz konusu olmadığını, muafiyet tenzili uygulanmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, kısmi dava açılmasında hukuki yararın olmadığını, hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, köy sınırlarından dere yatağında kazanın meydana geldiğini, aracın off road araç haline getirilerek bu amaç için kullanıldığını, tazminat hesabının fahiş ve genel şartlara aykırı olduğunu, rayiç bedelin yüksek belirlendiğini, %20 muafiyet indirimi uygulanması gerektiğini, hasar kalemleri ile kazanın uyumsuz olduğunu, ihbar yükümlülüğünün gerektiği şekilde yerine getirilmediğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın dere yatağına devrilmesi sonucu meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekil ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekillerinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından, sigortalı araca ek donanım (süspansiyon sistemi değişikliği) yapılıp aracın off- road aracı haline getirilmesi ve bunun da sigortacıya bildirilmeyişinin beyan yükümlülüğüne aykırılık oluşturacağı kabul edilmek suretiyle tazminattan % 40 oranında indirim yapılarak belirlenen tutarın hüküm altına alındığı, sayın çoğunluk tarafından kararın onandığı görülmektedir.
Kasko sigorta poliçesinin düzenlendiği ve riziko tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435. maddesinde sigorta sözleşmesinin yapılması sırasındaki beyan yükümlülüğü, 1439. maddesinde beyana aykırılığın yaptırımı, 1444. maddesinde sözleşme süresi içindeki değişiklikler bakımından sigortalının beyan yükümlülüğü, 1445. maddesinde bu beyan yükümlülüğüne uyulmamasının yaptırımı ve sonuçları düzenlenmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.2. ve C.3. maddelerinde de benzer yönde düzenlemeler yapılmıştır. Genel Şartların C.3.3. ve C.3.4. maddesi ile TTK'nın 1444/2. ve 1445/5. maddeleri uyarınca, sigorta ilişkisinin devamı sırasında sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıcı durumları sigortacıya bildirme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmiş ve bu yükümlülüğün ihlali halinde ise, tazminattan (proporsiyon hesabı ile) indirim yapılması ya da sigortacının tazminat ödeme borcunun ortadan kalkması ilkeleri benimsenmiştir.
Anılan tüm bu düzenlemeler gereği, sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlalinin sözleşme kurulurken mi sözleşme süresi içinde mi gerçekleştiğinin tespiti, ihlalin gerçekleştiği zamana göre bunun hukuki sonuçlarının farklı olduğu dikkate alınarak sigortalının tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerektiği açıktır.
Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacının sigortalı aracındaki süspansiyon sistemi değişikliğinin yapıldığı tarih belirlenip buna göre beyan yükümlülüğü ihlalinin gerçekleştiği zaman diliminin netleştirilmediği, bu değişikliğin rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıp artırmadığı ve bu değişiklik yapılmamış olsaydı dahi davaya konu rizikonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini irdelemeden düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiği, beyan yükümlülüğü ihlalinin sözleşme süresi içerisinde gerçekleştiği somut delillerle sabit olmadığı halde bu kabule göre karar verildiği, bu kabulle karar verilirken de mevzuat gereği yapılması gereken "proporsiyon hesabı" yaptırılmadan takdiren belirlenen %40 oranında indirimle tazminatın belirlendiği hususları dikkate alındığında, İtiraz Hakem Heyeti kararının eksik incelemeyle verildiği açıktır.
Tüm bu nedenlerle; yukarıda açıklanan biçimde gerekli tespitlerin yapılmasından sonra, araçtaki süspansiyon sistemi değişikliğinin rizikonun gerçekleşme ihtimalini artıran durum olup olmadığı ve bunun sigortacıya bildirilmeyişinin beyan yükümlülüğünü ihlal niteliği taşıyıp taşımayacağının ve ihlalin gerçekleştiği zamanın belirlenmesi, ihlalin zamanının farklı hukuki sonuçları olduğu da gözetilerek değerlendirme yapılması, sözleşme süresi içinde beyansızlık hali olduğunun tespiti halinde tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre yani proporsiyon hesabının yapılması konusunda bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!