Anahtar kelimeler: Bitme Salgınıyla Demirci Covid Havalimanı Ustası Azaltmaya Projenin Şantiyenin Şantiyedeki

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ
: 30.12.2020İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 34. İş MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.10.2017-09.05.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin ... Havalimanı Projesinde demirci ustası olarak çalıştığını, çalıştığı şantiyenin 28.08.2016 tarihinde açıldığını ve projenin bitme aşamasına geldiğini, bu nedenle davalı Şirketin şantiyedeki işçi sayısını azaltmaya başladığını, sonrasında Covid-19 salgınıyla beraber işçilerin toplu olarak çıkarılarak Türkiye’ye gönderildiğini, son ücretin aylık net 473,00 ... dinarı (KWD) olduğunu, davacının aylık ücretlerinin eksik ödendiği dönemler olduğunu, davacının çalıştığı sürece işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, davalı tarafından karşılanması gereken uçak biletleri ve ulaşım giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, bu nedenle yol ücreti alacağı bulunduğunu, barınma, ısınma, yemek gibi giderlerin işverene ait olduğunu ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yol ücreti, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... İnşaat ... Şirketi arasında iş hukuku anlamında organik bağ bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ...'te çalışması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde ... hukukunun uygulandığı, bilirkişi raporunda 2010 tarihli ve 6 sayılı ... Özel Sektör İş Kanunu'na (... İş Kanunu) göre yapılan hesaplamaların nazara alındığı, bu Kanun kapsamında davacının ödenmemiş alacakları tespit edilerek hüküm altına alındığı, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacı tanık beyanlarına göre tespit edilen fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinin banka kanalıyla ödendiği belirlendiğinden bu taleplerin reddedildiği, ödenmeyen yol ücreti de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davalı tarafından iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiği ispatlanamadığından bu taleplerin kabulünün isabetli olduğu, davalı yanca dosyaya sunulan ödeme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının tespit edilen aylık ücretine göre hak kazandığı bakiye ücret alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalı tarafından yıllık izinlerin kullandırıldığı yazılı belge ile ispatlanamadığından davacının yıllık izin ücretine hak kazandığı, ... İş Kanunu'na göre davacının tanık anlatımları ile çalıştığını ispatladığı ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin kabulünde hata bulunmadığı, hüküm altına alınan alacaklara talebe göre faiz işletilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Husumet itirazlarının bulunduğunu,2. Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını,3. Davacının ücret alacağı bulunmadığını, tüm ücretlerinin eksiksiz ödendiğini,4. Davacının yıllık izin alacağı bulunmadığını, iki yıl boyunca izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,5. Davacının genel tatillerde çalışmadığını bu nedenle alacağı bulunmadığını,6. Bazı alacaklar yönünden yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira hem alacaklara KWD cinsinden hükmedilmesi hem de bu alacaklara yasal faiz işletilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, alacaklara faiz işletilmesinin yasal bir dayanağı da bulunmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, husumet, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile alacaklara uygulanan faiz hususlarına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağına ilişkin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/(a) hükmünde; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.Somut olayda uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hüküm altına alınan ücret alacağı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına, 3095 sayılı Kanun'un 4/(a) hükmü uyarınca Devlet bankalarınca KWD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir. Bu husus gözetilmeden infazda tereddüde neden olacak şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ihbar tazminatına ilişkin bendindeki "yasal faiz oranına göre işlemiş faizi ile" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine; "Devlet bankalarınca KWD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile" ibaresinin;Yıllık izin ücretine ilişkin bendindeki "yasal faiz oranına göre işlemiş faizi ile" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine; "Devlet bankalarınca KWD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile" ibaresinin;Ücret alacağına ilişkin bendindeki "yasal faiz oranına göre işlemiş faizi ile" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine; "Devlet bankalarınca KWD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.