Anahtar kelimeler: Etiyopyadaki Dinî Bayramların Haftanın Şantiyesinde Ayda Haricindeki Günlerinde Saatleri Tatili

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.DAVA TARİHİ
: 13.10.2021İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 25. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Etiyopya'daki şantiyesinde haftanın 7 günü 06.30-20.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda 1 hafta tatili gününde dinlendiğini, dinî bayramların ilk günü haricindeki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı Şirketin Etiyopya Projesinde çalıştığını, Yurtdışı Çıkış Yapan İşçi Bilgilendirme Formunda aylık ücrete fazla çalışmanın dâhil edildiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, hafta tatili günlerinde çalışmadığını, bu günlerde çalışması hâlinde ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından imzalanmış bulunan Yurt Dışı Çıkış Yapan İşçi Bilgilendirme Formunun incelenmesinden "Fazla Mesai Ücreti:YOK" şeklinde ibarenin bulunduğu, bu ifadenin davacının yapmış olduğu fazla çalışmaları için ücret talep etmeyeceğini kabul ettiği anlamına gelmediği, bununla birlikte işçi ve işveren arasında fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu yönündeki düzenlemelerin yıllık 270 saate kadar geçerli olduğunun Yargıtay kararları uyarınca kabul gördüğü, bu nedenle tarafların imzalamış oldukları Yurt Dışı Çıkış Yapan İşçi Bilgilendirme Formundaki "Fazla Mesai Ücreti:YOK" ibaresi nedeniyle yıllık 270 saatlik (aylık 22.5 saat, haftalık 5.2 saat) fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğunun kabulü gerektiği gerekçeleriyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının fazla çalışmasının ücrete dâhil olduğunu, fazla çalışma alacağının haftalık 18 saati geçemeyeceğini,2. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hayatın olağan akışına aykırı olarak belirlendiğini,3. Hesaplanan alacaklardan yapılan indirim oranının düşük olduğunu,4. Faiz başlangıç tarihleri ile türünün hatalı belirlendiğini,5. Tüm ödemelerin banka yolu ile yapıldığı hâlde dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması ile indirim oranı, faiz başlangıç ve türünün doğru belirlenip belirlenmediği hususlarına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.