Anahtar kelimeler: Azerbaycandaki Dinî Ustası Konaklayacak Bayramların Akşam Sabah Haftanın Kalıp Günlerinde
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
DAVA TARİHİ
: 28.12.2019
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Azerbaycan'daki işyerinde 25.04.2014-01.05.2015 tarihleri arasında kalıp ustası olarak 1.900,00 USD net ücretle çalıştığını, işveren tarafından yemek ve konaklayacak yer temin edildiğini, müvekkilinin sabah 07.00'den, akşam 21.00'e kadar haftanın her günü çalıştığını, müvekkilinin dinî bayramların ilk günü dışında tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, müvekkilinin yıllık ücretli izin kullanmadığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından iş bitimi sebebiyle feshedildiğini, kısmi tazminat ödendiğini, çıkış işlemleri yapılırken pasaportu karşılığında istifa ve ibraname gibi birtakım evrakın imzalatıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, davacının işe giriş çıkış tarihleri hususunda itirazlarının bulunmadığını, davacının aldığı aylık ücretin 1.320,00 USD olduğunu, davacı tarafa yapılan ödemelere dönem dönem fazla çalışma, hafta sonu çalışması yapması hâlinde ödemeler yapılması sebebi ile aynı miktarda ödeme yapılmadığını, davacıya her ay farklı miktarlarda ödeme yapıldığını, davacının bu ödemelerin ihtirazı kayıt konulmaksızın çektiğini, müvekkili Şirketin fazla çalışma yapılması hâlinde ödemeyi yasaya uygun olarak 1,5 katı, bayram tatili ya da hafta sonu olması hâlinde 2 katı olarak ödediğini, dinî ve resmî bayramlarda çalışmalar kapsamında, hafta tatili ve yıllık ücretli izin anlamında tüm ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, davacının işten çıkışının iş bitimi kapsamında iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, müvekkili Şirketten herhangi bir alacağı olmadığını beyan eden bir ibraname imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli kararı ile, 08.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının delillere ve dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, sair temyiz itirazlarının reddi ile ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı taleplerinin reddi gerektiği, kabule göre belirsiz alacak davasına konu fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacak kalemlerine ilişkin olarak "talep ile bağlı kalınarak" açıklamasına yer verilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda ve taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yurt dışında çalışan işçilerin tanık bulmakta güçlük çektiğinin herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu, davacı tanığının sırf işverene karşı davası olmasının beyanlarına itibar edilmeyeceği anlamına gelmeyeceğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
b.Tanıkları dinlenilmediğinden hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini,
c. Davacının aylık ücretinin hatalı belirlendiğini,
d. Fazla çalışma ve izin karşılıklarının ödendiğini,
e. Davacının iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesin sona erdiğini ve ibraname imzaladığından aksini yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!