Anahtar kelimeler: Sanayi Miktardan Kesinlik İnşaat Şartı Eksiklikleri Sayisi Hazırlanan Adliye Bölge
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
DAVA TARİHİ
: 24.08.2016
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 45. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalılardan... Şirketi vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait ...'daki işyerinde 04.07.2013-28.10.2014 tarihleri arasında aylık net 1.500,00 Euro ücretle loder operatörü olarak çalıştığını, ücreti dışında 3 öğün yemek ve kalacak yerin işverenler tarafından verildiğini, davacının iki vardiyada; sabah 08.00-19.00, gece ise 20.00-07.00 saatleri arasında çalıştığını, vardiyaların iki haftada bir değiştiğini ve davacıya iki haftada bir gün izin verildiğini, dinî bayramların ilk günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıyla davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, davalı gösterilen Şirketin ...'da hiçbir projesinin olmadığını ve hiçbir şekilde davacıyı çalıştırmadığını savunarak davanın husumet yokluğundan davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıyla davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, hiçbir şekilde davacıyı çalıştırmadığını, açıklanan nedenlerle davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davanın belirsiz alacak davacı olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamasında; ... İnşaat AŞ'nin tesciline dair 26.11.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde, Şirketin amaç ve faaliyet konusunun “şirketin başlıca amacı Sn. ...'daki Yüksek Hızlı Çaplı Batı Karayolunun inşaatın ve işletmesini yapmaktır” şeklinde belirlendiği, dava dışı Şirketin davalı... Şirketinin ...'da alınan işin yapılması için yasal zorunluluklar gereği kurduğu bir Şirket olduğu, dosyaya sunulan şahsi sicil dosyasına göre işverenin “... İnşaat Anonim Şirketi St.... Şubesi” olarak gösterildiği, davacının çalışma dönemine ilişkin banka kayıtlarında ücretini yatıran şirket ... İnşaat AŞ olarak kayıtlara yansıdığı, sicil kayıtlarının incelenmesinde ... İnşaat AŞ'nin ayrı bir tüzel kişiliği haiz biçimde kayıtlı bulunduğu, dosyaya ibraz edilen ticaret sicil kayıtlarından davalıların dava dışı ... İnşaat AŞ'nin ortağı olduğu, internet kayıtlarından dava dışı Şirketin... Şirketi grubuna dâhil firmalardan olduğu, dava dışı davacının çalıştığı ... ile... İnşaat AŞ arasında organik bağ bulunduğu, bu nedenle davalı... Şirketinin davacının alacaklarından sorumlu olduğu, dava dışı ...- ... İnşaat AŞ'nin ortağı olan davalı ...'nın ortak olması sebebiyle ayrı tüzel kişiliği olan şirketin borcundan sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple bu davalı yönünden açılan davanın husumetten reddinin gerektiği, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının son 54 günlük ücretinin ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, bu nedenle davacının net 2.700,00 Euro ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu, davacının haftanın 6 günü 07.00-19. 00... .00-07.00 arasında 1,5 saat mola ile çalıştığı, ayrıca 2 haftada bir hafta tatili gününde çalıştığı, davacının 1 Ocak haricindeki tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının bu alacaklarının bulunduğunu tanık beyanları ile ispat ettiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince kaldırma ilâmında çalışılan ülke hukuku bakımından değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de kaldırma öncesinde iş bu davaların seri dava olarak açıldığı ve serinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyasında Türk hukukunun uygulandığı, bu dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu sebeple aynı çalışma sistemine dâhil işçilerden bir kısmına Türk hukukunun bir kısmına Rus hukukunun uygulanmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılaran... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dışı ... İnşaat AŞ'de geçen çalışmalarından kaynaklanan dava konusu alacaklardan davalı... Şirketinin sorumlu olduğu, davalıya karşı davası olan davacı tanığının davasının Yargıtay incelemesinden geçerek lehine kesinleşmiş olduğu, ispat yükü kendisinde olan işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sonlandığının ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının ödendiği ispatlanamayan bakiye ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının bulunduğu, davalı taraf cevap dilekçesinde ya da en azından ön inceleme duruşmasının tamamlanması anına kadar uygulanması gereken hukuk kuralları konusunda bir savunma beyanında bulunmamış olup bu hususun esasa girilinceye kadar ileri sürülmesi gerektiği, buna göre İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince dava dışı ... İnşaat AŞ'ye (yeni ünvanı... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ) davanın ihbar edilmesi talebinin değerlendirildiği, verilen kararda bir hatanın bulunmadığı gerekçeleriyle davalılardan... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararlarına uyulmadan hüküm tesis edildiğini,
2. Davacının alacaklarından davalının sorumlu olmadığını,
3. Davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduklarını,
4. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve husumet noktasındadır.
Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu sübjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka yöneliktir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki Kuru, Medeni Usul El Kitabı, ..., 2020, C.I, s.332).
Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından davalı... Şirketine yöneltilen dava dilekçesinde; davacının davalılara ait ...'da bulunan şantiyesinde loder operatörü sıfatıyla çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği ileri sürülerek karşılığı ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili talep edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile delillerin incelenmesinde; davacının 04.07.2013- 28.10.2014 tarihleri arasında gerçekleşen çalışma döneminde ...'da çalıştığı, davacı ile iş sözleşmesi imzalayan Şirketin ... İnşaat AŞ olduğu, banka kayıtlarına göre davacıya çalışma süresi boyunca ücret ödemelerinin anılan Şirket tarafından yapıldığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında davacının... Şirketi ile dava dışı ... İnşaat AŞ tarafından birlikte istihdam edildiğine veya davalının davacıya karşı sorumluluğunu gerektirir bir başka hukuki ilişkinin varlığına dair delil bulunmamaktadır. Şu hâlde davalı... Şirketi hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!