Anahtar kelimeler: İhk Malul Tahkim Yolcu Çift Heyeti Taraflı Konumundaki Göremezlik Kazasında

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ Değişik İş-████████ KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI
: İHK-██████████-44755SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI
: K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 26.06.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yolcu konumundaki müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalı her iki sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 240.000,00 TL'nin ve ayrıca 610,00 TL rapor ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, maluliyet raporunun iyileşme süreci tamamlanmadan alındığını, el çekme kararı verilmesi gerektiğini, aksi kanaat durumunda ise Komisyon nezdinde oluşturulacak hekim bilirkişi kurul raporu düzenlenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yeni bir maluliyet raporu ve kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi heyet raporunda çoğunlukla sürekli iş göremezlik tanımlanmamış olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.IV.İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince maluliyet raporu ile medikal raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için üç kişilik heyetten rapor alınmasına karar verildiği, ön raporda kişinin takip ve tedavisini yürüten Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü tarafından kaza ile illiyetli, tedavi ile işlevsellik değerlendirmesini içeren son durum raporunun gönderilmesinin talep edildiği, heyet tarafından oy çokluğu ile sunulan ikinci raporda ise ön raporda talep edilen takip ve tedavisini yürüten bölümden son durum raporunun gönderilmediği, bu haliyle mevcut belgelere göre olayla illiyetli, tedaviyle işlevselliğinde azalma olduğunun tıbbi delillerinin oluşmadığı kanaatinde olduklarının bildirildiği, bilirkişi heyetinin oy çokluğu ile hazırladığı raporun medikal görüşler ile uyumlu olduğu, hakem heyetinin yargılama süresi ve tahkim yargılamasının niteliği gereği raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi adına ikinci bir rapor alınmasının mümkün bulunmadığı, bununla birlikte davacının kaza nedeniyle uğradığı belirtilen posttravmatik stres bozukluğunun kalıcı engel olarak tespiti için Temmuz 2024 sonrası yapılacak muayenesiyle kaza sonrasında en az iki yıl klinik takibinin sağlanması, ardından sürekli maluliyet meydana gelip gelmediğinin tespit edilmesinin Heyetçe uygun görüldüğü, bu durumda Yargıtay kararlarına uygun olarak Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu raporları Engel Oranları alan Kılavuzu Engel Oranları Cetveline göre travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile düzelip düzelmediği, ne kadar sürede düzelebileceği, maluliyetin tespiti için kazadan sonraki psikiyatrik şikayetleri ile uygulanan tedaviye yönelik tüm belgelerin incelenerek içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan yetkili sağlık kurulundan bizzat güncel muayenesi sağlanarak denetime elverişli bir rapor alınması gerektiği, belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra davalı şirketlere yeniden başvurmakta muhtariyetine denilerek, itirazın kısmen kabulüne, davanın usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hekim olmayan hakem heyetlerinin dosyada mübrez maluliyet raporuna yönelik tıbbi değerlendirmede bulunarak maluliyet raporunun uygun olmadığı gerekçesiyle usulden red kararı vermesinin kabul edilemez olduğunu, bilirkişi raporunda benimsenen maluliyet hususunun hatalı olduğunu, tanzim edilen maluliyet raporunun müvekkili bizzat muayene edilmeden düzenlendiğini, bilirkişi heyetinin düzenlediği raporun maluliyet raporu olmayıp, tıbbi değerlendirme niteliğinde olduğunu,nitekim aynı bilirkişi heyetinde yer alan bilirikişinin de maluliyet raporunda belirlenen oranı tasdik ettiğini, güncel Yargıtay kararlarında da durumun açıkça belirtildiğini, adli tıp ana bilim dalları tarafından verilen raporların hükme esas alınması gerektiğinin belirtildiğini,davalı yanın ücret karşılığı aldırdığı medikal raporun niteliği gereği adli tıp raporunun karşısında herhangi bir hükmü bulunmadığını, kaldı ki bilirkişi raporunun dosyada mübrez adli tıp anabilim dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu ile çelişki içinde olduğunu, işbu çelişki giderilmeden bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının Yargıtay güncel içtihatlarına aykırı olduğunu, dosyada mübrez maluliyet raporu doğrultusunda karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise adli tıp kurumlarından yahut üniversite hastanelerinden maluliyet raporu alınmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Somut olayda, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 25.07.2023 tarihli raporu ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle davacının %25 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davalılar tarafından sunulan medikal raporlarda maluliyet bulunmadığının bildirilmesi nedeniyle aradaki çelişkinin giderilmesi yönünden rapor aldırılmış, alınan 31.01.2024 tarihli ön raporda, davacının tedavi sürecini yöneten ruh hastalıkları bölümünden kazayla illiyetli tedavi ile işlevsellik değerlendirmesini içeren son durum raporunun gönderilmesi halinde değerlendirme yapılabileceği bildirilmiş, bu aşamada davacı tarafından ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı Ruh ve Sinir Hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen 13.02.2024 tarihli durum bildirir raporu sunulmuş, bu raporda; "davacının kaza öncesi şikayetinin olmadığı, Ocak 2023 tarihinde psikiyatriye başvurduğu, son bir yıldır paroksetin ve sitalopram kullandığını ancak yakınmalarının geçmediği, kişide travma sonrası stres bozukluğu geliştiği, tedavinin devam ettiği, tedavi sürecinde ve sonucunda kişinin sosyal ve mesleki işlevselliğinde hafif-orta düzey zorluk yaşadığı" bildirilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti aşamasında alınan 03.05.2024 tarihli maluliyet raporunda ise; "kişinin 12.01.20 23... .11.2023 tarihlerinde ruh hastalıkları bölümüne başvurusu olduğu, ancak tanı, muayene bulgusu ve reçete ayrıntısı olmadığı gibi ön raporda talep edilen takip ve tedavisini yürüten bölümden son durum raporu gönderilmediği, bu haliyle mevcut belgelere göre olayla illiyetli, tedaviyle işlevselliğinde azalma olduğunun tıbbi delillerinin oluşmadığı kanaatinde olunduğu" yönünde rapor düzenlenmiş, ancak bu raporda ayrık görüş olarak; "Davacının 13.02.2024 tarihinde psikiyatri uzmanınca muayene edildiği, sağlık kuruluşlarında düzenli olarak psikiyatrik yardım aldığı, tanı konulduğu ve ayaktan ilaç tedavisine başlandığı kişinin tedaviyi yeterli süre ve yeterli doz devam ettirdiği, tedavi sürecinde ve sonucunda kişinin sosyal ve mesleki işlevselliğinde hafif-orta düzey zorluk yaşadığı buna göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %25 sürekli engel oranı olduğu" hususları belirtilmiştir.Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından aldırılan maluliyet raporu oy birliği ile alınmış bir rapor olmadığı gibi, hükme esas alınan rapor gerek davacının sunduğu Ruh ve Sinir Hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen 13.02.2024 tarihli durum bildirir raporu gerekse ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 25.07.2023 tarihli raporu ile çelişmektedir. Tüm bunların yanında Hakem Heyetlerince, yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenmiş olan maluliyet raporları dışındaki raporlara itibar edilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Rapor bu haliyle karar vermeye elverişli değildir.Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca ve davacının psikolojik/fizyolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı dosya arasında getirtildikten sonra önceki maluliyet raporunu düzenleyen hastane dışında başka bir yetkili sağlık kuruluşundan davacıdaki arazlar dikkate alınmak ve davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle; kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, post travmatik stres bozukluğuna ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin de ayrıca değerlendirildiği, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla önceki maluliyet raporlarının da irdelendiği yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.