Anahtar kelimeler: Suna Küresel Ştinde Danışmanlık Yan Müdürü Avrupa Anadolu İmza Başladıktan
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.01.2010 tarihinde davalı Şirketin yan şirketi olan ... Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.nde işe başladıktan sonra 01.07.2016 tarihinde tüm hakları ile birlikte davalı Şirkete geçirildiğini, müvekkilin davalı işyerinde küresel hizmetler genel müdürü olarak ancak imza yetkisi olmaksızın çalıştığını, Avrupa ...’suna bağlı olarak hizmet verdiğini, son ücretinin aylık 33.000,00 TL olduğunu davalının kendi operasyonel nedenlerinden dolayı davacının istifasını istediğini, kendisine 25.02.2020 tarihinde 04.02.2020 tarihinden geçerli olmak üzere bir istifa mektubu imzalatıldığını, davacıya tüm haklarının ödeneceği ifade edilmişse de hiçbir ödeme yapılmadığını, yerine bir eleman bulunamadığı beyan edilerek istifanın işleme konulmadığını, müvekkilinin karşılıklı mutabakatla çalıştırılmaya devam ettiğini, 30.04.2020 tarihinde ise davacının iş sözleşmesinin o dönem getirilen işten çıkarma yasağına rağmen sona erdirildiğini, bu yasağı aşmak adına usulsüz olarak 04.02.2020 tarihli eski istifa dilekçesinin işleme konulduğunu, karşılıklı ihtarname sürecinde, davalının gönderdiği cevapta 04.02.2020 tarihli istifanın geçerli olduğunu, arada geçen sürenin ihbar süresi olduğunu belirttiğini, ihbar süresi kullanıldığına dair hiçbir yazılı belge olmadığı gibi bir an için ihbar kullanıldığı düşünülse dahi bu sürenin 31.03.2020 tarihinde sona erdiğini, davalının işten ayrılan çalışanları için paket ödemesi yaptığını, davacının da bu ödemeye hak kazandığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti ile ... paket tazminat ödemesi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde müdür olarak çalışmakta iken hamileliğini öğrenmesi sebebiyle işten ayrılmak istediğini belirttiğini, davalı işveren tarafından davacının işten ayrılmasının istenmediğini, çalışmaya devam etmesi için kendisiyle görüşüldüğünü, fakat davacının kabul etmeyerek kendi hazırladığı el yazılı istifa dilekçesini sunduğunu, akabinde kendisi ile yapılan görüşmeler sonucunda yerine biri bulunana kadar çalışmaya devam etmesinin rica edildiğini, davacının bunu kabul ettiğini, bunun üzerine karşılıklı mutabık kalındığı üzere sekiz haftalık ihbar süresinin işletildiğini, davacının doktorunun çalışmaya devam etmesini uygun bulmaması nedeniyle kendisinin istifa talebine uygun olarak iş ilişkisinin 30.04.2020 tarihinde sona erdirildiğini, davacının yönetici olarak kendi çalışma düzenini kendisinin belirlediğini, davacının istifa etmesi nedeniyle ... paket ödemesine hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin tarihli kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; dosyada " 24... tarihinde başlamış olduğu ve küresel iş hizmetleri organizasyonu genel müdürü pozisyonundan 4 şubat 2020 tarihi itibariyle istifa ettiğimi bildiririm. İstifamın kabulüne ve gereğini arz ederim." şeklindeki 25.02.2020 tarihli dilekçenin bulunduğu, tercümesi yapılan ve dosyada bulunan " ... Nisan ortasına kadar yerel İ.K. çıkışım için hazır olmak için bonus tablomu almış olmalıydı bu yüzden ...'tan istifamın sizin tarafınızdan ne zaman yayınlanacağını paylaşmanızı isteyeceğim." ve "... doktor raporu nedeniyle bu hafta çalışmamam gerekiyor. Herhangi bir gereksinim olursa maksimum kapasitemle elimden geleni yapacağım. Son bir not olarak tüm yasal haklarım gibi nisan maaşı kullanılmayan tatil ödemesi ve ikramiye ödemesi hiçbir sorun ve gecikme olmaksızın hesabımda olmalıdır." şeklinde davacıya ait e-postaların sunulduğu, toplanan deliller, tanık beyanları, dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi ile davacının iş sözleşmesinin istifa ile sonlandırıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna çıkış kodunun Kod (...) "istifa" olarak bildirildiği, davacı tarafça irade fesadına uğratıldığının ispatlanamadığı, davacının bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamadığı, iş sözleşmesini fesheden tarafın haklı da olsa ihbar tazminatı talep edemeyeceği, ihbar tazminatı talebinin de reddi gerektiği, davacının genel müdür olarak çalıştığı, çalışma saatlerinin davacı tarafça düzenlendiği, bu nedenle fazla çalışma ücretine hak kazanamadığı, davacının ... paket bonus alacağına hak kazandığı, davalı tarafça firma politikaları ve kurallarına göre davacının bu paket alacağına hak kazanamadığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının genel müdür olarak davalı Şirketin Avrupa ...’suna bağlı olarak çalıştığı, dosya içerisinde yer alan 25.02.2020 tarihli istifa dilekçesi ile davacının genel müdür pozisyonundan 4 Şubat 2020 tarihi itibarıyla istifa ettiğinin anlaşıldığı, davacının yaptığı görevin niteliği dikkate alındığında kendi elyazısıyla istifa dilekçesi yazıp imzalayarak teslim etmesinin sonuçlarını bilebilecek konumda olduğu, istifa dilekçesini düzenlediği sırada iradesini olumsuz etkileyecek herhangi bir durum söz konusu olmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, davacının görevi dikkate alındığında mesaisini kendisi belirleyebilecek konumda olduğu, bu durumda fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağı, dosyaya sunulan davalı Şirketin firma politikaları ve kuralları belgesinin "Fesih durumunda ödemeler" başlıklı bölümünde yer alan "Sözleşmenin ... tarafından fesih durumunda ödeme koşulları İş Kanunu‘nu 4857’ye göre olacaktır. Yukarıdakine ek olarak sözleşmeleri İş Kanunu no 4857 gizlilik sözleşmesi veya bu politikanın IX maddesi-disiplin faaliyetleri-kısmında belirtilen haklı nedenler dışında kalan nedenlerden dolayı şirket tarafından feshedilen çalışanlara ... tazminatı ödenir. Bu durumda tazminat şöyle hesaplanır. nx%70aylık brüt maaş,’n’ ...’deki çalışma yıllarının sayısıdır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında somut olayda iş sözleşmesinin feshinin davacı tarafça gerçekleştirildiği, sözleşmenin davalı tarafından feshedilmemesi nedeniyle söz konusu ödeme için gereken şartların oluşmadığı, bu durumda ... paket bonus alacağının reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalının operasyonel nedenlerle davacının istifasını istediğini, 25.02.2020 tarihinde, 04.02.2020 tarihinden geçerli olmak üzere istifa dilekçesi imzalattığını, davacıya haklarının ödeneceği ifade edilmişse de ödeme yapılmadığını, yerine başka bir personel bulunamadığı gerekçesiyle istifa dilekçesi işleme konulmayarak davacının çalıştırılmaya devam edildiğini, iş sözleşmesinin o dönemde işten çıkarma yasağı olmasına rağmen 30.04.2020 tarihinde feshedilip bu yasağı aşmak için 04.02.2020 tarihli istifa dilekçesinin işleme konulduğunu,
2. Davalının ihbar süresi kullandırıldığı savunmasına göre dahi ihbar süresinin 31.03.2020 tarihinde bitmesine rağmen, davacının çalıştırılmaya devam ettiğini, bu savunmanın gerçeğe aykırı olduğunu, iş ilişkisinin geçmiş tarihli istifaya dayanılarak 30.04.2020’de sona erdirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zaten davacının ihbar süresini çalıştığına dair davacıya bildirim yapılmadığını, geçmiş tarihli istifanın hukuki geçerliliği olamayacağını,
3. İşyerinde 10 yıldan fazla kıdemi olan davacının yasal haklarını almadan işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
4. Davacının kendi çalışma saatlerini belirlemesinin söz konusu olmadığını,
5. Davacıdan 04.02.2020 tarihinde alınan istifa dilekçesinin 30.04.2020 tarihinde ihbar süresi dahi geçtikten sonra işleme konulduğunu, bu işlemin içtihatlar doğrultusunda ikale olarak değerlendirilebileceğini, davacının baskı altında ancak yasal haklarının ödenmesi şartı ile bunu kabul ettiğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ve ... paket alacaklarının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!