Anahtar kelimeler: Kain İlamlı Mah İpoteğin Paraya Parselde Paylı Usulden Bölüm Takibi
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Ltd. Şti. aleyhine, davalı banka tarafından... İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyası ile müvekkiline ait ...Mah. 234 Ada, 3 Parselde kain, 2/10 arsa paylı 4 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığını, asıl borçlunun davalı şirket olduğunu, müvekkilinin üst sınır ipoteği verdiğini, ipotek ile ilgili satış işlemlerinin başladığını ve dosyaya bilirkişi raporu sunulduğunu, bu aşamada davalı banka tarafından alacağını tahsil etme imkanı olmasına rağmen İstanbul 4. Noterliği'nin 11.03.2020 tarihli ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Temlik Sözleşmesi" ile davalı ...'a alacağın temlik edildiğini, yapılan araştırmada asıl borçlu şirketin davalı bankaya olan borcu ödediği ve fakat bunu gizleyerek müvekkilinin taşınmazını iktisap edebilmek için muvazaalı bir şekilde temlik alan davalıyı alacaklı kılarak aralarında perde bir temlik sözleşmesi imzaladıklarını, davalı bankaya herhangi bir temlik bedeli ödenmeden dosya borcu için anlaşılan miktarı temlik bedeli olarak gösterdiklerini ve bu şekilde müvekkilini zarara sokma kastı içinde taşınmazı icra marifetiyle sahiplenme saikiyle hareket ettiklerini, davalı banka tarafından aynı kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere davalı şirket adına kayıtlı 34... , 34... ve 34... plaka sayılı araçlara rehin konulduğunu, araçların rehinlerinin kaldırılıp kaldırılmadığı ve halen davalı şirket adına kayıtlı olup olmadıklarının araştırılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, muvazaalı temlik anlaşması perdesinin arkasında davalı borçlu şirketin davalı bankaya ve davalı temlik alana borcu olmadığının ve muvazaanın tespitine, müvekkilinin taşınmazına konulan üst sınır ipoteğinin asıl borcun sona ermesi nedeniyle fekkine, temlik gerçek olmadığından iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin... İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyasında alacaklı davalı İng Bank'tan dosyayı temlik aldığını, temlik bedelini bankaya ödediğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi muvazaalı bir işlem söz konusu olmadığını, iddia edildiği gibi dosya borcunun kapanmadığını, davacının alacağı sürüncemede bırakmak adına dava açtığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın salt gerçek bir muvazaa iddiası var ise kıymet takdiri davasından önce bu davayı açması gerektiğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı...A.Ş. usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, vekilinin dosya kapsamındaki yazılı beyanlarıyla; müvekkili bankanın... Şubesi ile kredi borçlusu davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden firmaya taksitli ticari kredi açılıp kullandırıldığını, kredi borçlarının teminatı olarak; davacının maliki olduğu taşınmazlar üzerine müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, şirket adına kayıtlı araçlar üzerine müvekkili banka lehine rehin tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek borçlulara.... Noterliği'nin 02.07.2014 tarihli ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi gönderilerek 688.450,40 TL nakit borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket ve ipotek maliki hakkında... İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile,.... İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi ve müteselsil kefiller aleyhine.... İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlular aleyhine yasal takip işlemlerine devam edilirken davalı ...'ın 26.02.2020 tarihinde şirketin kredi alacağının temlik teklifi günündeki bakiyesi ile kredinin teminatında bulunan ipotek, rehin ve dava haklarını 630.000,00 TL karşılığında temlik almak istediğini yazılı olarak müvekkili bankaya ilettiğini, teklifin kabul edildiğini, davalı ...'ın temlik bedelini müvekkili banka hesabına ödemesini takiben, 11.03.2020 tarihli düzenleme şeklindeki temlik sözleşmesi ile temlik tarihi itibariyle mevcut şartlar dahilinde tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte davalı ...'a temlik edildiğini, yapılan temlik işlemi, gerçek bir temlik işlemi olup davacının muvazaa iddiasını somut delillerle ileri sürmesi gerektiğini savunarak öncelikle husumet itirazlarının kabulü ile davanın müvekkili banka yönünden usulden reddini, aksi kanaatte davanın esastan reddini istemiştir.
3.Davalı ...; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı banka ile kredi borçlusu davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden firmaya taksitli ticari kredi açılıp kullandırıldığı, borcun teminatı olarak; davacının maliki olduğu ... İli, ...Köyü 2/10 arsa paylı mesken olan 4 no.lu bağımsız bölümü, davalı şirketin bankaya olan her türlü kredi borçlarının teminatı olmak üzere 420.000,00 TL bedel ile ipotek ettiği, takip işlemleri devam ederken, bankanın davalı şirketten olan kredi alacakları ile kredinin teminatında bulunan ipotek ve rehin haklarının İstanbul 4. Noterliği'nin 11.03.2020 tarihli ... yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki temlik sözleşmesi ile temlik tarihi itibariyle mevcut şartlar dahilinde tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte davalı ...'a temlik edildiği ve temlik sözleşmesi gereği temlik bedelini bankaya ödediği, kredinin ödenen ilk yedi taksidinden sonraki taksitlerin ödenmediği, kredi hesabının 01.07.2014 tarihinde kat edilerek yapılan ödemelerin takip hesabına alındığı, temlik bedelinin ... tarafından 12.03.2020 valör tarihi itibariyle 629.999,10 TL olarak ödendiği, temlik tarihinde Banka’nın alacağının 3.639.077,18 TL düzeyinde olduğu, davalı ...’ın, kredi borçlusu şirketin ortakları ve yetkilisi olan ... ...ve ... ile muvazaa iddiasını doğrulayan bir akrabalık/yakınlık ilişkisinin tespit edilemediği, kredi hesabının katından sonra 26.09.2014 tarihinde şirket ile imzalanan protokol ile, 26.09.2014 tarihi itibariyle 565.000,00 TL'nin %13,2 faiz oranı üzerinden 18 aylık vadede taksitler halinde ödenmesinin kabul edildiği, protokole uyulmaması halinde protokol ile yapılan indirimlerin ortadan kalkacağı, takiplere devam edileceğinin kabul edildiği, ilk beş taksit ödendikten sonra 6. taksidin gecikmeli ödendiği, 7. taksitten itibaren ödeme yapılmadığından davalı bankanın takiplere devam ettiği, davalı ...’ın, uyuşmazlık konusu alacağı temlik almak için ekonomik ya da bir başka engeli bulunmadığı, bir tarafı banka olan ve koşulları ayrıntılı olarak ilgili noterlikçe düzenleme şeklinde düzenlenen temlik sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, şirket tarafından son ödemenin yapıldığı 24.06.2016 tarihi itibarı ile bankanın alacak toplamının 1.206.738,26 TL olarak hesaplandığı, bankanın alacak miktarının daha azı bir tutarla alacağını temlik etmesine engel bulunmadığı, yargılama sırasında ... ilçesi, 4 42... Parsel 13. Kat 28 numaralı taşınmaz üzerindeki 720.000,00 TL bedelli ipoteğin İstanbul 3. Aile Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile kaldırıldığı ve kararın kesinleştiği, bu taşınmaza yönelik istemlerin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,...ilçesi ...1189 parsel nolu 2/10 arsa paylı bağımsız bölüm üzerine tesis edilen 420.000,00 TL bedelli ipoteğe yönelik açılan davadaki istemlerin reddine, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ipotek borçlusu tarafından ödeme yapıldığının ileri sürülmediği, ipoteğin 420.000,00 TL bedelli limit ipoteği olduğu, ipotek alacaklısının kim olduğunun davacı ipotek borçlusu bakımından bir önemi bulunmadığı, zira borçlu için alacaklının kim olduğunun önemli olmadığı, davacının, temlik işleminden zarara uğraması halinde, iddiaları gibi temlik alan ile asıl borçlu şirket yetkililerinin muvazaalı eylemlerini ispatlamak kaydı ile zarara uğrar ise zararın tazminini açacağı bir dava ile talep etme hakkı bulunduğu, ancak, temlikin muvazaalı yapıldığı ileri sürülerek menfi tespit ve bu meyanda ipoteğin fekkinin talep edilemeyeceği, davacının ödemeleri asıl borçlu şirketin finanse ettiği iddialarının sübut bulduğu kabul edilse dahi, alacaklı bankanın alacağını muvazaalı temlik ettiği kabul edilerek, temlik sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle, ipotekli takipte ödenmeyen borcun varlığı sabit olduğundan davacının borcu olmadığı sonucuna varılarak menfi tespite karar verilemeyeceği, muvazaalı işlemden zarar gören üçüncü kişinin muvazaa nedeniyle işlemin geçersizliğini ileri sürerek iptalini talep edebileceği gibi geçersizliğini savunabileceğinde bir tereddüt yok ise de; alacak hakkı ve alacaklı sıfatının temlik sözleşmesi ile davalı ...'a geçtiği, menfi tespit davasında borcu olmadığının tespitinin talep edildiği, menfi tespit davasında temliklerin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunun kabulü halinde, temlik nedeniyle alacağı kalmadığını bildiren davalı bankanın alacaklı sıfatının devam ettiğinin kabulü gerekeceğinden, bu sonucun hukuken kabul edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesinin muvazaanın ispatlanamadığına ilişkin kararının gerekçe itibariyle doğru bulunmadığı, temlik nedeniyle davacıların bir zarara uğraması halinde davacının dava açma hakkına halel gelmemek üzere, muvazaalı temlik nedeniyle "hukuken korunması gereken bir hakkı bulunan üçüncü kişiler" sıfatını haiz olmayan davacının borçlu olmadığının tespiti davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, alacağın muvazaalı olarak temlik alana devredildiğinin tespiti ile ipoteğin fekki istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, ipoteğin teminatını teşkil eden davalı ... Ltd. Şti.'nin davalı bankaya olan borcunun, bizatihi davalı ... Ltd. Şti. tarafından ödenmesine rağmen ipotek sorumluluğunu devam ettirmek amacıyla muvazaalı bir şekilde davalı ... üzerinden ödeme kaydı oluşturulduğu iddiasına dayalı menfi tespit ve ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
Talebin niteliğine nazaran davacının bu davayı açmakta hukuki yararı ve dolayısıyla aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacının muvazaa iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince de hukuken isabetli olan bu değerlendirme doğrultusunda İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili esastan ret karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/4 hükmü uyarınca açıklanan bu değişik gerekçe ile düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda açıklanan biçimde değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının dördüncü satırında yer alan “Davanın aktif husumet yokluğundan reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “1-... 4 42... Parsel 13. Kat 28 numaralı taşınmaz üzerindeki 720.000,00 TL bedelli ipoteğin İstanbul 3. Aile Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. ile kaldırıldığı ve Yargıtaydan geçerek kesinleştiği görülmekle bu taşınmaza yönelik istemler konusuz kaldığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 2-... İli...ilçesi ...1189 parsel nolu 2/10 arsa paylı 4 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerine tesis edilen 420.000,00 TL bedelli ipoteğe yönelik açılan davadaki istemlerin REDDİNE,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!