Anahtar kelimeler: Çırpınarak Sardığını Salgınının Covid Ustası Ülkesindeki Soğuk Şantiyeyi Demir İşinde

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ
: 23.05.2022İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 44. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.BİRLEŞEN DAVAMAHKEMESİ
: ... 14. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E.,████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...Ülkesindeki inşaat işinde 2 28.07.20 19... .04.2020 tarihleri arasında soğuk demir ustası olarak aylık 2.000,00 USD ücretle çalıştığını, Covid-19 salgınının başladığını ve şantiyeyi sardığını, çırpınarak ölen işçilerin görüntülerinin sosyal medyaya düşmesi ve işin bu sebeple yavaşlaması nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın ve önelsiz feshedildiğini, bu süreçte Türkiye’ye dönüşte sıkıntılar yaşandığını, "Türkiye’ye dönmek istiyorum", "iş akdini feshediyorum" şeklinde dilekçe vermeleri konusunda baskı yapıldığını, irade fesadıyla alınan belgelerin geçersiz olduğunu, davalı Şirketin ...’te ayrı bir Şirket kurarak hile yoluyla bu Şirket üzerinden işleri yürüttüğünü, organik bağ ve muvazaa nedeniyle davalının gerçek işvereninin davalı olduğunu, fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve hafta tatili alacaklarının tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inin olduğunu, davacının Kuveyt kanunlarına göre kurulmuş olan .... Şirketi tarafından istihdam edilerek çalıştırıldığını, bu Şirketin müvekkili Şirketten bağımsız tüzel kişiliğe sahip olduğundan davanın müvekkili Şirkete karşı açılamayacağını, davanın Kuveyt Kanunlarına göre yine bu Ülkenin mahkemelerinde açılıp görülmesi gerektiğini, davacıya tüm hak ve ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, istifa ederek kendi isteğiyle işten ayrıldığını, ücretinin 473 Kuveyt dinarı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işverende 29.07.2019-14.04.2020 tarihleri arasında çalıştığı, huzurdaki davanın ise 23.05.2022, birleşen dava ise 06.06.2023 tarihinde açıldığı, Kuveyt İş Kanunu'nun 144. maddesi gereğince işçilik alacaklarının talep edilebilme süresinin 1 yıl olarak düzenlendiği dikkate alındığında, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu dayanaksız görüldüğü, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf bavşurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Usul hukuku yönünden Türk hukuku uygulanıyorsa, esasa ilişkin olmayan zamanaşımı bakımından da Türk hukukunun uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu,2. Anayasa Mahkemesince MÖHUK 27/1’in iptaline karar verildiğini,3. Davacı işçinin yabancı ülke hukukunun kapsam ve detayını bilmesi mümkün olmadığında Türk hukukuna güvenerek dava açan işçinin Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunması gerektiğini,4. Yabancı hukukunun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiğinden davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi açıkça usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, uygulanması gereken hukukun tespiti ile buna göre talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.