Anahtar kelimeler: Kütahya Aşye Teminen Santralinde Santralin Açmış Özelleştirilmesi Çeşitli Üretim Bursa

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kütahya 1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.07.2006 tarihinden 02.07.2013 tarihine kadar ... Üretim AŞ'ye (...) ait ... Santralinde çeşitli alt işveren şirketlerde işçi olarak çalıştığını; anılan Santralin özelleştirilmesi neticesinde ... Elektrik Üretim AŞ nezdinde işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, her ne kadar müvekkili kıdem tazminatının hükme bağlanmasını teminen dava açmış ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de Santralin özelleştirilmesi öncesinde müvekkilinin alt işveren şirketlerde çalıştığını ve bu alt işveren şirketler ile davalı ... arasında muvazaa ilişkisi mevcut olduğunu ileri sürerek muvazaa hususunun tespiti ile müvekkilinin başlangıçtan itibaren asıl işveren olan...'ın işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın alt işveren şirketlere yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin asıl işveren olmayıp ihale makamı olduğunu, davada husumetleri bulunmadığını, muvazaanın varlığı ya da yokluğunun tespiti imkânının kalmadığını, muvazaa tespiti yapılabilecek bir işyerinin şu an itibarıyla mevcut olmadığını, 2013 yılında özelleştirme nedeniyle dava konusu yer ile müvekkili Kurumun bir ilgisi bulunmadığından tespit yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işyerindeki çalışmasının 03.07.2006-02.07.2013 tarihleri arasında gerçekleştiği, davacının işyerindeki çalışması sona erdiğinden muvazaa tespitinin, bireysel veya toplu iş hukuku bakımından bir art etkisi bulunmadığı, bir başka deyişle, işyerindeki çalışması sona eren davacı bakımından muvazaa tespitinin çalışma hayatında bir sonuç doğurmasının dosya içeriğiyle öngörülmediği, dava dilekçesinde eda talebi bulunmadığından, geçmiş çalışmalara dair muvazaa talebinin de dava kapsamında bir sonuç doğurmasına yasal imkân bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışmalarının geçtiği dönem, bu kapsamda hukuki yararının var olup olmadığı, talebin tespit davasına konu olup olamayacağının doğru ve yerinde olarak tartışıldığı ve gerekçelendirildiği, hukuki yarar dava şartının yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında özelleştirilen bir kuruluşta çalışmakta iken iş sözleşmesi özelleştirme öncesi kamu tarafından veya özelleştirme sonrası özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde feshedilen işçilerin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen esaslar dâhilinde istihdam edilebileceklerini,2. Bu şart dışında herhangi bir şart aranmaksızın işçinin ilgili mevzuat kapsamında istihdam edilmesi gerektiğinin açık olduğunu,3. Müvekkilinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi olduğuna yönelik kurulacak tespit hükmü ile müvekkilinin yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca istihdam edilebilme hakkını haiz olacağını, bu nedenlerle dava açmakta hukuki yararının olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı olup olmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.