Anahtar kelimeler: Edilğini Akdederken Yıllığına Dek Kalındığını Yakıt Satımdan Beklediği Taşıt Mart

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: davacı ile davalı arasında █████/2023 tarihinde 2 yıllığına Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme akdedildikten sonra davalı tarafından akaryakıt alım taahhüdünün sözleşmeye aykırı biçimde yerine getirilmediği tespit edilğini, Mart 2024 tarihinden Mart 2025 tarihine dek yıllık 140 m3 alım yapmadığı davacı şirket kayıtları ile sabit olduğunu. █████/2024 tarihinden sözleşme yılı sonu olan █████/2025 tarihine dek toplam 45.236 m3 yakıt alımı yaparak yıllık alım taahhüdünün altında kalındığını, davacı şirketin işbu sözleşmeyi akdederken beklediği menfaat firmaların yakıt alımlarını münhasıran taahhüt ettiği üzere ... istasyonlarından sağlaması, EPDK'nın çizdiği sınırlara riayet etmek kaydıyla firmalara taahhüt ettikleri alım miktarları karşılığı belli oranda iskonto uygulayarak akaryakıt satışlarını artırmak, bu yolla ticari bir gelir elde etmek olduğunu, alım taahhüdüne göre uygulanacak iskonto tutarları belirlendiğini, alım taahhüdünün yerine getirilmemesi halinde iskonto uygulayan davalı şirketin zarara uğradığını, davalı şirketin Mayıs 2025 tarihinden sonra Haziran 2025 tarihinde alım miktarında %97 oranında bir düşüş yaşandığını, Temmuz 2025 ayında ise %26 daha düşerek sözleşme devam ederken bu denli bir akaryakıt alım düşüşünün yaşanması kötüniyetli olduğunu, davalı firmanın bir başka akaryakıt firması ile anlaştığını açıkça ortaya koyduğunu, bu durum aynı zamanda davalının münhasıran ... akaryakıt istasyonlarından alım yapma taahhüdünün de ihlali anlamına geldiğini, davalı için tarafların üzerinde mutabakata varıp imzaladıkları 12 adet aktif araç sayısı üzerinden sözleşmenin fesih maddesine uygun biçimde 161.070,00 TL'ye denk gelecek şekilde fesih bedeli açıklaması ile 30.07.2025 tarih ve ... nolu faturayı davalı adına düzenlediğini, davalının sözleşme yükümlülüklerini kabul eden ve sonrasında sözleşmeye aykırı davranan davalı için cezai şart bedelinin yansıtıldığını, DBS'den tahsil edilip yapılan ödemelerin düşüldüğünü, 93.156,04 TL bakiye fesih bedeli üzerinden davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü’ nün 2025/... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini, davacının takip dayanağında belirttikleri █████/2023 tarihli Taşıt Tanıma Sözleşmesine aykırılık nedeni ile doğan fesih bedelinden kaynaklı ana para alacakları olan 93.156,04 TL toplam alacağın tahsili ile %20 icra inkar tazminatı alacağının kabulünü, bu nedenlerle; davamızın kabulünü, İtirazın iptalini ve takibin devamını asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Dava dilekçesinde iddia edilen alacak kalemleri ve miktarları gerçeği yansıtmadığını, alacağın likit olmadığını, davacı arabuluculuk aşamasında sunduğu 120.01.126448 nolu cari hesap ekstresinde 14.08.2025 tarihinde (fesihten sonra) 118.156,04 TL tahsilat yaptığını ikrar ettiğini, fesihten sonra yüklü tahsilat yapıp hem de feshin gerçekleştiği tarihteki tutar üzerinden icra takibi başlattığını, alacağın yargılamayı gerektirdiğinin, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça sunulan █████/2023 tarihli 'Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi', içeriğine müdahale imkanının bulunmadığı tipik bir katılmalı (iltihaki) sözleşme olduğunu, sözleşmenin 'cezai şart' veya 'fesih bedeli' öngören maddeleri, sözleşme kurulurken davalı şirkete özel olarak açıklanmadığını, bu maddelerin hukuki sonuçları hakkında açık bir bilgilendirme yapılmadığını, davalının aylık ortalama 4.000 Litre yakıt alımı gerçekleştirdiği ve ödemelerini DBS üzerinden garanti altına aldığı bir sistemde; sözleşmenin bitimine az bir süre kala, tek taraflı bir hesaplama ile 161.070,00 TL gibi fahiş bir 'fesih bedeli' ile karşılaşması, TBK m. 21 anlamında 'şaşırtıcı şart' niteliğinde olduğunu, davacı taraf, davalı şirketin █████/2023 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi kapsamında yıllık 140 m3 akaryakıt alımı taahhüdünü yerine getirmediğini iddia ettiğini, tüketim geçmişi incelendiğinde, davalının Ocak-Mayıs 2025 döneminde düzenli ve yüksek hacimli alımlar yaptığını,14.07.2025 ve 14.08.2025 tarihli banka dekontlarından da anlaşılacağı üzere; davalı şirket, "Doğrudan Borçlanma Sistemi" (DBS) kapsamında ödemelerini aksatmadan gerçekleştirdiğini, davacı, 161.070,00 TL’lik faturaya rağmen bakiyenin 93.156,04 TL olduğunu iddia ettiğini, cari hesap dökümünde görülen borç-alacak ilişkisi ve yapılan mahsuplaşmalar incelendiğinde, davacının talep ettiği tutarın hangi somut veriye dayandığının belirsiz olduğunu, davalının davacıya bu miktarda bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle; tensiple beraber .... İcra Dairesi Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasının celbine ve anılan dosya üzerinden davalı aleyhine başlatılan icra takibinin iptalini, davalının davacı tarafa borçlu olmadığının tespitini, davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, davalı tarafın yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizdeki dava █████/2026 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile dosyadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekilinin █████/2026 tarihli duruşmada; " feragata bir diyeceğimiz yoktur, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ederiz" dedi.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş, HMK'nın 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etme yetkisinin olduğu anlaşılmakla, davayı sona erdiren taraf işlemleri olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu 22.maddesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafça başlangıçta yatırılan 1.125,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 393,10 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!