Anahtar kelimeler: Asgarisi Kalanı Ödenme Teknisyen Çıkışı Elden Gözetimleri Koşuluyla Trabzon Bilgisi
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Trabzon 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.03.2014 tarihinden iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden bulunmaksızın feshedildiği 16.03.2022 tarihine kadar davalı işverene ait araçların bakım ve gözetimleri ile ilgili teknisyen sıfatıyla çalıştığını, asgarisi banka geri kalanı elden ödenme koşuluyla net 5.000,00 TL ücret aldığını, dönem dönem bilgisi dışında sigorta giriş çıkışı yapıldığını, davacının hak etmiş olduğu fazla çalışma ücreti, ücret fark alacağı, banka primi ücret ödemesi, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve diğer hak ve alacaklarının sözleşmede ve kanunda belirtilen şartlarda ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 07.08.2014 tarihinde çalışmaya başladığını ve 23.05.2018 tarihinde tutuklanması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nda belirtilen ihbar süresi sonunda kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, tutukluluk süresinin sona ermesinden sonra Şirkete tekrar iş başvurusu yaptığını ve 30.09.2019 tarihinde yeniden iş başı yaptığını, ikinci defa Şirkette iş başı yaptıktan sonra Şirket tarafından alınan karar gereği 16.03.2022 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacıya çalıştığı her iki dönem için de kıdem tazminatı ödendiğini, ikinci çalışması Şirket tarafından sona erdirildiğinden ikinci çalışma dönemi için ihbar tazminatı da ödendiğini, ücret bordrolarında belirtilen miktar kadar ücret aldığını, davacıya elden hiçbir ücret ödenmediğini, davacının tekniker değil motorlu araç tamircisi sıfatıyla çalıştığını, çalışma düzenine dair iddianın gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 19.03.2014-23.07.2018 tarihler arasında 4 yıl 4 ay 5 gün, 30.09.2019-16.03.2022 tarihleri arasında 2 yıl 5 ay 17 gün hizmet süresi ile davalı işveren nezdinde kesintili olarak çalıştığı, davacının davalı işyerinde iki ayrı dönem çalışması bulunduğu kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminat talebinin değerlendirildiği, ilk çalışma dönemi tutukluluk nedeniyle ve ihbar süresinin sonunda kıdem tazminatı ödenmek suretiyle sona erdiğinden bu dönem yönünden ihbar tazminatına hak kazanmadığı, kıdem tazminatı açısından yapılan hesaplama sonucu brüt 10.233,86 TL kıdem tazminatının olduğu ve fesih tarihinden sonra davacıya ödenen brüt 9.872,70 TL kıdem tazminatının mahsubu sonucu bakiye 361,16 TL kıdem tazminat hakkının bulunduğu; davacının ikinci çalışma dönemi yönünden davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının ikinci dönem çalışma dönemi için yapılan hesaplama sonucunda ödenen miktarların mahsubuyla kıdem ve ihbar tazminatının alacağının kalmadığı ayrıca ödenmeyen ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ilk dönem çalışmasının tutukluluk nedeni ile sona erdiği ve kıdem tazminat ödemesi yapıldığı, ikinci dönem çalışmasının da kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle sona erdiğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar ilk dönem için bakiye kıdem tazminatına hükmedilmiş ise de davacının ilk döneme ilişkin ödenmemiş kıdem tazminatı alacağının bulunmadığı ancak davalı taraf bakımından istinaf incelemesi yapılamadığından bu hususa değinilmekle yetinildiği, bu durumda davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edildiğine dair kabulde hata bulunmadığı, asgari ücret aldığı anlaşılan davacının ücretinin doğru belirlendiği, işyerindeki çalışma düzeni bakımından ispatlanamayan fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddedilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının 19.03.2014-16.03.2022 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, kaldı ki ilk dönem çalışmasına ilişkin ödemelerin eksik olması sebebiyle tasfiye bulunmadığından her iki hizmet süresinin birleştirilmesi gerektiğini,
2. Davacının asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
3. Hizmet süresi ve tazminata esas ücretin hatalı belirlenmesi sebebiyle ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının da hatalı olarak hesaplandığını,
4. Fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kıdem tazminatı bakımından davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği hususu uyuşmazlık konusudur.
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2 hükmü işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O hâlde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için ilk şarttır. İkinci şart ise işçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatının ödenmemiş veya eksik ödenmiş olmasıdır. Şayet işçinin önceki süreye ilişkin kıdem tazminatı tam olarak ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı eksik ödenmişse veya hiç ödenmemişse bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Bir başka deyişle iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen toplam hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının 19.03.2014-23.07.2018 tarihleri arasında ve 30.09.2019- 16.03.2022 tarihleri arasında iki dönem şeklindeki toplam çalışma süresinin 6 yıl 9 ay 22 gün olduğu ve her iki çalışma döneminin de kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği uyuşmazlık dışıdır. İlk Derece Mahkemesince, davacının ilk dönem ve ikinci dönem çalışması yönünden ayrı ayrı kıdem tazminatı hesaplaması yapılan 16.12.2023 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Buna göre ilk dönem çalışması yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda giydirilmiş brüt ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda 10.233,86 TL kıdem tazminatı olduğu ve fesih tarihinden sonra ödenen brüt 9.872,70 TL kıdem tazminatının mahsubu sonucunda bakiye brüt 361,16 TL kıdem tazminatı hakkının kaldığı ve davacının ikinci çalışma dönemi yönünden yapılan hesaplama sonucunda kıdem tazminatının brüt 14.372,32 TL olduğu ve davacıya fesih tarihinden sonra ödenen brüt 14.489,63 TL kıdem tazminatının mahsubu sonucu kıdem tazminatı alacağının kalmadığı belirtilmiş ve sonuç olarak ilk dönem çalışmasından kalan brüt 361,16 TL kıdem tazminatına hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının ilk döneme ilişkin ödenmemiş kıdem tazminatı alacağının bulunmadığı, davalı taraf bakımından istinaf incelemesi yapılamadığından bu hususa değinilmekle yetinildiği, bu durumda davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edildiğine dair kabulde hata bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
Fasılalı çalışmada bir döneme ilişkin kıdem tazminatının eksik ödendiği belirlendiği takdirde o dönem bakımından tasfiyeden söz edilmesi mümkün değildir. Davacının davalı işyerinde çalıştığı kabul edilen 19.03.2014-23.07.2018 tarihleri arasındaki ilk çalışma dönemi için davalı işveren tarafından brüt 9.948,21 TL kıdem tazminatının ödendiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut kıdem tazminatı bordrosuna göre davalı işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının çıplak brüt 2.510,12 TL ücret üzerinden hesaplandığı ancak davacı iddiası ve taraf tanıklarının beyanlarına göre davalı işyerinde sağlandığı anlaşılan yol ve yemek yardımının kıdem tazminatına esas ücrete eklenmediği ve ayrıca İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ilk çalışma döneminden farklı olarak 07.08.2014-23.07.2018 tarihleri arasındaki süre için hesaplama yapıldığı ve bu suretle ilk çalışma dönemi için kıdem tazminatının gerek yol ve yemek yardımının giydirilmiş ücrete eklenmemesi gerekse hizmet süresinin hatalı belirlenmesi sebebiyle eksik ödendiği sonucuna varılmaktadır.
Bu sebeple ilk çalışma döneminin tasfiye edildiğinden bahsedilemeyeceğinden davacının her iki çalışma dönemi birleştirilerek, toplam çalışma süresi ve en son ücreti üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatından, daha önce avans olarak ödenen brüt 9.948,21 TL son fesih tarihine kadar yasal faiziyle ve ikinci çalışma dönemi sonunda ödenen brüt 14.489,83 TL ise faizsiz olarak mahsup edilmek suretiyle sonuca gidilmelidir. Bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!