Anahtar kelimeler: Yazim Layihalar Sevk İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye İdaresindeki Yoluyla

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 02.03.2023
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 09.04.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 09.04.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.03.2023 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve .... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davalılardan ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile 17.12.2019 tarihinde tam kusurlu olarak dava dışı .....'ın idaresindeki .... plakalı araca arkadan çarparak, bu aracın önünde bulunan dava dışı araç sürücüsü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı araca çarpmasıyla maddi hasarlı ve yaralamalı kaza meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıdan 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
CEVAP
: Davalı ...ve ..... vekili, davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan kazaya karışan aracın davalı ...'a ait olduğunu, dava açılmadan önce davacı tarafın sigorta şirketine başvurmasının zorunlu olduğunu, davacının kasko sigortasının bulunup bulunmadığının belirtilmediğini, parça fiyat listesinin davacıya ait araçta kullanılıp kullanılmayacağının bilinmediğini belirterek davanın reddinini istemiştir.
Davalı ..... A.Ş. vekili, davalı şirketin dava dışı.....A.Ş.'nin acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, kazaya karışan .... plakalı çekici cinsi aracın davalı şirketin acentelik faaliyeti kapsamında.... tarafından sigortalandığını, davanın doğrudan müvekkil şirket aleyhine açılamayacağını, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi taraflarına yazılı bir başvurunun da bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2019 tarihinde meydana gelen kazada davalı ....'a ait .... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsünün ve zincirleme kazaya karışan dava dışı .... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacıya ait araçta yedek parça + işçilik + KDV olmak üzere toplam 58.186,34 TL hasar meydana geldiği, bu hasarın 56.628,74 TL'lik kısmının aracın kasko poliçesini düzenleyen dava dışı şirket tarafından karşılandığı ve bakiye 1.557,60 TL karşılanmamış hasar bedelinin olduğunun görüldüğü, yine davacıya ait araçta hasarsız 2. El rayiç piyasa değeri ile onarılmış haldeki hasarlı 2. el piyasa rayiç değeri arasında 100.000,00 TL'lik değer kaybı olduğu, davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybından davalılar .... ve ...'ın araç maliki ve sürücüsü sıfatıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle sorumlu oldukları, davalı ....A.Ş'nin ise dava dışı ....A.Ş'nin acentesi sıfatı ile kaza tarihini de kapsar şekilde kazaya karışan .. .. plakalı aracın ZMS sigorta poliçesini düzenlediği görülmekle birlikte sigorta poliçesi yönünden herhangi bir sorumluluğunun tespit edilemediği zira TTK mad. 119 hükmü uyarınca acentenin poliçe düzenlemekle oluşan rizikoda sorumluluk almasını gerektirir herhangi bir hususun bulunmadığı, davalı şirkete yöneltilen dava yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalılar ....ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili, mahkemenin hükmettiği değer kaybı bedelinin yaşanan aşırı ve öngörülemez enflasyon sebebiyle gerçek değer kaybını karşılamaktan uzak olduğunu, Anayasa Mahkemesi 16.03.2023 tarihli kararıyla alacağın değer kaybına uğratılarak ödenmesine ilişkin para alacağında meydana gelen değer aşınmalarının davacı üzerinde şahsi olarak bir yük oluşturması halinde mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen alacağın kişiye verildiğinden daha fazla değer kaybına uğradığını tespit ettiğini, reel değer kaybı hesabı yönteminin gözetilip buna göre gerçek zararın tespit edilmesi gerekirken mahkemece bunun yapılmadığını, sunulan değer kaybı ekspertiz raporunda da açıkça görüleceği üzere; değer kaybına konu olan araç özellikleri dikkate alındığında en az 115.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, değer kaybı formül hesabının AYM tarafından iptal edilmiş olması sebebiyle dosyada reel değer kaybı hesaplaması yöntemi ile karar verilmesi gerekmekte iken ilk derece mahkemesince bunun yapılmadığını, mahkemece ıslah talebinin yanlış değerlendirildiğini, ....'ya yanlış tutar üzerinden vekalet ücreti ödendiğini, ıslah dilekçesinin C.2. numaralı maddesinde de "Poliçe limitleri dahilinde ödeme yapan ....A.Ş.'nin sorumluluğu ortadan kalkmış olup davalı araç maliki ve araç sürücüsünün sorumluluğu izahtan varestedir." şeklinde ifade edilmiş .... şirketinin sorumluluğunun tüketildiğinin belirtildiğini, ıslah taleplerinin davalılar araç maliki ve araç sürücüsünü kapsamakta iken..... A.Ş. 'nin de ilk derece mahkemesi tarafından ıslah talebine dahil edilmesinin hatalı olduğunu, .... A.Ş. yönünden yasal sorumluluğun sona erdiği birçok kez yazılı olarak beyan edildiğini, bu kapsamda ıslah talebinin..... A.Ş. hariç tutulmak kaydıyla davalı araç maliki ve araç sürücüsü yönünden yapıldığına ilişkin iradelerine uygun olarak karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar.... ve ... vekili, dava dilekçesinde değer kaybı talep edilmediğini, sadece araçta meydana gelen maddi zarar talebinde bulunduğunu, buna rağmen 01.12.2021 tarihli ek beyanıyla maddi tazminat ve değer kaybı husunda talebini genişlettiğini, davacının dava dilekçesinde talep etmediği değer kaybı bedelinin dava konu edilemeyeceğini, dava dilekçesinde talep edilen maddi zararın bir kısmının .... plakalı aracın poliçesinden, yani maddi kaza asgari limiti 39.000,00 TL .... tarafından, kalan 17.000,00 TL'lik kısmının ise kazadan sonra davalı sürücüsü tarafından karşılanmasıyla davanın konusuz kaldığını, ATK kusur tespitinin hatalı olduğunu, değer kaybı yönündeki bilirkişi raporunda, kati ekspertiz değerlendirilmesinin baz alınmadığını, bilirkişinin hesap yaparken fabrika fiyat listesini baz alması veya ekspertiz hesaplamasını baz alınması gerektiğini, hesaplanan araç değer kaybının afaki olduğunu, davalı yanca başka bir bilirkişiden alınan mütalaada 70.000,00-80.000,00 TL arasında değer kaybı hesaplandığını, ayrıca davacı aracın kaza yaptığı tarihten hemen sonra başka bir kazaya karışması nedeniyle bilirkişinin yeniden hesaplama yapması açısından aracın yeniden ekspertiz edilmesi gerektiğini, davacı tarafça araç değer kaybı için önce .... A.Ş'ye başvurup değer kaybı dosyası açtırması gerektiğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, araçta meydana gelen değer kaybından zarara neden olan kusurlu araç sahibinin sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu belirtmiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin acentesi ile davalılar araç maliki ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davalı ..... A.Ş aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)
Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde kusur oranının tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalılardan ....A.Ş tarafından sigorta poliçesinin dava dışı .... A.Ş.nin acentesi sıfatıyla düzenlendiği, TTK 1l9 maddesi uyarınca acentenin borçtan şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, bu itibarla davalı ....A.Ş.nin davada taraf sıfatı bulunmadığı yönündeki yerel mahkeme gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalılardan .... A.Ş'nin ıslahla arttırılan miktarın dışında tutulduğunun ıslah dilekçesinden açıkça anlaşılamadığı gibi ıslah dilekçesinde davalılar arasında davalı acentenin de gösterilmiş olması nedeniyle ıslahla arttırılan miktar yönünden reddolunan dava değeri üzerinden bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca trafik kazası nedeniyle meydana gelen değer kaybının, aracın hasarsız 2. el rayiç piyasa değeri ile onarılmış haldeki hasarlı 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta aracın cinsi, teknik özellikleri kilometresi, önceki hasarları ve emsalleri de gözetilerek kaza tarihindeki piyasa rayicinin dikkate alınması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın önceki hasarlarına ilişkin belgelerin incelenmediği ve emsal araştırması yapılmadığı, sigorta genel şartları ekindeki değer kaybı formül hesabının AYM tarafından iptal edilmiş olması sebebiyle, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre yukarıda belirtildiği üzere dosyada reel değer kaybı hesaplaması yöntemi ile aracın hasarsız 2. el rayiç piyasa değeri ile onarılmış haldeki hasarlı 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın belirlenmesi suretiyle araçtaki değer kaybının hesaplanması gerekirken bunun yapılmadığı, bu yönlerden taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olduğu değerlendirilerek, esasa ilişkin başkaca hususlar incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekili ve davalılar ..... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.03.2023 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!