Anahtar kelimeler: Kalfası Sözlemesinin Saha Usd Yılları Yurt Tatili Olmaksızın Ulusal Bayram

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.DAVA TARİHİ
: 22.11.2018İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.01.1990-01.05.2017 yılları arasında yurt dışında en son da ...'da saha kalfası olarak çalıştığını, son ücretinin 3.250,00 USD olduğunu, iş sözlemesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, husumet itirazları olduğunu, davacının kendi çalışanları olmadığını, Türk hukukunun uygulanamayacağını, davacının iddia ettiği ücretin fahiş olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... İnş. Taah. AŞ vekili cevap dilekçesinde; Şirket kayıtlarında davacının kaydına rastlanmadığını, davacının 12.01.1990-01.05.2017 arası çalıştığı iddiasına karşılık davalı Şirketin 13.12.2011 tarihinde kurulduğunu, Holding kurulmasından sonraki dönemde de çalışmasının olmadığını, yurt dışında kurulu bulunan bir şirkette çalışma iddiası varsa da husumetin o şirkete yöneltilmesi gerektiğini, yurt dışında o ülkenin koruyucu hükümlerinden faydalanarak çalışan bir işçinin sonrasında Türkiye'de dava ikame etmesinin hakkaniyete uygun düşmediğini, yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının hangi şirketlerde çalışmış ise davasını da ona yöneltmesi gerektiğini, davacı ile Şirketin hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan faydalanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararı ile davacının davalı Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde 5 yıl 8 ay 8 gün süreyle 1.725,00 USD giydirilmiş brüt ücret ile çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı tarafça bu çalışma karşılığı ücretlerin eksiksiz şekilde ödendiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığı, davacının kullanmadığı yıllık ücretli izinlerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 20.12.2023 tarihli kararı ile; davalılar ile dava dışı ... arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmakla, davalıların husumet itirazının yerinde görülmediği, hizmet süresinin 5 yıl 8 ay 8 gün olarak tespiti ile ilgili döneme Türk hukuku uygulanarak sonuca gidilmesinde isabetsizlik görülmediği, ... iş mevzuatı ve son içtihatlar kapsamında 3 aylık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığının kabulü ile kalan dönemin hesaplamadan dışlanmasının yerinde olduğu, davacının devam eden hizmet süresinde, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu davalı tarafça savunulmuş ise de objektif ve esaslı koşulların bulunmadığının tespiti ile sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu sonucuna varılarak davalı işveren tarafından feshin haklı nedene dayandığı ve davacıya ihbar öneli verildiği ispat edilemediğinden bakiye kıdem tazminatı kalmadığının tespiti ile ihbar tazminatı alacağına hak kazanıldığının kabulünde hata bulunmadığı, Mahkemece yapılan ücret tespitinin yerinde olduğu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada %5 Genel Sağlık Sigortası işçi payı eklenerek tazminata esas ücret miktarı tespiti ile sonuca gidilmesinde, yıllık ücretli izin alacağından yapılan mahsupta ve faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesinde hata saptanmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 20.12.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/2 hükmü ile 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27/2 hükmü kapsamında mutad işyeri hukuku olan ... Federasyonu hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca, uzman bir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin ...’da29.07.2002-05.07.2017 tarihleri arasındaki çalışmasına karşılık gelen hizmet süresinin 7 yıl 1 ay 28 gün olduğu, davacının işten çıkışının 05.07.2017 tarihi olduğu ve davanın 22.11.2018 tarihinde açıldığı, ... Federasyonu İş Kanununun 392. maddesinde 2016 yılındaki değişiklik ile zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak düzenlendiği, dava tarihi dikkate alındığında alacakların zamanaşımına uğradığı, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açacağı, benimsenen yeni görüş nedeniyle oluşan durumun davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama gideri yansıtılmaması gerektiği gerekçesiyle davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmediği belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkilinin tüm çalışma dönemine Türk hukuku uygulanması gerektiğini,2. İş sözleşmesinin feshedildiğinin, şifahi olarak Mayıs 2018 tarihinde müvekkiline bildirildiğini, davanın süresi içerisinde açıldığını,3. Zamanaşımı süresinin ... Borçlar Kanunu'na göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.