Anahtar kelimeler: Kalacak Zmss Çarpması Park Araca Taraflı Desteği Aracını Ölümlü Kahramanmaraş
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİH
: 06.03.2020
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yol üzerinde kalacak şekilde aracını park etmiş olması nedeniyle, davacıların desteği sevk ve idaresindeki araç ile bu araca çarpması sonucunda 19.06.2016 tarihinde ölümlü iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacıların desteğinin vefat ettiğini beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla davacı eş ... için için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı çocuk .... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve yine davacı çocuklar ... ve .... için ayrı ayrı 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, cenaze ve defin giderleri ile ölüm öncesi tedavi giderlerinin davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, davacı eş için 30.000,00 TL, davacılar ..... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ..... için 15.000,00 TL, ............. ve .... için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 22.983,51 TL'ye, davacı ... yönünden 99.584,46 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalanan aracın park halinde olması nedeniyle işletilme halinde olmadığını ve bu nedenle davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderleri taleplerinden sorumlu olmadığını, davacıların kaza nedeniyle elde ettiği gelirlerin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ████████ Esas, ███████Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat talebi yönünde açılan davanın kabulüne, davacı ... yönünden 99.584,46 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 22.983,51 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 10.000,00 TL, çocuklar ... için 7.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, .... için 5.000,00 TL, ..............ve ...... için ayrı ayrı 3.000,00 TL olmak üzere toplam 39.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ancak yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 06.03.2020 tarih ve ████████ E., ███████ K.sayılı kararının kaldırılmasına, maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 99.584,46 TL, davacı ... için 22.983,51 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19.06.2016 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, takdiren ... için 25.000,00 TL, ..., ... ve ... için 15.000,00 TL, ..., ..., ... ve ........... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesap raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporu ile ceza dosyasında alınan kusur raporunun ve kaza tespit tutanağının çeliştiğini ve çelişkinin giderilmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili tarafından sigortalanan aracın park halinde olması nedeniyle işletilme halinde olmadığını ve bu nedenle davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacılara dava konusu kaza nedeniyle yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, bakiye ömrün belirlenmesinde kaza tarihinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, rapor tarihine göre belirleme yapılması gerektiğini, asgari geçim indiriminin hesaba dahil edilmesinin hatalı olduğunu, davacı ... yönünden 25 yaşına kadar destek göreceğinin kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
Davalı ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu ve hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yol üzerinde kalacak şekilde park edilmiş olması nedeniyle, davacıların desteği sevk ve idaresindeki araç ile bu araca çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin vefat etmiş olduğu ve bir kısım davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kalması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin gideri ile müteveffanın ölümünden önce yapılan tedavilere ait giderler ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
1- Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... ile ... vekilinin davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar davacı ... yönünden 37.983.00 TL, davacı ... ve .... yönünden ayrı ayrı 15.000,00 TL ve davacılar............. ..... ile Orhan yönünden ayrı ayrı 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar davacı ... yönünden 99.584,46 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
3-Davalı ... ile ... vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarına gelince; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bakiye ömrün TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve müteveffanın ölüm tarihi dikkate alınarak doğru belirlenmiş olmasına, somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum veya olgunun bulunmamasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ile ... vekilinin davacı ...'a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4-Davalı ... ile ... vekilinin davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca, ceza mahkemesince verilen beraat kararı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasları hukuk hâkimini bağlamayacaktır. Ancak hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacaktır. Bu doğrultuda, maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayıcı olup ceza mahkemesince bir maddi vakıanın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı).
Dava konusu olaya ilişkin olarak Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; davaya konu kazanın gündüz meydana geldiği kabul edilmiş ve iş bu dosyada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda davaya konu kazanın gündüz meydana gelmiş olması halinde davalı sürücü ... yönetimindeki römorklu traktörü ile yolda seyrederken, sağa yanaşarak, çift yönlü ve meskûn mahal dışındaki alanda, nizamlara aykırı şekilde aracı sağ şeride taşacak şekilde bankete yanaşarak park edip, gelen araçlara tehlikeli ortam yaratarak karıştığı kazada; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali derecede kusurlu olduğunun; müteveffa sürücü .......... yönetimindeki aracıyla seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, görüş alanını yeterince kontrol etmeyip, hızını yol, trafik ve vasıtasının teknik donanımına göre ayarlamadığı, gündüz vakti ve meskun mahal dışındaki bu yolda, sağ bankette ve yolun sağ şeridine taşacak şekilde hiç önlem alınmadan park halinde bulunan ve iyi gözlemlendiğinde rahatlıkla görebileceği bu aracı zamanında fark edemeyip, tedbirsiz ve mevcut hızıyla duran vasıtaya sol arkadan çarpıp, sebebiyet verdiği olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda asli ve ağırlıklı derecede kusurlu olduğu ifade edilmiş ve bu rapor hükme dayanak yapılarak karar verilmiş ve verilen karar istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Mahkemece alınan kusur raporunda ise; davalı ...'un kazanın meydana gelmesinde %60 oranında, davacıların desteğinin ise %40 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve iş bu rapor hükme dayanak yapılmıştır.
Ceza Mahkemesince kazanın gündüz meydana geldiği ve davalıya ait araç sürücüsü ...'un tali derecede kusurlu olduğu benimsenerek hüküm kurulmuş ve anılan hüküm istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Kazanın gündüz meydana geldiği ve davalıya ait araç sürücüsü ...'un tali derecede kusurlu olduğu kabul edilerek maddi vakıa tespit edildiğinden her ne kadar hukuk hakimi, ceza hakimi tarafından yapılan kusur tespiti ile bağlı olmasa da maddi vakıa tespiti ile bağlı olduğu ve ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşuna göre daha uygun olduğu gözetilerek ceza dosyasında hükme dayanak kusur durumu dikkate alınarak karar vermek gerekirken, davalıların desteğinin kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... ile ... vekilinin davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ile ... vekilinin davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
4. Yukarıda (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ile ... vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!