Anahtar kelimeler: Malının Sorguda Komşusu Devrin Meskenin Haczi Ten Hacizlerde Davalıborçlu Satıldığını

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının borçlu ...'ten alacaklarının tahsili için ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyalarıyla takip başlatıldığını, yapılan hacizlerde borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan sorguda davalı/borçlu ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mh. 16 96... parsel 1.kat 5 nolu meskenin diğer davalı ...'ya satıldığını öğrendiklerini, ...'nın ...'ün işyeri komşusu ...'nın kardeşi olup, devrin muvazaalı olduğunu ve davacıdan mal kaçırma amacını taşıdığını belirterek, bu tasarrufun iptalini ve davacıya cebri icra yoluyla haciz ve satış yetkisi tanınmasını istemiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının tamamen asılsız hiç bir hukuki dayanağı olmayan iddialar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu daireyi değerinde satın aldığını, satıcı ...'e toplam 192.000,00 TL ödediğini, resmi şekilde yaptığı bu ödemelerin 150.000,00 TL'sini ...'ün banka hesabına kendisi tarafından yapıldığını, günlük gönderim limitinin sınırlı olması sebebiyle 42.000,00 TL'lik kısmın da ...'ın banka hesabından ...'ün hesabına aktarıldığını, dava konusu satışta bir misli fark olmadığını, satışın gerçek bir satış olup satıcı/davalıyla aralarında ne bir yakınlık ne de bir ortaklık olmadığını, kaldı ki hiçbir kanunun akrabalar veya tanıdıklar arasında satışları yasaklamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptali davalarında tasarrufun, borcun doğumundan sonra yapılmış olması gerektiği, tasarruf tarihinin 20.03.2020 olduğu, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı senedin tanzim tarihinin 22.02.2020 olması nedeniyle tasarruftan önce olduğu, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı senetlerin tanzim tarihlerinin 15.04.20 20... .07.2020 olması nedeniyle tasarruf tarihinden sonra düzenlenen senetler olduğu, bu dosyadaki senet alacağının daha önce doğduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı, koşulu sağlayan icra dosyası alacağı yönünden, davalı borçlu ... tarafından devir yapılan diğer davalı ...'in, borçlu ...'nin içinde bulunduğu malî durumu ve zarar verme kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispat yükünün davacı tarafta olduğu, sunulan delillerin bunu ispata yeterli olmadığı, davalılar arasında, İİK'nın 280. maddesi gereği kan ve sıhri hısımlık da bulunmadığı, ... şirketinin tek ortağı ..., davalı ...'nın kardeşi ise de, davalı ... ile bağı kurulamadığı, İİK'nın 282. maddesi gereği iptal davasının iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmeyeceği anlaşılmakla neticede davacının davalı ...'in, borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin bu davaya dayanak icra dosyaları borcunun ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığını beyan ettiği; davayı açmakta haklı olduklarını ve bu nedenle lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini istediği, ancak her ne kadar davacı alacağını yargılama sırasında tahsil etmiş ise de; açtığı tasarrufun iptali davasındaki iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca yeniden oluşturulmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin davalı/borçlu ...'e düzenlediği son faturanın tarihinin 20.02.2020 olduğunu, buna göre, 20.02.2020 tarihi ve öncesindeki faturalardan doğan alacak için verilen ve ödenmediği için takibe konulan iki bonoya dayalı alacağın iptali istenilen tasarruftan önce doğduğunun açık olduğunu, taşınmazın tapuda gösterilen satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla fark olduğundan dava konusu işlemin İİK'nın 278/III-2. maddesi hükmüne göre bağışlama sayılarak iptali gerektiğini, davalı/alıcı ... ile ...'nın kardeş olduğunu, davalı/alıcı ...'nın kardeşi ...'nın sahibi olduğu ... Turizm Sanayi Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin işyeri ile davalı/borçlu ...'ün ikametgahının bulunduğu binanın aynı parsel içinde olup, bu kişilerin komşu olduklarını, davalı/alıcı ...'nın kardeşi ...'nın sahibi olduğu ... ... Şirketinin bulunduğu yeri kiraya verenin, davalı/borçlu ...'ün babası olup, davalı/alıcının kardeşinin şirketinin davalı/borçlunun babasının kiracısı olduğunu, davalıların aynı köylü ve aynı ciltte (... ilçesi ... Köyü, cilt no:29) kayıtlı hemşehri olduklarını, aynı köy nüfusuna kayıtlı olup hemşehri olan kişilerin, borçlunun durumunu ve amacını bilecek kişilerden olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.HMK’nun 333/1.maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir.Eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar davacı alacağını yargılama sırasında tahsil etmiş ise de; açtığı tasarrufun iptali davasındaki iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.Dava konusu taşınmazın 20.03.2020 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...'ya 75.000,00 TL bedelle devredildiği, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin 263.585,41 TL olduğu, davalı ... hesabına 19.03.2020 tarihinde toplamda 192.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında bedel farkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, dosya kapsamından, dava konusu taşınmazı devreden davalı borçlu ... ile taşınmazı devralan davalı 3.kişi ...'nın aynı köylü oldukları, davalı 3.kişi ...'nın; davalı borçlu ...'ün işyeri komşusu olan ...'nın kardeşi olduğu, 3.kişinin kardeşi ...'nın; ... Amb. Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olarak tavukçuluk ve yumurtacılık işi yaptığı, işyerinin davalı borçlu ...'ün babası ... tarafından kendisine kiralandığı anlaşılmakta olup, bu durumda davalı 3.kişi ...'nın İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu sonucuna varılarak, davanın konusuz kaldığı dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı lehine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.VI. KARARDavacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.