Anahtar kelimeler: Amerikan Doları Şantiyelerinde Usd Tatili Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ücretle Uyularak
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA TARİHİ
: 04.09.2015
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...'da bulunan şantiyelerinde 11.07.2003-17.02.2011 tarihleri arasında 2.000,00 Amerikan doları (USD) ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalılar tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesiyle davalı işveren ...Şirketi bünyesinde belirli süreli olarak istihdam edildiğini, proje kapsamında belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan davacının iş sözleşmesinin projenin sona ermesi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini, işçilik alacaklarının ... hukukuna tâbi olduğunu, davacının ... bünyesinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 28.01.2022 tarihli kararı ile; tarafların istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
... Bölge Adliye Mahkemesinin 29. Hukuk Dairesinin 28.01.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının 17.05.2010-17.02.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan bu çalışma dönemi ile ilgili uyuşmazlık ve talepler bakımından ... hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; İlk Derece Mahkemesince ... hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin alacak talepleri yönünden sürenin geçmesi nedeniyle taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu dönemdeki taleplerin de kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dosyadaki uyuşmazlığın Türk hukuku uygulanarak karara bağlanması gerektiğini,
2. ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi gereğince geçerli sebeplerden dolayı sürelerin dolması nedeniyle sürenin mahkeme tarafından yenilenmesi gerektiğini,
3. ... hukukuna göre mahkemeye başvuruda bulunulması ile birlikte zamanaşımı süresinin işlemediğini,
4. Kıdem tazminatı kamu düzeninden kaynaklandığından hesaplamanın Türk hukukuna göre yapılması gerektiğini,
5. Verilen kararın hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve sürpriz karar yasağına aykırı olduğunu,
6. Yargılama giderleri ve harçların taraflar üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Bozma ilâmına uyulduğunda, bozma kararı lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluştuğundan, Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilerek karar verilmesi zorunludur.
Farklı ülke hukukuna tâbi talepler bakımından zamanaşımı def'inin değerlendirilmesine ilişkin ilke Dairemizin 28.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmında;
"Belirtmek gerekir ki farklı ülke hukuklarına tâbi birden fazla çalışma dönemi bakımından iş sözleşmesine uygulanacak hukukun tespitinde, bu çalışma dönemleri arasındaki sürenin uzun veya kısa oluşunun herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Her bir çalışma dönemi için uygulanması gereken ülke hukuku, her hâlükârda ayrı ayrı değerlendirilerek talep edilen alacaklar tespit edilir.
Ancak tarafların farklı ülke hukukuna tâbi talepleri bakımından zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususu, bu konuda ikili bir ayrım yapılmasını gerektirir:
Sözleşmenin sona ermesine bağlı olmayan alacaklar bakımından her ülke hukukunun öngördüğü zamanaşımı süresi, farklı çalışma dönemleri arasında geçen sürenin uzunluğu veya kısalığı dikkate alınmaksızın, o ülke hukukunun öngördüğü başlangıç tarihine göre belirlenir. Sözleşmenin sona ermesine bağlı alacaklar bakımından ise aynı sonuca varmak mümkün değildir. Bu alacaklar bakımından, çalışma dönemleri arasında makul bir sürenin geçip geçmediği dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Buna göre bir ülkede çalışması sona erdikten sonra bir ay veya bir aydan daha kısa süre (makul süre) içinde başka bir ülkede çalışmaya başlamış işçinin sözleşmenin sona ermesine bağlı alacakları yönünden zamanaşımı süresinin başlangıcı, önceki çalışmaların tasfiye edilip edilmediğine bakılmaksızın, son dönem çalışmanın sona erdiği tarihe göre belirlenir. Sözü edilen makul sürenin geçirilmiş olması durumunda ise zamanaşımı süresi, her bir çalışma döneminin bitim tarihinden itibaren başlatılmalıdır.
Şüphesiz işçinin aynı ülke hukukuna tâbi birden fazla çalışma döneminin, o ülke mevzuatında imkân tanındığı takdirde birleştirilmesi mümkündür." şeklinde açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davacının ... hukukuna tâbi çalışmalarına ilişkin alacak taleplerinin reddine karar verilmesi yerinde ise de Türk hukukuna tâbi alacak taleplerinin de reddine karar verilerek bozma gereklerinin yerine getirilmemesi hatalıdır.
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alındığında; davacı işçinin Türk hukukuna tâbi olan çalışma döneminde sözleşmenin sona ermesine bağlı alacaklar yönünden zamanaşımı süresinin başlangıcının belirlenmesinde, Türk hukukuna tâbi çalışmanın sona erdiği tarih olan 16.11.2009 tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Türk hukukuna tâbi çalışma dönemleri bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden önce, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi) uyarınca on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı süresinin başlangıcı kıdem ve ihbar tazminatı hakkının doğduğu tarih, yani işçi açısından iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir. Buna göre kıdem ve ihbar tazminatı alacakları bakımından zamanaşımı süresi dava veya ıslah tarihi itibarıyla dolmamıştır. Bu sebeple Türk hukuka tâbi çalışma dönemlerindeki hizmet süresi ve 16.11.2009 tarihindeki ücreti üzerinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın tamamen reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!