Anahtar kelimeler: İzleneceğidiryapılan Müstakilen Sübutunda Çözülmesi Suçla Sorun Beraate Kyb Mercii Kurulurken

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkKARAR
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin █████/2017 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında; " ..Sanığa isnat edilen suçların, CMK'nın 253/3. maddesi kapsamında birlikte işlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması halinde, sübutunda sorun olmayan ve müstakilen uzlaştırma kapsamında olan suçla ilgili nasıl bir yol izleneceğidir....Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK'nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK'nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir." şeklinde açıklamalara yer verildiği, bu bağlamda hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması hâlinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği,Somut olayda, sanıkların üzerine atılı bulunan ve uzlaşmaya engel olan nitelikli olarak konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından beraat kararı verilmiş olması ve inceleme konusu suç yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesinde yer alan “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmamış olması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca el birliği ile malik olunan mal üzerinde hırsızlık suçu bakımından uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEGerekçeli karar başlığında; 15.12.2022 olan suç tarihinin, 16.12.2022 tarihi olarak yanlış yazılmasının, mahâllinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,Dosya kapsamına göre, hükümlüler hakkında katılana yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 144/1-a, 116/4, 119/1-c maddeleri uyarınca paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde hükümlülerin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatlerine, hırsızlık suçundan ise cezalandırılmalarına karar verildiği ve buna göre hükümlülerin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatlerine karar verilmesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 144/1-a maddesinde tanımlanan ve 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınan hırsızlık suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesinde yer alan “...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulanma olanağının kalmadığından, bu hâli ile hırsızlık suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlülerin hukukî durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmediğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de;Dosya kapsamı ve UYAP üzerinden yapılan incelemede; hükümlülerin üzerine atılı uzlaşmaya engel nitelikteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4,119/1-c maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatlerine dair verilmiş olan Van 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik olarak katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulduğu ve hâlen anılan dosyanın istinafta derdest olduğu anlaşılmakla, buna göre beraat hükümleri henüz kesinleşmediğinden bu aşamada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.