Anahtar kelimeler: Ukraynada Seramik Ustası Şantiyelerinde Usd Yurt Tatili Ulusal Bayram Kesinlik
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA TARİHİ
: 27.06.2016
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin seramik ustası olarak yurt dışı iş sözleşmesi ile davalıların ... ve Ukrayna'da bulunan ... ve ... Şantiyelerinde 05.07.2002- 28.02.2013 tarihleri arasında en son aylık 2.000,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalılar tarafından haklı neden bulunmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının faiziyle birlikte USD para birimi üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
1. Davalı ...Uluslararası İnş. Yat. San. ve Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olaya Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, yabancı hukuk ve yabancı mahkemenin yetkili olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın önce dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, mümkün olması hâlinde ise esastan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... (...) vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olaya Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, yabancı hukuk ve yabancı mahkemenin yetkili olduğunu, davacının talep ettiği işçilik alacaklarının zamanaşımına tâbi olduğunu, bu nedenle hak iddia edemeyeceklerini, ayrıca talep edilen faiz başlangıç tarihi ve miktarının hukuki olmadığını, kıdem tazminatı hariç diğer alacaklar için daha önceden temerrüt söz konusu olmadığı için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu ve ihbar tazminatına yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 05.07.2002-28.02.2013 tarihleri arasında aralıklı olarak toplam hizmet süresinin 5 yıl, 1 ay, 7 gün olduğu, aylık ücret miktarının davacı tanık beyanlarına göre en son net 1.500,00 USD olarak belirlendiği, giydirilmiş ücretinin 1.728,95 USD olarak hesaplandığı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini iddia eden işverenin bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğu ancak somut bir delil sunmadığı, davacının seramik ustası olarak çalıştığı, davacı tarafından yapılan işin niteliği ve davacının davalıya ait çeşitli şantiyelerde görevlendirildiği dikkate alındığında davacının belirsiz süreli iş sözleşmesine dayalı olarak çalıştığı, buna göre iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar önellerine uyulmamakla davacının ihbar tazminatına da hak kazandığı, dinlenen tanık beyanları ile davacının haftada 12 saat fazla çalışma yaptığı, ayda 2 hafta tatili günlerinde çalıştığı, ancak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığı, işverence ilgili aylarda fazla çalışma ve hafta tatili ücreti tahakkuku yapılıp tutarı davacının banka hesabına yatırıldığının ispat edilemediği gerekçeleri ile bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 08.02.2023 tarihli kararı ile; grup şirketlerinden olan davalılar arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmakla, davalılar tarafının husumet itirazının yerinde görülmediği, gönderme kararında vurgulandığı üzere, hizmet dönem aralıklarında Türkiye'de geçen makul süreyi aşan sürelerin dışlanarak hizmet süresinin 5 yıl 1 ay 7 gün olarak tespitinde hata bulunmadığı, anlatımları hükme esas alınan tanıkların davaları temyiz incelemesinden geçmekle anlatımlarının hükme esas alınmasının isabetli olduğu, anlatımlar üstün tutulmakla birlikte emsal ücret araştırması ile seramik ustası olan davacının kıdemi, yaptığı iş, meslekte geçirdiği süre hep birlikte nazara alındığında son aylık ücret miktarının net 1.500,00 USD olarak kabulünün yerinde olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunun 15.10.2021 tarihli cevabi yazısı kapsamında 10.08.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamada %5 genel sağlık sigortası işçi payı eklenerek ücretin brütleştirilmesinde hata bulunmadığı, davacının aralıklarla devam eden hizmet süresinde, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu davalı tarafça savunulmuş ise de objektif ve esaslı koşullarının bulunmadığının tespiti ile iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu sonucuna varılarak davalı işveren tarafından feshin haklı nedene dayandığı ve davacıya ihbar öneli verildiği ispat edilemediğinden kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıldığının kabulünde hata bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda kıdem tazminatı tavanının gözetildiği belirlenmekle, talebe ve dosya kapsamına uygun şekilde kıdem tazminatı tutarının USD üzerinden hüküm altına alınmasında isabetsizlik görülmediğinin anlaşılmasına göre neticeten tarafların istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçeleri ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 08.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı işçinin 05.07.2002-16.12.2012 tarihleri arasında fasılalarla gerçekleşen çalışma dönemlerinde davalı nezdinde yurt dışında çalıştığı ve ücretlerinin davalı tarafından USD olarak ödendiğinin dosya kapsamı, tanık beyanları ve bilirkişi raporundaki tespitlerden anlaşıldığı, davacı tarafın bu dönemde davalıların ... ve Ukrayna'da bulunan Oken 1, Avon, Perm, Leningrad, Habarovski ve Kiev şantiyelerinde çalıştığını beyan ettiği ancak davacının söz konusu dönemlerde hangi ülke veya ülkelerde çalıştığı, mutad işyerinin neresi olduğunun dosyadaki bilgi ve belgelerden tespit edilemediği, bu sebeple davacının 05.07.2002-17.12.2012 tarihleri arasında geçen çalışma dönemlerinde mutad işyerinin neresi olduğu araştırılıp tespit edilerek uyuşmazlığa uygulanacak hukukun belirlenmesi ve uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uygun değerlendirme yapılarak davacının 05.07.2002-28.03.20 05... .03.2007-28.02.2013 çalışma döneminde ... Federasyonu, 20.06.2005-29.10.2006 çalışma döneminde Ukrayna Halk Cumhuriyeti'nde bulunan davalıya ait işyerinde çalıştığı, ...'da çalıştığı dönemdeki iş sözleşmesinin 28.02.2013 tarihinde sona erdiği, Ukrayna'da çalıştığı dönemdeki iş sözleşmesinin ise 29.10.2006 tarihinde sona erdiği, davanın ise 27.06.2016 tarihinde açıldığı bu nedenle gerek ...'daki gerekse de Ukrayna'daki çalışmalarından kaynaklanan dava konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, davalılar tarafından cevap dilekçesi ile uygulanacak hukuk yönünden itirazda bulunulmadığını,
2. Verilen kararın hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ve sürpriz karar yasağına aykırı olduğunu,
3. Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!