Anahtar kelimeler: Boşta Sürede Güvencesi Üyesi Haklar Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ödendiğini Başlatılmayarak
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından geçersiz nedenle feshedildiğinin kesinleşen işe iade davası ile tespit edildiğini, davalıya yasal sürede başvurmaları üzerine davacının işe başlatılmayarak 23.11.2022 tarihinde boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ve iş güvencesi tazminatının ödendiğini, davacının çalıştığı sürede sendika üyesi olduğundan toplu iş sözleşmesi hükümleri nazara alınarak ve işe başlatılmadığı yeni fesih tarihi gözetilerek fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve yıllık izin yardımının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile feshedildiğini ve kıdem tazminatı ile emeklilik yolluğunun ödendiğini, ödeme yapılırken davacı tarafından ihtirazı kayıt konulmadığını, davacının iş sözleşmesi emeklilik nedeni ile feshedildiğinden ihbar tazminatına hak kazanmadığını, dosyaya sunulan belgeler ve tahakkuklar nazara alındığında yıllık ücretli izin ve yıllık izin yardımı alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın ve önel tanınmadan feshedildiğine ilişkin kesinleşen yargı kararı, dosyaya sunulan toplu iş sözleşmeleri ve belgeler kapsamında aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğine ilişkin kesinleşen yargı kararı nazara alınarak işe başlatılmadığı kabul edilen tarihteki ücreti üzerinden hesaplanan bakiye kıdem tazminatına ve önel verilmediğinden ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, bilirkişi tarafından hizmet süresinin doğru olarak hesaplandığı, ayrıca yürürlükteki toplu iş sözleşmeleri nazara alınarak yapılan hesaplamaya itibarla taleple bağlılık gözetilerek yıllık ücretli izin alacağına hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshinden sonra ödendiğinden ve bu sebeple yapılan ödeme avans sayılamayacağından mahkemece faiz düşümü yapılmaksızın yapılan hesaba itibar edilmesinin yerinde olduğu, ihbar tazminatına hükmedilirken talebin aşılmadığı, toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca davacının yıllık izin yardımı alacağına hak kazandığı ve fiilen kullanılan yıllık izinlere ilişkin davalı tarafından ödenmediği tespit edilen izin yardımı alacağının hüküm altına alındığı, ücret zammının toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılarak ücretin doğru tespit edildiği, dava ve ıslah tarihleri itibarıyla zamanaşımına uğrayan bir alacak bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihleri ve faiz türleri yönünden hatalı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapılırken eksik ödemeye dair bir ihtirazı kayıt koymadığını,
2. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hizmet süresinin fazla tespit edildiğini,
3. Kıdem tazminatı miktarından ödenen kısma ilişkin faizin mahsup edilmesi gerektiğini,
4. Davacının iş sözleşmesi emeklilik nedeni ile sona erdirildiğinden ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
5. Hizmet süresinin fazla tespit edilmesinden kaynaklı olarak yıllık ücretli izin alacağı hesaplandığını; ancak ödeme de nazara alındığında yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını,
6. Fiilen kullanılmayan izinler için yıllık izin yardımı alacağına hak kazanılmadığını,
7. Faiz oranı ve türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hüküm altına alınan alacakların ispat ve hesaplanması ile hükmedilen faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!